Is Anybody There?

Is Anybody There?

Is Anybody There?Michael Caine‘in ne kadar üstün bir oyuncu olduğunu konuşmaya gerek yoktur ve her eleştirmen de bunu bilir.Onun gibi oyuncular azdır ve genelde negatif yönde asla eleştirilmezler.Örneğin Dustin Hoffman da onlardan biridir.Ne yaparsa yapsın sevilecektir.Ama bu Robert De Niro için geçerli değildir örneğin.O herşeyi yapamaz, her yaptığı sevilmez.Her ne kadar Caine ve Hoffman ile aynı kefeye konulsa da De Niro için kurallar daha farklıdır.Zannediyorum bunun sebebi bu aktörlerin oynamak için seçtiği filmler.De Niro‘yu lüzumsuz bir aksiyonda görmek mümkün iken, Michael Caine‘i derinliği olmayan bir dramayla beyazperdede görmek ancak kıyamet alameti olabilir.Peki tüm bunlardan ne sonuca ulaştık? İyi bir oyuncu olabilirsiniz.Ancak oynadığınız filmler de en az oyunculuğunuz kadar kariyeriniz açısından önemli.Peki asıl konumuz ne? Michael Caine‘in yeni sayılabilecek filmi Is Anybody There?.

Peter Harness‘ın senaryosunu yazdığı Is Anybody There? aile işletmesi sayılabilecek bir huzurevinde geçiyor.On yaşındaki Edward(Bill Milner) vaktini bu sıkıcı huzurevinde Ghostbusters izleyerek geçirmekte ve hayaletleri yakalayıp onlarla konuşabileceğini düşünmektedir.Hayal dünyası oldukça geniş olan küçük Edward’ın her gün birinin öldüğü evinde, daha doğrusu huzur evinde başka bir hayal kurması mümkün değildir zaten.Ama Clarence’ın(Michael Caine) gelişiyle herşey değişir.Yaşlılardan nefret eden Edward, Clarence ile tatlı sert bir arkadaşlık kurar.Bu arada Clarence karısını kaybetmiş eski bir sihirbazdır.Açıkçası filmin fragmanlarını izleyip konusunu okuduğumda Is Anybody There? bana oldukça güzel gözükmüştü.Filmi izledikten sonra ise dünyam karardı.Çünkü beklentilerimi çok yüksek tutmuştum ve film aşırı sıradandı.Suya sabuna dokunmadan seyircinin gönlüne işlemeye çalışan senaryosu bana kalırsa çok yavandı.

Yönetmeni John Crowley olan Is Anybody There? çok uzun olmamasına rağmen hikayenin ağır işleyişi sebebiyle insanda sanki bir asır sürüyormuş hissi yaratıyor.Filmin ilk 1 saatinde “Bu film niye bitmiyor?” demekten kendinizi alamıyorsunuz.İlk 1 saat sona erdiğinde ise ivme birden tavan yapıyor ve film hareketleniyor.Hareketlendi derken herşeyi eline yüzüne bulaştırıp eski formuna geri dönüyor.

Kadroda isim olarak tanıdık olan tek oyuncu Michael Caine.Onu da izlemekten her zaman büyük bir keyif duyduğum için pek fazla yorum yapamıyorum.Edward rolündeki Bill Milner da fena değil.Yalnız bende her İngiliz çocuk oyuncuyu birbirine benzetme huyu olduğundan, onu da benzetecek birilerini buldum.Kadronun diğer önemli isimleri ise anne ve baba rolünde gördüğümüz Anne-Marie Duff ve David Morrissey.Ama benim ilgimi çeken isim Rosemary Harris oldu.Genelde yan rollerde başarılı işler çıkaran Harris yine hedefi 12’den vurmuş.Varlığı bile yetti.

Sonuç olarak Is Anybody There? vasat bir filmdi.Büyük bir beklenti içerisine girmeyecekseniz önerebilirim.Yoksa küçük çaplı bir hayal kırıklığı yaratabilir.

D

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir