The Private Lives of Pippa Lee

The Private Lives of Pippa Lee

The Private Lives of Pippa LeeDürüst bir başlangıç yapmak istiyorum.Ben bu eleştiri yazılarıma başlamadan önce ilk olarak impawards.com sitesinden afişi buluyorum.Sonra da imdb.com’dan filmin geneline şöyle bir göz atıyor ve kaç puan vermişler ona bakıyorum.Genelde imdb ile puanlarım benzer olur.Kullanıcılardan daha fazla puan verdiğimde filan da problem yaşamam.Ama daha az vermeye kalkıştığımda illa ki o puan beni etkiler.”Acaba ben mi filmi anlamadım?” diye düşünmeden edemem.Bu sefer ise hakikaten umrumda değil.Çünkü The Private Lives of Pippa Lee imdb’de verilen puanı hak etmiyor!

Filmin konusunu açıklamak çok zor bence.Daha doğrusu açıklarsam o kadar basit kaçacak ki “Bu mu şimdi Pippa Lee?” diyeceksiniz.Ama ben yine de bahsedeyim.Film önceleri özgür bir hayat yaşayan ama daha sonra Desperate Housewives‘ın Bree’si gibi fazla düzgün bir Amerikalı evkadınına dönüşen Pippa Lee adında bir kadını anlatıyor.Rebecca Miller’ın kendi kitabından sinemaya uyarlayıp, bir de üzerine yönetmen koltuğuna oturduğu film bana kalırsa zaten ilk olarak senaryodan sınıfta kalıyor.O kadar sıkıcı ki, hiçbir anlam veremiyorsunuz.Bir de üzerine herhangi bir soruya cevap vermeden bitiyor.Resmen sinir krizi.Çok mu tepkiliyim diye düşünüyorum hala, ama kesinlikle tepkili olmadığıma kanaat ediyorum.

Pippa Lee’nin bu iç bayıcı hikayesinde oyuncu kadrosu ise oldukça geniş.Pippa Lee’nin şimdiki zamanını Robin Wright Penn, gençliğini ise Gossip Girl‘den tanıdığımız Blake Lively canlandırıyor.Sean Penn‘in güzel karısı Robin Wright Penn buradaki rolüyle birkaç ödül almış olsa da ben çok özel bir durum göremedim.The O.C’deki Kirsten Cohen’den ne farkı vardı ki? Pippa’yı alıp adam eden Herb’ü ise Alan Arkin canlandırmış.Beyazperdede fazla izleme şansı bulamadığım Mario Bello filmin bilinmezlikler içerisindeki karakterini, Pippa’nın annesini canlandırıyor.Winona Ryder ise mutsuz bir arkadaş rolünde.Filmi izlenebilir kılan ender rollerden birini canlandırmış.Monica Belluci kısaca gözüküp kayboluyor.Keanu Reeves ise 40 küsür yaşında olup 30lar’ında bir adamı 20ler’inde gibi gösterebilecek fiziksel özellikleriyle erkek izleyicilerin asabını bozarak perdeyi terk ediyor.

Sonuç olarak filmin kadrosunun iyi ama geri kalan herşeyin bomboş olduğunu söyleyebilirim.Televizyon filmi kıvamında, bağımsız bir film olamayacak kadar berbat bir senaryoya sahip.Notum düşük.

D

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir