Los abrazos rotos

Los abrazos rotos

Broken EmbracesDoğruyu söylemek gerekirse popüler akım dışında, ki bu Amerika ve İngiltere yapımı filmleri içeriyor, pek de ilgim yok dünya sinemasına.Fransız sineması genel olarak antipatik benim için.Arada çok çok iyi örneklerine rastlıyoruz tabi de istisnalar kaideyi bozmaz.İspanyol sineması da aynı şekilde ilgilenmediklerimden. Hatta Penelope Cruz yoksa ilgilenmiyorum.Bir de Javier Bardem var tabi.Ama Mar adentro‘dan beri onun da Amerikan yapımı olmayan filmleriyle ilgilenmiyorum.Malum film beni benden almış, önrümü yemişti.Penelope‘nin kredisi ise bende sonsuz.

Los Abrazos Rotos‘dan, daha doğrusu Broken Embraces‘dan bahsedersek…Filmin Pedro Almodovar imzası taşıdığını söylemek gerekiyor önce.Çünkü Almodovar artık markalaşmış bir Avrupalı.Onun filmi olduğunu anlamak da zor olmuyor.Bana kalırsa kendisi o kadar hümanist ki en kötü karakterdeki insan bile ekranda gözükmeyi hak ediyor onun için.Karakterlerinin hepsi de derinliği olan karakterler.Hepsinin kendine göre hikayeleri var ve illa ki o hikayeler bir yerinden anlatılmalı filmden.Bu açıdan bana Ferzan Özpetek‘i hatırlatıyor.Ama Almodovar ile Özpetek‘i karşılaştırmak Pedro‘ya hakaret olur ancak.Zannediyorum bu hümanist tavır, derinliği olan roller yaratmak Avrupalı yönetmenlerin ortak bir özelliği.Yaşamın içinden olan her şeye karşı inanılmaz bir sempatileri var ve bunu anlatmaya bayılıyorlar.

Filmin senaryosunu Almodovar‘ın yazdığını gördüğünüzde de bu yüzden şaşırmıyorsunuz.Yönetmenliğinin yanı sıra kaleminde de alışık olduğumuz üslubunu kullanmış.Bu üslubu oldukça sevdiğimizi düşünürsek beğenmemek pek elde değil.Bana kalırsa eksik finalde.Hani bazı finaller birden bittiği için insanı tatmin eder, ama bu kesinlikle öyle değil.Film ya final sahnesinin üzerine biraz daha sahne hak ediyor ya da tasarlanmış finalden daha önce bitmeyi.Bu açıdan beni tatmin edemediğini söyleyebilirim.

Gelelim kadroya…Ekibin kalanını bir yana, Penelope‘yi bir yana koyun bir kere.Almodovar‘ın bu kadınla çalışarak daha da hümanist bir insan olduğuna inanabilirim.Böyle bir güzellik ve çekicilik yok.Geçen sene En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını evine götüren Cruz, bu ödülü hak ettiğini bir kez daha kanıtlamış adeta.Tabi Maria Elena rolü kariyerinin doruk noktalarından biriydi, ama Broken Embraces‘daki Lena rolünde de çok başarılı olduğu kesin.Filmin geri kalan oyuncularını ise pek tanımıyorum.Ama Blanca Portillo ve Jose Luis Gomez, Penelope Cruz dışında ilgimi çeken diğer isimlerdi.

Türkçe karşılığı “Kırık Kucaklaşmalar” olan Los abrazos rotos, Pedro Almodovar‘ın karnesinde bir başka artı olarak yerini aldı.Bu yıl izlediğim etkileyici filmlerden biri olduğu da kesin ama film finale kadar sizi bekletip hiçbir şey yapmayınca bozguna uğruyorsunuz.Sırf Penelope Cruz için izleniyor diyor ve notumu veriyorum:

B

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir