Whatever Works

Whatever Works

Whatever WorksGeçen senenin Oscarları için tahmin yaparken Vicky Cristina Barcelona‘yla ilgili önce çok olumlu şeyler söylemiştim.Sonra filmin fragmanını izlediğimde gördüğüm lezbiyen yakınlaşma sebebiyle şaşkına döndüm.Filmi izledikten sonra ise Penelope Cruz‘a aşık olmuştum ve hayatımda ilk kez bir Woody Allen filmini beğenmiştim.Üstüne şaşkınlık filan da yoktu.Tüm olan biteni modern bir şekilde karşıladım.Yakın bir arkadaşımın deyimiyle ben “Gossip Girl gibi bir şey” olduğumdan bu milenyum ilişkilerini fazla yadırgamamıştım.İşte Vicky Cristina Barcelona‘dan tam bir yıl sonra yine bir Woody Allen filmiyle karşınızdayım.Bu seferki durağımız ise Woody‘nin kendi çöplüğü, New York.

Whatever Works‘ün konusu için ne söylenebilir bilmiyorum.Eğer konuyu açıklamaya kalkışırsam fazla basit kaçar.Ayrıntıya girmeye kalkışırsam da tüm filmi anlatmış olurum.Ben size Woody Allen‘ın alter egosu olan huysuz bir karakterin başından geçenler diye özetleyeyim.Ama huysuzluğu “Onu beğenmem, bunu etmem.” değil, her şey hakkında bir bilgisi olan bir dahi o.Ona göre dünyadaki herkes klişeleri tekrar atan küçük solucanlar.Evlendiği kadın bir beyinsiz, yakın arkadaşları salak vesaire…

Senaryosu ve yönetmenliği açısından Woody Allen‘a bir şey söyleyemiyorum doğrusu.Çünkü her geçen gün Allen‘ın kendine has diline ve komedisine alışıyorum.Her filmiyle kendisini biraz daha seviyorum ve yaptığı kimi zaman absürd kimi zaman mantıklı olan şeylere gülüyorum.Yine bir benzetme olacak ama Woody‘nin tarzı bana hiç sevmediğim yönetmenlerden olan Coen kardeşleri hatırlatıyor.Aralarındaki büyük fark ise Coenler’in zeka denilen şeyden yoksun olması ve seyirciyi aptal yerine koyup, benim sanatımı kim anlarsa anlasın beni alakadar etmez demesi.Joel-Ethan Coen ikilisine olan nefretimi de kustuktan sonra kadroya geçeyim.

Filmi baştan sona yürüten isim belli: Larry David.Her şeye bir kulp takması sinirlerinizi bozabilecek olsa da söyledikleri şeyi dikkatlice incelediğinizde bu komediye düşünürek gülüyorsunuz.Tabi yazanın etkisi büyük, ama Larry David de işinin üstesinden başarıyla gelmiş.Son zamanlarda başarılı bir grafik çizdiğini düşündüğüm Evan Rachel Wood da kendi karakterinde oldukça başarılı.Bana Kalifornia filmindeki Juliette Lewis‘i hatırlatmış olsa da Wood‘u beğendim.Geçen seneki favori filmlerimden The Wrestler‘da da oldukça başarılıydı zaten.Ed Begley Jr.‘ın sonlara doğru gözüktüğü filmin bir diğer yıldızı ise Patricia Clarkson kesinlikle.Bana kalırsa Amerika bu kadını görmezden gelmek için elinden geleni yapıyor.Çok yetenekli bir oyuncu olduğunu kanıtlaması için daha ne yapması lazım? En uyduruk filmde bile dikkatleri üzerine çekmek gibi anlaşılamayan bir star ışığı var.Bu filmde de bayıldım kendisine.Bir ara yardımcı kadın oyuncu kategorisi için adı geçiyordu.Şimdilerde ihtimalleri düşük olsa da gözden kaçırmamak gerek diyorum.Kadronun son bombası ise mükemmel fiziksel özellikleri sebebiyle kızları çıldırtan Henry Cavill.Kendisini bir Woody Allen filminde göreceğim hiç aklıma gelmezdi.Ama Jonathan Rhys Meyers gibi Bay Kusursuzlar’ı görmeye alıştık artık Woody‘nin filmlerinde.

Whatever Works filmin başında geçen monologda olduğu gibi yılın filmi filan değil.Ama izlemeye değer kalitede, eğlenceli ve komik bir film.Sırf bilmem kim için izlenir diyebileceğim biri olmasa da Woody Allen‘ın hatrına izleyebilirsiniz.En azından gülmek için bir göz atın…

B-

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir