Star Trek

Star Trek

Yaşım Star Trek‘in dizisini izlemeye yetecek kadar büyük değil.İzleme gibi bir şansım da olmadı maalesef.Televizyonda tekrar oynadı mı bilmiyorum, ama oynadıysa bile ben rastlamadım.İşte o dönemin ünlü dizilerini ancak bu yeniden çevrimlerde izleyebiliyoruz zaten 80’lerin(ben bu kısma dahil değilim) ve 90’ların çocukları olarak.Tabi bazen bu “yeniden” hikayeleri çok berbat bir sona ulaşabiliyor.”Tanrım, gerçekten bunu mu seviyorlarmış?” diye düşündüğümüz olmuyor değil.Ama 2009 yapımı Star Trek kesinlikle onlardan biri değil.Filmin imdb’nin kıdemli listesi Top 250’de 144. sırada olması zannediyorum ki sizlere bir şey ifade etmiştir.

Star Trek hikayeye oldukça kökten bir giriş yapıyor.Daha önce fazla üzerinde durulmamış bölümlerden(böyle olduğunu birkaç yazıdan anladım) başlıyor ve Kirk ile Spock’ın çocukluğundan bir kesit sunuyor bize.Uzay yolculuklarının başlangıcını anlatıyor ve herkesin sebeplerinden kısaca bahsediliyor.Film bu hikayenin backgroundunu oluştururken ivmeyi eksilere düşürüyor ne yazık ki.Ama Kirk’ün Chris Pine‘da vücut bulmasıyla beraber film hareketleniyor ve bana göre gerçek Star Trek‘i işte o sırada izlemeye başlıyorsunuz.

Film, Lost‘un yaratıcılarından J.J. Abrams tarafından yönetilmiş.Genelde televizyonda kamera arkasına geçen Abrams‘ın beyazperdedeki ikinci deneyimi bu ve bana kalırsa oldukça da başarılı.Tabi bir Spielberg profesyonelliği aramıyorsanız…Bir uzay gemisinde oldukça sıkıcı olabilecek kamerayı iyi bir yere yerleştirdiğinden midir bilmem Abrams‘ın gözünden bu yolculuğu izlemek bana fazlasıyla keyifli geldi.Kendisi için yönetmenlik dalında Oscar’a dair fazla iyimser tahminler olsa da bu ödüle aday olamayacak olsa bile çok kaliteli bir iş çıkardığını eklemek isterim.

Dizinin asıl senaristinden değil de, diziyi sinema filmi haline getiren senarist ekipten bahsetmek istiyorum bir de.Senaryonun altında iki kişinin imzası var.Bu iki isim The Island, Mission Impossible, Transformers gibi aksiyonların da senaryosunu yazmış olan Robert Orci ve Alex Kurtzman.Onların da başarılı olduğunu eklemek gerek.Çünkü genelde bu tür filmlerde olan “Neden savaşıyorlar?”ı oldukça güzel açıklamışlar ve koca diziden uyduruk bir kısım yerine oldukça derinlikli bir parçayı seçerek kaleme almışlar.Burada tebriği hak ediyorlar zannediyorum.

Oyuncu kadrosu ise yıldız herhangi bir isme sahip olmamasına rağmen yıldız potansiyeli olan pek çok isme sahip olduğundan oldukça hoşunuza gidiyor.James Kirk rolündeki Chris Pine‘ın önümüzdeki senelerde ününe ün katacağını şimdiden haber vereyim.Star potansiyelini bir kenara atın, genç kızları peşinden sürükleyecek fiziği dışında nitelikli de bir oyunculuğu mevcut.Zaten Star Trek ile yarattığı rüzgarın etkisi daha uzun süre devam edecek gibi duruyor.Uzun kulaklı Spock’ımız ise Heroes‘un Sylar’ı Zachary Quinto‘dan başkası değil.Ama söyleyeyim her açıdan Pine‘ı tercih ederim.Quinto‘yu hep antipatik bulmuşumdur zaten.Karakteriyle de alakalı bir durum olabilir, neyse.Dizinin hakiki Spock’ı Leonard Nimoy gelecekteki Spock olarak karşımıza çıkıyor.Kötü karakter ise büyük ihtimalle tanımayacağınız Eric Bana tarafından canlandırılmış.Zoe Saldana güzel fiziğiyle arz-ı endam ederken, Winona Ryder ve Simon Pegg de küçük rollerle filme renk katmışlar.Bruce Greenwood ve Karl Urban aklımda kalan diğer isimler.Biri Kaptan Pike’ı, diğeri ise geminin doktoru Bones’u oynuyor.

Kısacası oldukça popcorn bir konuyla baştan savma bir iş çıkarılabilecekken, elden gelenin oldukça fazlasının yapıldığı Star Trek‘i beğendim.Bu yıl izlediğim büyük bütçeli filmler arasında en iyisiydi diyebilirim.Dizinin hayranları tarafından takdir edilmiş bir uyarlama olduğunu da ekleyerek yazımı sonlandırıyorum.

[C+]

Oscar Karnesi
En İyi Ses Miksajı
En İyi Ses Kurgusu
En İyi Görsel Efekt
En İyi Makyaj

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir