Karanlıktakiler

Karanlıktakiler

Kim ne derse desin, Issız Adam son 10 yılın en abartılmış Türk filmiydi ve hakikaten kötü bir filmdi.Senaryosu çoğu insanın dediği gibi modern çağın problemlerini filan anlatmıyordu.Üstüne üstlük senaryo da göze çarpan türlü türlü boşluklar vardı.Yönetmenlik açısından herhangi bir çığır açtığı yoktu.Başrollerdeki Melis Birkan ve Cemal Hünal‘ın Altın Ahududu almayı hak eden rezalet oyunculuklarından bahsetmiyorum bile.Hele o filmden sonra Melis Birkan‘ı romantik filmlerin aranılan yüzü ilan etmediler mi, işte o an Çağan Irmak‘tan nefret edesim geldi.Yalnız Türk sinemasına Mustafa Hakkında Herşey, Babam ve Oğlum ve Ulak gibi filmleri kazandırmış bir adamdan soğumak pek mümkün olmuyor.”Dizi böyle yapılır.” dercesine tek sezonda ortalığı kasıp kavuran Çemberimde Gül Oya‘yı da övmeye başlarsam, susmam zaten.Peki geç de olsa sonunda izlediğim son Çağan Irmak filmi Karanlıktakiler nasıldı?

Karanlıktakiler için söylenebilecek ilk şey Babam ve Oğlum‘la Ulak gibi ana akım sinemasına ait olmayan bir film olduğu.Kesinlikle Çağan Irmak‘ın önceki işlerinden Mustafa Hakkında Herşey‘e yakın olan bir film.Filmlerinden en çok beğendiğimin Mustafa Hakkında Herşey olduğunu göz önüne alırsak zaten Karanlıktakiler‘i beğenmemem mümkün değil.

Çağan Irmak, Karanlıktakiler‘de kalemini bir üst kademeye taşıyor diyemem.Ama böyle bir şeye ihtiyacı olduğunu da düşünmüyorum.Issız Adam‘ın kendini çok ciddiye alan hikayesinden sonra böyle bir şey düşünülebilir tabi de, Çemberimde Gül Oya ve Babam ve Oğlum örnekleri düşünüldüğünde, Çağan‘ın her karakter için diyecek bir iki sözü olduğunu bilirsiniz.Bu filmde ise Çağan Irmak hikayeyi fazla dağıtmadan, özünde iki insanla tüm durumu halletmiş.Tabi filmlerinden görmeye alışık olduğumuz Ramiz gibi karakterler de yok değil.Yine de öncekilere oranla daha sade olduğu kesin.

Yönetmenliği ele alındığında ise her işinde olduğu gibi temiz bir sonuçla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim.Gerilim konusundaki başarısını, Mustafa Hakkında Herşey‘den sonra bir kez daha göstermekten vazgeçmemiş.Sebep-sonuç kurgusu yerine filmin tamamını finalde çözümlemesi ise Karanlıktakiler‘in en zayıf noktasıydı.Sanki tüm film özenerek çekilmiş, final bölümü ise birkaç saat içerisinde hızlıca halledilmiş gibi duruyordu.Yama kelimesini kullanmak daha doğru olacak sanırım.

Oyunculardan ise üç kişinin üzerinde durmak yeterli olacak sanırım.Çağan Irmak‘ın filmlerinden görmeye alışık olduğumuz inanılmaz doğal bir performansla Derya Alabora var öncelikle.Kariyer planlamasında çok başarılı olduğunu ve bence hiç yıldız olma ihtiyacı hissetmemesi gerektiğini düşündüğüm Erdem Akakçe, ikinci isim.Filmi baştan sona alıp götüren, kendini hem acındırıp hem nefret ettiren Meral Çetinkaya ise tek kelimeyle harika.Yan rollerden ise bir tek Güner Özkul‘a dikkat çekmek lazım.Kendisi beni öyle şaşırttı ki, neredeyse oynadığı karakterin aslında kendi olduğuna inanacaktım.Zaten Çağan Irmak imzası taşıyan filmlerde, izleyicinin oyunculardan yana pek derdi olmaması lazım.Clint Eastwood misali, oyuncu yönetimindeki ve seçimindeki başarısı takdire şayan.

Ben Karanlıktakiler‘i beğenmekle kalmayarak, sizlere izlemenizi tavsiye ediyorum.Finalinin vasat hikaye toplama olayı olmasa çok daha yüksek bir not verebilirdim.Bir Türk filminin benden aldığı en yüksek not olabilir.

[C+]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir