Coco avant Chanel

Coco avant Chanel

Geçen senenin başında yaptığım Oscar tahminlerinde En İyi Kadın Oyuncu kategorisi için Audrey Tautou‘nun adını anmıştım.Tautou‘nun kariyerine tamamiyle hakim değilim.Ancak izlediğim filmlerinden herhangi birini beğenmemişliğim yok şu ana kadar(The Da Vinci Code geldi aklıma!).Özellikle Amelie‘nin bende yeri apayrıdır.Daha geçen sene izleme fırsatı elde ettiğim Amelie bugüne kadar izlediğim filmler arasında ilk 5’e koyduğum, çok çok değerli bir film benim için.Tabi bu beğeniden ötürü Audrey Tautou da nasibini alıyor.Konuyu dağıtmadan örnek vermek gerekirse, en sevdiğim filmler arasında yer alan Music From Another Room sebebiyle Jude Law‘ı da takip ettiğim söylenebilir.Tautou‘nun kariyerine geri dönersek…5 dalda Oscar adayı olan Amelie‘de ne yazıkki Audrey Tautou aday isimlerden biri olamamıştı.Ama o sene BAFTA’ya aday olarak bizi bir nebze sevindirdi.Bu sene yine Oscar’a aday olamayacak ne yazıkki.Yalnız “Tarih tekerrürden ibarettir.” lafını kanıtlarcasına BAFTA’ya aday oldu Coco Chanel rolüyle.Bir gün Marion Cotillard gibi şeytanın bacağını kıracak ve Oscar sahnesine ödülünü almak için çıkacak, biliyorum.Kate Winslet‘ten sonra biri için Oscar kampanyası yapmam gerekiyorsa, seve seve Tautou‘ya yardımcı olabilirim.

Gelelim Coco avant Chanel‘e.Ünlü modacı Coco Chanel’in Coco Chanel olmadan önceki hayatını anlatan film, hakikaten rüya gibi.Yoktan var edilen bir hayatı, The Pursuit of Happyness‘ın Fransız rüyası versiyonunu izliyorsunuz.Aralarındaki tek ortak noktanın sil baştan bir yaşam öyküsü olduğunu da ekleyeyim.Edmonde Charles-Roux‘nun Coco Chanel hakkındaki kitaplarından Anne ve Camille Fontaine tarafından uyarlanmış film.Yönetmeni ise senaryoya da el atan Anne Fontaine.Fontaine, ayrıca bu sene BAFTA’ya Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde aday.

Yönetmenlik ve senaristliğinden çok filmdeki kostüm tasarımı ve Alexandre Desplat‘in müzikleri hakikaten enfes.Costume Designers Guild’ın yılın en iyi kostüm tasarımı adayları arasında da Coco avant Chanel‘i görmek mümkün.Ben Akademi tarafından ilk 5’e sokulabilecğei ihtimali olduğunu da düşünüyorum.Tabi asıl sonucu salı günü Oscar adayları açıklanırken göreceğiz.Müzikleri için ise ilk 5’e girmesi mümkün gözüküyor.Zaten filmi götüren üç etkenden ikisi, kostüm tasarımı ve müzik diyebilirim.Çünkü Coco avant Chanel çok güçlü olmayan senaryosunu, yine çok güçlü olmayan yönetmenliğiyle kapatamamış.Bu yüzden de ilgi başka yerlere kayıyor.Kostümlü bir drama olmasa da film bir süre sonra insanda kostümlü bir drama izliyormuş izlenimi yaratabiliyor.Kötü olduğu söylenemez, ama benim beklentilerimi karşılama konusunda sorun çektiği kesin.

Coco avant Chanel‘i beğendim.” cümlesini bana kurduran şey ise kesinlikle Coco Chanel performansıyla göz dolduran ve filmin en etkileyici oyuncusu olan Audrey Tautou.Hakikaten kendisinin yakın zamanda Akademi tarafından fark edilmesini bekliyorum.Böylesine iyi ve genç bir yeteneğe kayıtsız kalabileceklrini pek sanmıyorum.Şöyle de bir iddiam var ki, eğer Tautou aday olursa önünde büyük bir engel olmadığı müddetçe Oscar’a ilk adaylığıyla kavuşabilir.Bu hissin nereden geldiğinden tam olarak emin değilim, ancak Marion Cotillard‘ın Oscarlanmasından beri bu tür durumlara sıcak ve olabilir gözüyle bakıyorum.Fransız oyuncuları çok iyi bilmediğimden geriye kalan oyunculardan üzerine yorum yapabileceğim bir isim yok.Ancak Tautou‘dan sonra en çok role sahip olanlar, yani Alessandro Nivola, Benoit Poelvoorde, Marie Gillain ve Emmanuelle Devos oldukça iyi performanslar sergilemişler.

Gönül isterdiki Audrey Tautou‘nun bu biyografik filmi yılın en iyilerinden biri olsun, Akademi’nin huzuruna çıksın ve yüzümüzü güldürsün.Ne yazık ki film niteliklerinden dolayı ortalama bir film olmaktan öteye gidemiyor.Ancak izlemenizi öneriyorum.En azından Coco Chanel’in yaşam mücadelesine tanık olmanız için.

[B-]

Oscar Karnesi
En İyi Kostüm Tasarımı

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir