Sherlock Holmes

Sherlock Holmes

İnsanların çoğu Guy Ritchie‘yi Madonna‘nın eski kocası ya da Lock, Stock and Two Smoking Barrels‘ın yönetmeni olarak tanıyor.Ben ise yine kendisinin en ünlü filmlerinden biri olan Snatch ile hatırlıyorum Ritchie‘yi.Brad Pitt‘in oynaması sebebiyle “Aman onun iyi bir filmi mi var?” diye düşündürttüren Snatch, hem Pitt‘in kariyerindeki en iyi performansını sergilediği film hem de Ritchie‘nin filmografisindeki en iyi yapım.Imdb’nin ünlü listesi Top 250 her ne kadar dünya tarafından artık pek ciddiye alınmıyor olsa da Snatch‘in listede 136. sırada olduğunu belirtmek gerek.Lock, Stock and Two Smoking Barrels ise 172 numarada yer alıyor.Kısacası burada gerçek bir başarıdan bahsediyoruz.Ama ne yazık ki Guy Ritchie, 2000 tarihli Snatch‘den beri çok talihsiz işler yaptı.Eski eşi Madonna‘nın başrolünde yer aldığı Swept Away gösterime girdiği senenin en kötülerinden biriydi.Oldukça abartılı bir şekilde gelen RocknRolla ise ortaya karışık bir filmi andırıyordu.Filmin ne anlatmak istediğini, böyle bir filmin neden çekildiğini sorgulayan izleyicisi sayısı oldukça fazlaydı.Şimdi Snatch‘den 9 sene sonra büyük bir projeyle yeni bir filme daha imza attı yönetmen.Peki kariyerinin başındayken iki başyapıta imza atan biri için Sherlock Holmes ne kadar iyi bir film sayılır, tartışılır.Nitekim Sherlock Holmes‘ün bildiğimiz öyküsüne farklı bir yorum getirmiş olması ancak yine de içinde büyük bir özgünlüğün olmaması durumu hakikaten düşündürücü.

Guy Ritchie‘nin Sherlock Holmes‘ü yöneteceğini duyduğumda açıkçası çok şaşırmış ve bir yandan da sevinmiştim.Beklentilerimi fazla yüksek tutmasam da filmin böyle bir yönetmenin elinde bambaşka bir hal alacağını düşünmekteydim.Ki çok da yanıldığım söylenemez.Ritchie kendi yorumunu katmış sayılır.Ancak benim beklediğim neydi bilemesem de, o beklediğimi bilmediğim şeyi bulamadım.Eğer yönetmenin ismini bilmeseydim Sherlock Holmes‘ün bir Guy Ritchie filmi olduğunu da çıkaramazdım.Çünkü daha önceki filmlerinde tutturduğu çizginin bu filmde tek bir bağdaşan yanı yoktu.Belki RocknRolla ile olan benzerliklerden bahsedilir.O da dediğim gibi, “belki”…

Arthur Conan Doyle‘un eserinden uyarlanan filmin senaristleri ise daha önce bir arada çalışmış isimler değil.Michael Robert Johnson sektördeki ilk işiyle karşımızda.Anthony Peckham‘ı ise yine yakın zamanda izlediğimiz, ya da izleyeceğimiz, Invictus‘un senaryosundan tanıyoruz.Üçüncü isim olan Simon Kinberg de Mr. & Mrs. Smith, X-Men: The Last Stand ve Jumper gibi aksiyon filmlerinin senaristliğini yapmış bir isim.Kısacası drama, aksiyon ve hangisi olduğunu bilmediğimiz türün senarist isimleri bir araya gelmiş ve Sherlock Holmes‘ün senaryosunu oluşturmuşlar.Peki basit bir aksiyon filmi olabilecek Sherlock Holmes‘ün bu macerası nasıl? Büyük bir derinlikten bahsetmek pek mümkün değil ne yazıkki.Ama akıllıcı oluşturulmuş detaylar ve kadronun cazibesi filmi etkili hale getiriyor.Yoksa yine dünyayı ele geçirmek isteyen kötü karakter klişesiyle karşı karşıya olduğumuzu söylersem yalan söylememiş olurum.

Sherlock Holmes‘ü canlandırarak Iron Man‘den sonra başka bir ünlü karaktere daha hayat veren Robert Downey JR rolünde oldukça sempatik.Bu rolüyle Altın Küre almış olması oldukça düşündürücü olsa da fena değildi diyebilirim en fazla.Jude Law ise beni şaşırttı.Daha adam akıllı filmlerde ve doğru düzgün rollerde görüşmeye alıştığım Law‘ı komedi soslu bir macera filminde izlemek garip geldi.Vurgulu cümlerle yapılan esprileri nedense kendisine yakıştıramadım.Benim için hala Cold Mountain‘in, Closer‘ın drama kralı olarak kalacak.Rol kabiliyeti olduğuna inanmadığım Rachel McAdams ise mimiklerini pek de kullanmasının gerekmediği rolünde iyiydi.En iyi yaptığı şeyi yapmış, rol yapmamak.Bu üç ismin dışında karakter oyunculuğu konusunda başarılı olduğuna inandığım Mark Strong ve geçen sene Happy-Go-Lucky ile hayatıma giren Eddie Marsan filmde yer alan diğer isimlerdi.

Filmin dikkate değer teknik ayrıntılarına gelirsek...Bu işin ustalarından biri olan Hans Zimmer Oscar’a da aday olan müzikleriyle yine çok başarılıydı.8 kere Oscar’a aday olan ve A Room with a View ile altın heykelciğe kavuşan Jenny Beavan‘in kostümleri bir başka dikkate değer ayrıntıydı.Sherlock Holmes‘ün sanat yönetimi dalında da Oscar’a aday olduğunu ekleyerek yazımı sonlandırıyorum.

Yılın gişe konusundaki en başarılı filmlerinden biri olsa da benim için çok da müthiş bir yapım değildi Sherlock Holmes.Eğlenceli dakikalar yaşatma konusunda başarılı olduğu kesin ancak beklentileri karşılamama konusunda da bir o kadar iddialı.Başroldeki kendi yaş grubunun iki harikulade aktörü için izlenir diyorum.

[B-]

Oscar Karnesi
En İyi Sanat Yönetimi
En İyi Özgün Müzik

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir