The Blind Side

The Blind Side

Sandra Bullock hakkında daha önce konuşmuştum ama tekrar değinmek de yarar var.Her ne kadar popüler filmlerin bilindik bir yüzü olsa da Bullock ortalama filmlerle dolu bir kariyere sahip.Hatta kötü filmlerinin de bol miktarda olduğunu söylemek yanlış olmaz.Bu yüzden de ne önemli bir ödül töreni ne de eleştirmenler tarafından takdir edilmesi pek mümkün olmuyor.Oynadığı en iyi film olan Crash‘de bile Sandra Bullock‘ın çok iyi bir oyunculuk sergilediği söylenemez.En bilindik filmleri olan Speed ve The Lake House‘da da zaten performans adına birşey görmek gibi bir ihtimal söz konusu değil.2009 yılına geldiğimizde ise Sandra Bullock kesinlikle çok çalışmış olacak ki karşımıza üç filmle birden çıktı.Bunlardan birincisi The Proposal‘dı.Ortalama bir romantik komedi olarak nitelendirsem de son yıllardaki artık klişe haline gelmiş romantik komedi senaryoları içerisinde iyi bir yere sahip olduğu kesin.İkincisi ise Altın Ahududu’dan hak ettiği adaylıkları alan berbat All About Steve‘di.Bu filmin senaryosunu hangi akla hizmet yazdılar, o kadar ünlü oyunca nasıl oldu da bu filmde oynamaya evet dedi hakikaten bilmiyorum.İzlemek gibi bir gaflete düştüyseniz(tıpkı benim gibi) ne demek istediğimi gayet iyi anlarsınız.All About Steve belki de yılın en kötü filmiydi.Üçüncü ve sonuncusu ise Oscar’a En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu dallarında aday olan The Blind Side.Amerika’da yılın en çok kazandıran filmlerinden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda pek de iyi bir kariyeri olmayan popüler oyuncu Sandra Bullock‘a SAG, Altın Küre ve Critics’ Choice ödüllerini getirdi.Oscar için de yolu gayet açık görünüyor.Adaylığının ödüle dönüşmesi an meselesi.Sadece Meryl Streep ve Carey Mulligan etkisi düşündürmekte.

The Blind Side‘ın konusunu özetlemek gerekirse sadece Amerikan rüyası demem yeterli olur sanırım.Evsiz bir çocuk olan Michael Oher’ı Tuohy ailesi evlerine alıyor ve sonrasında da evlat edinme aşamasına kadar ilerliyor konu.Michael Oher ise gerçekte ünlü bir NFL oyuncusu olan Amerikalı bir futbolcu.Yani tüm hikayemiz gerçek.Hatta merak ediyorsanız gerçek karakterle yapılan röpörtajlarında bulunduğu videolar Apple’ın fragmanlar sayfasında mevcut.

John Lee Hancock, The Blind Side‘ı Michael Lewis‘in The Blind Side: Evolution of a Game kitabından uyarlayan isim.Aynı zamanda da filmin yönetmeni.Amerikalı bir yönetmen olan Hancock‘ın daha önceden bilinen tek filmi ise The Alamo diyebiliriz.The Blind Side‘da çıkardığı iş işe kuşkusuz iyi.Sadece bu Amerikan rüyası olayından çok sıkıldığım için bana sıradan geldi.Herşeyin iyi olduğu, fakirin zengine dönüştüğü o muhteşem başarı öykülerinden her sene 5-10 tane izlediğimiz için bu konuyla alakalı yeni ve etkileyici bir materyalle karşılaşmak pek mümkün olmuyor.Tabi filmin hiç etkileyici olmadığını söylemek de büyük bir yalan olur.Nitekim çoğu sahne insanın yüreğini burkuyor ve suratınızda acı bir ifade oluşturuyor.Fakirden zengine dönüşen insanların hikayelerinde The Pursuit of Happyness gibi bir örnek izleyince beklentilerin yüksek olmaması mümkün olmuyor ne yazık ki.

Sandra Bullock‘ın performansına gelirsek…Leigh Anne Tuohy rolünde kariyerinin en iyi işini çıkardığını, hatta bu senenin kadın oyuncu listelerine girmeyi hak ettiğini söyleyebilirim.Ben de filmi izlemeden önce çok önyargılı düşünüyor ve bu kadar olamaz diyordum.Ancak eğer Oscar Meryl ya da Sandra‘ya gidecekse ve diğer adayların şansı yoksa, ben de Sandra‘yı seçerim.Tabi Carey Mulligan olduğu müddetçe o dalda(daha Gabourey ve Helen‘ı izlemedim) Sandra tam olarak ödülü hak etmiş sayılmaz, o ayrı.Sandra dışında ailenin diğer üyeleri Tim McGraw, Jae Head, Lily Collins ve Michael rolündeki Quinton Aaron, The Blind Side‘da yer alan diğer isimler.Bir de son olarak Kathy Bates var, ki kendisini çok severim, bu filme de renk katmış.

The Blind Side genel haliyle düşünülünce fena bir film değil.Hatta iyi bile diyebiliriz.İzlemenizi gerektiren tek şey ise Sandra Bullock, senaryo filan değil.Bir şekilde klişe olmuş hikayenin yeni bir varyasyonu daha işte.En İyi Kadın Oyuncu adaylığını anlıyor, En İyi Film adaylığı için ise sadece şaşırıyorum.

[B-]

Oscar Karnesi
En İyi Film
En İyi Kadın Oyuncu (Sandra Bullock)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir