Public Enemies

Public Enemies

Eski sitemde Johnny Depp‘in yeteneklerini sorgulayan o kadar çok yazı yazdım ki aynı şeyleri tekrar etmek istemiyorum.Ama Depp hakkındaki genel görüşümü özetlemek gerekirse pek haz etmediği ve ancak deli saçması karakterleri rol yapıyormuş gibi gösterip rol yapmadan canlandırdığını düşünüyorum.Ne tür tepkilerle karşılaşacağımı bilsem de Johnny Depp‘i sevmiyorum.Edward Scissorhands, Sweeney Todd, Pirates of the Caribbean, Charlie and the Chocolate Factory…Allah aşkına birisi de çıkıp Johnny Depp normal bir adamı canlandırdı desin! Hep hayal ürünü, hep inanmakta güçlük çektiğimiz absürd karakterler.Bu filmler kötü mü? Hayır elbette.Ama Depp‘in kariyerinde elle tutulur bir rol yok.İlla ki abartılı metinler, ilginç bir makyaj ve enteresan bir gülümseme ifadesi.Peki 2009 yılına geldiğimizde Depp ne yaptı? Sözde normal bir adamı, John Dillinger’ı canlandırdı.Hem de bir Michael Mann filminde.

Public Enemies tamamen gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlanmış.Ronan Bennett, Michael Mann ve Ann Biderman tarafından uyarlanan film 30’lu yıllardaki ünlü Amerikan gangsterlerini anlatıyor.Dillinger dışında Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd’u da konu alıyor Public Enemies.Ama tabi ağırlık Dillinger’da.Mann dışında senaristlerin ikisini de pek tanımıyoruz.Daha önce öne çıkmış bir işleri yok.Public Enemies ile şeytanın bacağını kırdıkları kesin.Benim anlamadığım ise bu filmin Oscar’a aday olmaması! Sanırım Akademi yine çok iyi bir filmi kaçırdı.

Yönetmen olarak Michael Mann ise kesinlikle klasik aksiyon filmlerindeki kamerasından uzakta.Tabi filmin aksiyon sahnelerinde yine Mann‘ın varlığını hissediyoruz.Kariyeri Miami Vice ve Collateral gibi filmlerle dolu olan biri için bu şaşılacak bir durum değil gerçi.Bir de Michael Mann‘ın kamerasının bir diğer karakteristik özelliği seyirciye kendini olay mahalinde hissettirme durumu.O kadar fazla yakın çekim kullanıyor ki kendinizi olayların ortasında buluyorsunuz.Sanki siz de filmin bir parçasıymışsınız gibi bir his oluşuyor.Bu kimilerine göre harika bir duygu olsa da, bu tip yönetmenliği sevmeyenler de mevcut tabi.Ben kararsız kalarak konuyu yoruma açık bırakıyorum.

Olağanüstü kostüm tasarımı ve bana kalırsa yılın en iyi sanat yönetimlerinden birine sahip olan filmin kadrosu ise hakikaten göz kamaştırıcı.Johnny Depp her ne kadar sevmediğim bir aktör olsa da John Dillinger rolüne yakışmış.Psikopatlık ve insanlıktan çıkma konusunda bir dolu filmi olan Depp için bu rol çok zor olmamış olsa gerek.Christian Bale filmin bir diğer başrolü olarak karşımıza çıkıyor.3:10 To Yuma‘dan beri Bale‘dan oyunculuk anlamında birşey göremediğim için açıkçası üzgünüm.The Dark Knight her ne kadar son yılların en iyi filmlerinden biri olsa da Bale‘ın o komik Batman sesiyle gözüme giremediği kesin.Public Enemies‘in asıl bombası ise yılın en iyi oyunculuklarından birini sergileyen Marion Cotillard.La Vie En Rose sonrası kariyeri resmen yükselişe geçen Marion bu sene hem Nine‘da hem Public Enemies‘de harikalar yaratmış.Hala Oscar’a aday olamamış olmasını aklım almıyor.Hayır, beklemiyorduk.Ama kesinlikle hak ediyordu! Gelecek günlerde yapacağım Watchmen eleştirisinde de adı geçecek olan Billy Crudup, Lost‘un Claire’ı Emilie de Ravin, bu yılın sinemaya kazandırdığı en önemli yetenek Carey Mulligan ve iyi mi yoksa kötü bir oyuncu mu olduğunu bir türlü anlayamadığım Channing Tatum filmden göze çarpan diğer yıldız isimler.

Public Enemies her ne kadar Akademi tarafından fark edilmemiş olsa da kesinlikle klas ve kalburüstü bir filmdi.Yılın en iyisiydi diyemesem de izlediğim 2 küsür saate değdiği kesin.İzlemenizi öneriyorum.Sırf Marion için bile denenebilir.

[A-]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. Tolga

    Hımms… Ed Wood, The Libertine, Fear and Loathing in Las Vegas, Donnie Brasco, Dead Man, What is Eating Gilbert Grape diğer filmleri. Yaşamış kişiler veya sıradan sayılabilecek tiplemeler (Donnie Brasco, Gilbert Grape) de var yani Depp’in kariyerinde. Üzüldüm doğrusu o yoruma.

    Yanıt
  2. umurtas

    İyi de adamın ününe ün katan ne Finding Neverland, ne de Dead Men.Herkes onu Pirates of the Caribbean ile tanıyor + O filmde çok iyi rol yaptığını düşünüyorlar.Ben buna karşıyım işte.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir