Shutter Island

Shutter Island

Eskiden(tabi o zamanlar daha sinemayla yeni tanışmıştım) yönetmenler benim için hiçbir şey ifade etmiyordu.Hatta yönetmenlere verilen ödülleri manasız bulacak kadar ileri gidiyordum.Ama zamanla ve yeteri kadar film izledikçe aslında bir filmi film yapan temel şeyin yönetmen olduğunun farkına vardım.Mesela çok çok iyi oyuncuları, harika bir senaryoyu önce Martin Scorsese‘nin eline verin.Sonra da hiç değiştirmeden o oyuncuları ve senaryoyu, mesela Tyler Perry‘ye filan gönderin.Gerçi mukayese edilemeyecek kadar komik bir örnek oldu ama kafanızda birşeyler oluşsun diye söylüyorum.Bu örnek gerçek olsa büyük ihtimalle Scorsese masterpiece dediğimiz cinsten bir film daha üretip keyfimize keyif katar.Tyler Perry hiçbir zaman ilgimi çekmeyen o sinir komedilerine benzeyen bir şey çıkarır galiba.İşte bu yüzden yönetmen çok çok önemli.Çünkü filmin atmosferini oluşturan o da, oyuncuları yöneten de, senaryoya son şekli veren de…Geldim favori yönetmenlerime.Wes Anderson, Michel Gondry ve Marc Forster gençlerden sayabileceğim isimler.Daha deneyimli ama yine yolun başında sayılacak bir başka favorim ise Stephen Daldry.Ve ustalara gelirsek…Tabiki de Martin Scorsese.

Shutter Island, yaşayan en iyi yönetmen ünvanını sonuna kadar hak eden Scorsese‘nin son filmi ve belki de en iyilerinden biri.Film hem akıl hastanesi hem de hapisane olarak kullanılan bir adadaki kayıp hastayı bulmak üzere oraya giden bir polisi anlatıyor.Bu polis kaçak hastayla ilgili sorunu çözmeye çalışırken, asıl kayıbın kendi olduğunu fark ediyor ve hikaye bir anda onun üzerinden dönmeye başlıyor.

Spoiler vermeden hikaye daha nasıl aktarılır bilemiyorum.Ama Shutter Island‘ın özellikle senaryosu enfes.Dennis Lehane‘in romanından Laeta Kalogridis tarafından sinemaya uyarlanmış film.Kalogridis‘in ismini belki Avatar‘ın prodüktörlerinden biri, ya da Alexander‘ın senartisti olarak duymuşsunuzdur.Yalnız şeytanın bacağını bu filmle kırdığı kesin.

Ve başta da dediğim gibi filmi film yapan etken yönetmen, ki bu filmin yönetmeni de büyük usta Martin Scorsese.Yarattığı o çıkmaz labirent hissiyatını nasıl kelimelere dökebilirim bilmiyorum.Ama film bittiğinde tek söylediğim şey “Scorsese hakikaten bir dahi.” idi.Ve iddialı bir şekilde diyorum ki Shutter Island, son yıllarda yaptığı filmlerden en az The Departed kadar başarılı ve iyi.The Aviator‘a fazla ayılıp bayılmamıştım, ama isterdim ki Shutter Island Oscar mevsiminde gösterilmiş olsun ve bir sürü ödülü de silip süpürsün.

Filmin başrolünde Leonardo DiCaprio var.Bana kalırsa kariyerinin en iyi performansını sergilemiş.Çok sevdiğim bir oyuncu olmasına rağmen rol yaparken suratında hep bir gülümseme olmasına alıştığım DiCaprio‘yu ilk kez bu kadar profesyonel bir şekilde izledim, abartmıyorum.Yalnız kadroda o kadar çok iyi isim var ki hangisini saysam bilemedim.Michelle Williams filmin bir diğer başarılı oyuncusu.Hatta en başarılılarından biri.Kadronun deneyimlileri Ben Kingsley ve Max von Sydow hakkında ise yorum yapmak zannediyorum bana düşmez.Onlar zaten rüştünü çoktan ispat etmiş, dev isimler.Favori aktörlerimden Mark Ruffalo ve yine favori aktrislerimden Patricia Clarkson ekipten sayabileceğim diğer isimler.İkisini de ayrı ayrı sevdiğim için böylesine iyi bir filmde yer almaları tabiki de hoşuma gitti.Ayrıca Emily Mortimer ve en son Watchmen‘de izlediğim Jackie Earle Haley, Shutter Island‘ın yıldızlarla dolu kadrosundaki son isimler.

Kostüm tasarımından sanat yönetimine, müzik kullanımından ses efektine kadar Shutter Island mükemmele oynayan bir film.Tek kelimeyle hayran kaldım.İzlememeniz için hiçbir sebep olamaz.Teşvik edici notumu da veriyorum:

[A]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir