Forrest Gump

Forrest Gump

En İyi Film Oscar’ı almış filmleri imkanlar el verdiğince izleyip, burada yorumlayacağımı daha önceden söylemiştim. Ve sıra bu ödülü almış en ünlü filmlerden birine, Forrest Gump‘a geldi. 13 dalda aday olduğu Oscarlardan 6’sını alarak 67. Akademi Ödülleri’ne damgasını vuran Forrest Gump, 90’lı yılların kült filmlerinden biri. Özellikle filmin Türkiye’de hayran kitlesi oldukça büyük. Her ay en az bir kere Forrest Gump‘ı televizyonda görüyoruz. İzlemeyen sayısı o kadar az ki…Hatta çoğu insanın Tom Hanks‘i bu filmle sayıp sevmeye başladığını bile söylenebilir. Kısacası karşımızda özellikle belirli seyirci için ciddi bir klasik var.

Forrest Gump filme adını veren karakterin öyküsünü anlatıyor. Düşük IQ’lu Forrest’ın çocukluğundan bugüne kadarki hikayesini dinliyoruz kendi ağzından. İçinde bir sürü kazara kahramanlık barındıran uzun hayatını bir bankta otobüs bekleyen insanlara anlatıyor. Hikayenin bittiği yerde de Forrest’ı kendi finaline kavuşması için hareket ederken izliyoruz.

1994 yapımı filmi zannediyorum 94 yılında izleseydim çok daha farklı düşüncelere kapılabilirdim. Ama şimdi izlediğimde ne yazık ki o büyük çoğunluğa hissettirdiklerine ben nail olamadım. Özellikle son yıllarda zihinsel özürlü karakterlerin merkezinde olduğu senaryolardan o kadar çok örnek izledik ki insan geriye dönüp baktığında Forrest Gump‘ın bu türün babası olduğunu çok daha iyi anlıyor. Tabi bu tür hikayeleri bir “tür” olarak sayarsak… Eric Roth imzalı, Winston Groom‘un romanından uyarlanmış senaryo bin türlü klişenin, bin türlü klasikleşmiş Amerikan kahramanlığının ev sahibi. Yani kimsenin düşüncelerini saygısızlık etmeden nasıl açıklayabilirim bilmiyorum da kısaca benim bu hikayeye aşık olmam mümkün değil demem yeterli olacaktır zannediyorum.

Filmdeki yönetmenliğiyle Oscar alan Robert Zemeckis‘i zaten bize büyük klasik seri Back To The Future‘u hediye ettiği için saygım var. Ancak Forrest Gump onun bu ödülü gerçekten hak ettiği film mi bilemiyorum. Ardı arkası kesilmeyen sakarlıklar, kör parmağım kör gözüne kahramanlıklar ve bir şekilde kendini hissettiren Amerikan milliyetçiliği hakikaten can sıkıcı bir hal alıyor.

Tom Hanks‘in takdiri hak eden oyunculuğu için diyecek pek bir sözüm yok. Kendisinin o büyük hayranlarından biri olmasam da Forrest Gump‘da kariyerinin zirvesinde olduğu kesin. Kaldı ki Hanks‘in ağzından duyduğumuz pek çok repliğin sinema tarihinin altın sayfalarında yerini aldığını düşünürsek performansı Oscarlanmamış olsaydı bile Hanks‘in adını şöyle bir anmak gerekirdi. Filmin kadrosundan asıl ilgimi çeken isim ise 16 sene önce de tıpkı şimdiki hali gibi olan, kısacası hiç yaşlanmayan Robin Wright. Açıkçası izleyene kadar Forrest Gump‘da rol aldığından haberim yoktu. Benim kendini takdir eden aktrisler listemde Diane Lane‘le zirveye oynadığı için pek bir yorumum yok. Hanks haricinde kadrodan Oscar’a aday olan bir diğer oyuncu ise Gary Sinise.Bu düşündürücü adaylık için pek çok şey söylenebilir. O yılın yarışına hakim olmadığımdan “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalı için çok alternatif yokmuş galiba.” demek geliyor içimden. Yoksa Sinise‘ın özel bir performansı olduğunu söylemek abesle iştigal olur. Ve Forrest Gump‘ın akılda kalan son ismi Sally Field. O da renk katmış diyerek kısa kesiyorum.

Ben Forrest Gump‘ın dediğim gibi aşıklarından değilim. Bana kalırsa senaryo başlı başına bir antipati sebebşi. Yıllar önce izlemiş olsaydım belki ben de aynı saygıyı duyabilirdim. Kötü demiyorum lakin abartıldığı kadar iyi bir film olduğuna inanmıyorum. Pulp Fiction ve The Shawshank Redemption karşısında En İyi Film ödülünü almış olmasını da ömrüm boyunca anlamlandıramayacağım sanırım.

[B]

Oscar Karnesi
*En İyi Film
*En İyi Yönetmen
*En İyi Erkek Oyuncu (Tom Hanks)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Gary Sinise)
*En İyi Uyarlama Senaryo
En İyi Görüntü Yönetimi
*En İyi Kurgu
En İyi Sanat Yönetimi
En İyi Ses
En İyi Ses Efekti
*En İyi Özel Efekt
En İyi Makyaj
En İyi Özgün Müzik

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Geri İzleme: 83 yılın en iyileri « Oscar Boy

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir