Let The Right One In

Let The Right One In

Her yazımda aynı şeyi tekrarlamaya başladım ama yapacak birşey yok.Siteyi aksattığım için hakikaten çok özür dilerim.Bu aralar fazla film izleyemiyorum.Finallerden sonra staj da başlayınca kendimle yalnız kalamaz oldum.Boş zamanlarımda da evde durmayıp nefes almayı tercih edince sinemadan epey uzak kaldım.Aylık aldığım sinema dergilerim bile kapakları hiç açılmadan arşivi boyluyorlar.Zaten sinemaya gitmekten geçtim, evde bile doğru düzgün film izlemez hale geldim.Mesela şu an yorumunu yazacağım filmi de aylar önce izlemiştim ve daha yeni eleştirme şansı bulabiliyorum!

Konumuz romantik vampir serisi Twilight‘la hiç alakası olmayan bir başka vampir filmi.Vampirlerle ilgili efsanelerin çoğuna sadık kalan film(yine de sarımsakdan kaçmıyorlar, tabutta uyumuyorlar) 2008 yılında gösterime girdiğinde özellikle yurt dışında büyük yankı uyandırmıştı.Hatta filmi o kadar çok beğendiler ki Oscar için ekstra kampanya düzenlendi, aday olması için epey diretildi.Sonuç? Maalesef İsveç yapımı Let The Right One In Oscar’a aday olamadı.Ama sezon boyunca pek çok ödül töreninden “En İyi Yabancı Film” ödülünü aldı, orası ayrı.

1982 yılında Stockholm’de geçen hikayede vampir bir kız ile sıradan bir erkek çocuğu arasındaki hikaye anlatılıyor.Öyle masum bir çocuk vampir filmi de beklemeyin sakın.Gerilimin hat safhada olduğu, kanlı vahşetli sahneler göstermekten çekinmeyen bir yapımla karşı karşıyayız.Hikayenin uyarlandığı romanın da yazarı olan John Ajvide Lindqvist aynı zamanda romanını senaryolaştırmış da.

Yönetmen Tomas Alfredson‘a gelirsek…Daha önce adı pek duyulmamış olan Alfredson‘un bu filmle aldığı ödüllerin sayısı zannediyorum ne kadar gelecek vaat ettiğine dair yeterli bir gösterge olmuştur.Nitekim yönetmenin 2012 yılında Peter Morgan‘ın senaryosunu yazdığı, kadrosunda Colin Firth, Michael Fassbender, Gary Oldman gibi isimlerin bulunduğu bir projeye başladığını da hatırlatalım.

Özellikle ana karakter Eli’yi canlandıran Lina Leandersson ve Oskar rolündeki Kare Hedebrant insana dünyada ne kadar da iyi çocuk oyuncular var dedirttiriyor.Ülkemizdeki rezalet çocuk oyuncuları düşündükçe bu ikiliye hayran kalmamak da mümkün olmuyor tabi.Zaten böyle küçük oyuncuların bizim sinemamızda asla var olmayacağını ve olmadığını bilmek yeteri kadar sinir bozucu.

Lafı fazla uzatamıyorum, çünkü İsveç sinemasından hakikaten çok uzağım.Ama şöyle bir özetlemek gerekirse, Let the Right One In kesinlikle çok iyi bir film.Vampir efsanelerine sonuna kadar sadık kaldığı, hikayeyi modernleştirirken bile ana hatlar hiç bozulmamış.Yarattığı gerilim dolu o buz mavisi atmosferin yanı sıra Let The Right One In‘in tek kötü yanı gereğinden fazla uzun olması.Yine de filmi önermekten vazgeçmiyor ve kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum

[B+]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir