Shrek Forever After

Shrek Forever After

Son bir hafta içerisinde üç animasyon film izleyerek hayatımın rekorunu kırdım galiba.Ama bu durumdan rahatsız mıyım? Elbette hayır.Çünkü çağımızın animasyonları artık hayal gücü sınırlarını aşmayı da geçip bambaşka bir dünya yarattığından ben o dünya içerisinde kaybolmaya epey hazırım.Tabi son yıllarda Wall-E, Up gibi sayısız harika örnek izlediğimiz için animasyonları izlerken beklentileriniz epey yüksek oluyor.Artık standartlar o kadar yükseldi ki çoğu şey bizi kesmiyor.En basitinden çok gündeme gelmemiş olan Bolt bile insanda hayranlık uyandıran bir hayalgücüne sahip.Her yıl yeni animasyonları izledikçe ağzımın açık kalma girişimi bir alışkanlık haline dönüştü.Karşımıza çıkan yeni yapımların hepsi bir öncekinden çok daha öteye taşıyor çizgiyi ve tabi bununla beraber bizim de zevk aldığımız animasyonların yapısı değişiyor.

Gelelim bir efsaneye, Shrek‘e.İlk çıktığında herkesi kendine hayran bıraktıran, o çirkin ama sevimli yeşil yaratık Shrek‘e.Hikaye artık sona ulaştı ve serinin dördüncü filmi çekildi.Ben beşincisi gelmeyecek diye biliyorum, ama filmin finalinde öyle büyük bir kapanış yapılmadığı için şüpheliyim de.Bence filmin karakterlerinden birine spin-off bir film çekmeleri bile mümkün.

Peki dördüncü film nasıl olmuş? Açıkçası üçüncüden daha iyi, ama birinciye yaklaşamayacak kadar uzakta.Sanki bu filmde biraz hazırdan yenmiş, kolaya kaçılmış gibi bir hava var.Kötü mü? Kesinlikle hayır.Yine o tatlı Shrek hikayelerinden biri.Mücadele, komedi, gerçek aşk, aile vesaire…Klasik Hollywood animasyonlarının tüm öğelerini içinde barındırıyor.Ama belki de bu yüzden film biraz yavan geldi bana.Shrek Forever After‘da yeni bir materyal yok.

Serinin dördüncü filminde yönetmenin yine değişmesi, boşalan koltuğa Mike Mitchell‘ın oturmuş olması pek rahatsız etmiyor.Hatta göze batmıyor bile.Senaryoyu üçüncü filmi yazan Josh Klausner ve bu işte oldukça yeni sayılabilecek Darren Lemke‘nin yazması ise mallesef rahatsız ediyor.Aslında çok da laf söylemek istemiyorum.Sonundaki gerçek aşk mevzusu insanın gözlerini dolduracak cinsten olmuş ama ne bileyim işte, yetmedi.

Animasyonları özgün sesinde dinlemek gibi bir takıntım olduğu için seslendirme kadrosu hakkında da yorum yapacağım sanırım.Daha önceki filmlerde de yer alan Mike Myers, Eddie Murphy, Cameron Diaz ve Antonio Banderas harika.Ekibin yen isimleri Jon Hamm, Jane Lynch, Lake Bell, Kathy Griffin, Larry King ve Regis Philbin de en az orjinal ekip kadar eğlenceliydi.Bu büyük Hollywood yıldızlarının animasyon karakterlerini seslendirmesi durumu oldum olası hoşuma gitmiştir zaten.

Sonuç? Sonuç çok parlak değil, ama vakit geçirmek için ideal bir film olduğu kesin.En azından Shrek‘i sevenlerin izlemesi lazım.

[C+]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir