Inception

Inception

2000’li yılların en başarılı yönetmeni Christopher Nolan desem zannediyorum bana karşı çıkan pek insan olmaz.İlk uzun metrajlı filmi Following her ne kadar 98 yapımı olsa da Nolan asıl çıkışını 2000 yılında çevirdiği Memento ile yaptı.Film kısa zamanda bir külte dönüştü ve en iyi film sıralamalarında hep listeninin üst sıralarında yer almayı başardı.Bazılarınızın değer vermediği imdb top 250 listesinde de hala 29. sırada.İki sene sonra Insomnia geldi.Bugüne kadar yaptığı filmler arasında belki de en zayıfı Insomnia oldu.Ama Robin Williams ve Al Pacino‘lu kadrosuyla kendine bir hayran kitlesi edinmeyi başardı film.Ve Insomnia‘dan tam 3 sene sonra bir çizgi roman uyarlaması olan Batman Begins geldi.Christopher Nolan‘ın yönetmen koltuğunda oturacağını duyduğumuz andan itibaren hepimiz ayrı bir heyecana kapılmıştık.Batman serisine yepyeni bir bakış açısı kazandıracağından emindik.Öyle de oldu.Batman’in Batman olduğu zamanlardan başlayarak tüm hikayesini bizlere anlattı.Kadrosu, ticari bir film olmasına rağmen özenle çalışılmış senaryosu ve Gotham’ın kendine has gotikliğiyle film o kadar çok beğenildi ki kendine Top 250 listesinde 108. sırada yer buldu.Bugüne kadar yapılan çizgi roman uyarlamalarından sıyrılarak zirveye yerleşti.Daha sonra Batman’e kısa bir ara verip başka bir projede yer aldı Nolan.İzlemeye doyamadığımız, soru işaretleriyle dolu finaliyle zihinlerimize kazınan harikulade The Prestige.Batman’i canlandıran Christian Bale ile Hugh Jackman‘ın iki sihirbaz olarak karşımıza çıktığı film yine harikulade bir hayal gücünün ürünüydü.Bu filmde kendinde 72. sırada yer buldu listede.Ve 2 sene önce herkesi alt üst eden, Heath Ledger‘ın ölmesi sebebiyle son filmi olması özelliğini taşıyan, bugüne kadar yapılmış en iyi çizgi roman filmi, Batman’in devamı The Dark Knight geldi.Film 8 dalda Oscar’a aday olarak klişelerin pek çoğunu yerle bir etti.Geceden alınan iki ödülden biri Heath Ledger‘a gitti.The Dark Knight kısa sürede modern bir klasiğe, kült bir filme dönüştü.Zirveden girdiği top 250 listesinde 12. sıraya demir atmış durumda şu an.Anarşi ve düzen kavramlarını sorgulayan The Dark Knight, Batman hikayesine de bambaşka bir yorum getirerek bir çizgi roman ne kadar derin olabilir bunu kanıtladı bizlere.Ve tabi şimdi de Inception.Filmi izleyen herkesi yerle bir eden, başyapıt Inception

Christopher Nolan, Inception‘ın senaryosunu küçük yaşta yazmaya başlamış ve bu son halini alması da 10 seneyi bulmuş.O yüzden inanılmaz bir emek, çaba var bu filmde.Bunu senaryodaki inceliklere bakarak da anlamak mümkün.Öyle ki her detay ayrı bir hayal ürünü ve filmdeki her hayal ürünü de takdire şayan bir bütünün parçalarını oluşturuyor.Inception için aksiyon fazla kaçmış ya da aşırı gizemli demek mümkün değil.Herşey o kadar tadında ki bir senaryo daha ne kadar mükemmel olabilir sorusunu sormaktan kendinizi alamıyorsunuz.Nolan‘ın üstün derecedeki zekasına hayran kalıyorsunuz bu sebeple.Bugüne kadar karşılaştıklarınızdan çok çok farklı bir film var elimizde.Yarattığı gürültü Avatar‘a benzetilse de Inception, Avatar‘dan kat kat üstün bir film.Özellikle eşi benzeri olmayan senaryosu Avatar‘ı katlamak için en büyük sebep.

Yönetmenlik olağanüstü.Hani artık Nolan‘ı eleştirmek gibi bir gaflete düşmeyeceğim orası kesin.Hala yönetmenlik dalında Oscar’a aday olamamış olması bana kalırsa büyük bir rezalet.Akademi Nolan‘ın yeteneklerini görmezden gelerek büyük bir hata yapıyor bana kalıyorsa.İşte sırf bu yüzden Inception‘ın Oscar ihtimalleri de çok yüksek bana kalırsa.Hele En İyi Film adaylarının 10’a çıktığını düşündükçe Inception‘ın orada yer almazsa büyük bir haksızlık olur.Geçen sene şans eseri ödülü alan The Hurt Locker‘dan 50 kat daha iyi olduğu kesin.

Ve tabi filmlerinde olağanüstü kadrolarıyla aklımızı başımızdan olan Nolan bu filmde de inanılmaz bir ekibi toplamış.Leonardo DiCaprio artık gülmeden oynamayı öğrendiği için kariyerinin olgunluk dönemindeki en iyi performanslardan birini sergilemiş Inception‘da.Bu sene Shutter Island‘da harikalar yarattığı için pek şaşırmadım.Oscar ihtimali vermiyorum Inception‘daki performansına.Ama filmin rüzgarıyla aday olursa da hiç şaşırmam.(500) Days of Summer ile hayatlarımıza girerek dünyanın en iyi şeyini yapmış olan Joseph Gordon-Levitt, DiCaprio‘nun ortağı olarak karşımıza çıkıyor.Özellikle asansör sahnelerinde dublör kullanmadığını düşündükçe adama bir kez daha hayran kalmaktan kendimi alamadım.Juno‘nun sevimlisi Ellen Page ekipteki bir diğer isim.Bronson sayesinde tanınan ve gelecekte adını çokça duyacağımıza emin olduğum Tom Hardy, Inception‘ın harikulade kadrosunda göze çarpanlardan biri.Japonların en ünlü aktörü Ken Watanabe, Avatar‘da küçük bir rolde izlediğimiz Dileep Rao, rahatsız edici bir tipi olmasına rağmen hep ilgimi çekmiş olan Cillian Murphy, Oscar adayı emektar aktör Tom Berenger, yönetmenin şans meleği Michael Caine, kısa da olsa izleme şansı elde ettiğimiz Lukas Haas ve 2000’li yılların sinemada görülmüş en femme fatale karakterine hayat veren Marion CotillardCotillard‘a olan ilgim zaten çok başka yerlerde.Kendisi benim favori aktrislerimden ve La Vie En Rose‘den önce Jeux Denfants‘dan beri aşığım kendisine.Bu filmde canlandırdığı Mal karakteri de inanılmaz bir kadın ve kesinlikle izlenmesi gereken bir performans sergilemiş Cotillard.Olağanüstü!

Tüm bunların dışında Inception‘ı bu denli başarılı yapan unsurlardan biri de kuşkusuz filme harikulade müzikler besteleyen Hans Zimmer.The Lion King‘le Oscar’a kavuşmuş olan bestecinin Inception‘ın soundtrackinde yaptığı iş de çok çok iyi ve ödüllendirilmeyi kesinlikle hak ediyor.Ödül mevsiminde birkaç ödül toplayacağının iddiasına girebilirim şimdiden.Hatta bu yazıyı yazarken bile albümü dinliyorum, düşünün.

Inception sitede en yüksek puanı alan dördüncü film olmayı başardı.Hani daha yüksek bir puan olsa onu vereceğim düşünün.Twitter, Facebook ve her türlü sosyal paylaşım ağında herkesin diline dolanmış olan Inception şimdiden bir klasiğe dönüştü.Çoğu eleştirmen filmin Christopher Nolan‘ın başyapıtı olduğunu düşünüyor benim gibi.İzleyip beğenmeme ihtimaliniz olabilir belki.Herkese hitap edecek bir sinema dili değil.Ama sinemaya hakikaten aşık olanların tam ağzına layık bir film Inception.”Ucuz bir yapım”, “Çok anlamsız” gibi cümlelerin hiçbirine katılamayacağımı açıkça belirtmek isterim.Inception son 10 yılın en iyi filmleri listesinde üst sıralarda yer almayı hak edecek kadar iyi bir yapım.Hatta bu yazının gazıyla gidip tekrar izleyebilirim filmi.Lütfen gidin ve görün!

[A]

Oscar Karnesi
En İyi Film
En İyi Özgün Senaryo
En İyi Görüntü Yönetimi
En İyi Sanat Yönetimi
En İyi Ses Kurgusu
En İyi Ses Miksajı
En İyi Özgün Müzik
En İyi Görsel Efekt

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

2 Yorum

  1. kimbuadam

    ya tuhaf bi film inception. 2 kez izledim. tüm diğer nolan filmleri gibi. beğendim. beğenmemek elde değil. görüntüler şahane… mükemmel bir işçilik görüntüler. akıllara kazınan bir çok sahnesi var inception’ın. fikir de özgün. ama tarz özgün mü. işte orada soru işareti var. bu film klasik bir nolan sineması örneği. kurgu oyunları ile bezeli.. aldatmacalı.. ama mesela cobb karakteri acayip klişe. son işini yapan mükemmel bondvari bir ajan. dünyanın en yetenekli rüya hırsızlarını bir araya toplar falan. tanıdık değil mi bir yerlerde. ya da karısını kaybetmiş olması ve halisülasyonları. leo bu rolü daha bu kış shutter island’da oynamadı mı? matrix’e aşırı bir şekilde benzemiyor mu film. bunlar çok önemli şeyler.. diğer taraftan marion cotillard şahane bir karakter ve bence filmin en iyi dinamiği. hem cobb karakterine bir derinlik katıyor ortak geçmişleri ile beraber hem de filmi sırf aksiyon olmaktan kurtarıyor bir aile aşk hikayesi katıyor olaya, psikolojisini bozuyor hem ana karakterin hem seyircinin… bak bunları masaüstüne inception’ın topacını koyduğum bilgisayardn yazıyorum. çok etkiledi beni ama üslup olarak yönetmenlik olarak aynı be abi. mesela inception ‘dan sonra evde ghost write^r’ı izledim. planskinin filmini.. çok daha fazla beğendim. sinemada episodik olma diye birşey vardır. senarist bundan kaçınmalıdır. her bir farklı rüya bu filmde episodik hissi uyandırıyor insanda. yani mesela o karlı sahnenin ne gereği var ben hiç anlamadım. ekstradan aksiyon. nolan filmleriyle bize farklı şeyler sunuyor evet. çok iyi görüntüler yakalıyor. bu filme kadar benim de listemin en üstündeki isimlerden biri idi. filmi de sevdim ama. sürekli başka insanların hayatları, rüyaları, aldatmacalardan beslenen bir beyin farklı bir şey ortaya çıkarmadıkça benim gözümde değerini artırmadı bu film nolan’ın bilakis azalttı. çok iyi film ama bir ama..sı var. buna rağmen ben 3.5/4 verebiliyorum mesela. çünkü çok beğendim. ama inception bence nolan’ın en iyi filmi değil. following bundan daha düşük bütçe ile, daha az aksiyonla ve daha az popüler oyuncularla daha insani hikayesi ile inceptiondan iyidir diyorum. following ve dark knighttan sonra 3. sıraya koyarım inception’ı. oscarlarda da daha önce de dedim. hani 10 film aday olacak. şans bulabilir. ama akademi bu filme prim vermez. vermemeli. hurt locker’dan da daha iyi değil çünkü hurt locker bütünüyle insanın bilinmezliklerini ele alan bir filmdi. bu değil. yönetmen oscarını da alamaz. aday bile yapmazlar. çünkü hani yönetmenlik sadece güzel görüntüler yakalamak, perdeyi şahane sahnelerle süslemek değil. evet o da var ama eğer bir yönetmen hep aynı teknikle iş yapmış ve daha önce adaylık alamamışsa yine alamaz. çünkü farklı bir yönetmenlik izlemiyoruz öncekilerden. inception çok iyi film. sinema sanatı için önemli bi film. kesinlikle çoktan kült oldu. ama…

    Yanıt
    1. umurtas

      evet sana çoğu konuda katılmamak mümkün değil.hatta genel olarak katılıyorum.ama ben christopher nolan’ın üslubuna aşığım ve adam ne yapsa ağzımın suları aka aka izliyorum.oscar konusunda haklısın.yani 10 film olması dışında çok da nolan ve dicaprio’ya şans tanımıyorum.shutter island’daki rolüne yakın olduğu kesin bu karakterin.shutter island’da hayatının performansını sergiledi bana kalırsa dicaprio.ve aday olacaksa o filmle olsun.marion cotillard’a karşı da zaafım olduğundan…ya kısacası objektif olamıyorum ben inception’a karşı.ölüp bittim filme resmen.music from another room’u izledin mi bilmiyorum.mesela o film benim favori filmlerimden biridir, ki içten içe ne kadar vasat olduğunu da bilirim.inception da farklı bir şekli.her ayrıntısı mükemmel olmasa bile hayran kaldım filme.the dark knight’da aynı etkiyi yaratmıştı bende.içten içe dark knight’ın inception’dan iyi olduğunu da düşünüyorum çaktırma.filmi henüz izlediğim için olabilir bu ilgi.bu arada following’i izlemedim.en yakın zamanda izleyip yorum yapacağım.sen bir numaraya koyduğuna göre epey güzel olsa gerek.merak ettim

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir