Toy Story 3

Toy Story 3

Animasyonların ne denli ilerleme kaydettiğinden o kadar çok fazla bahsettim ki açıkçası yine aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum.Son birkaç yılda özellikle Up, Wall-E, The Incredibles gibi örneklerle bu işin artık sınırlarını aştığını ve yeni animasyonların ne derece muhteşem olduğundan binlerce defa söz ettim.Tekrarlayıp ne çenemi yoracağım, ne de sizleri sıkacağım merak etmeyin.Sadece şunu bilin: Oscar’da yakın bir zaman içerisinde bir animasyonun En İyi Film ödülünü alması yakındır, orası kesin.

Animasyonların bu derece ticari başarılar yakalamaya başladığı zamanların zannediyorum en dikkate değer örneği Toy Story.Öyle ki ilk filmden sonra gelen devam filmleri de ilk filmi aratmayarak, çok çok başarılı oldular.Takvimlerimiz 2010’u gösterdiğinde, Toy Story serisinin üçüncü filmi geldi ve yine büyük bir başarı elde edildi.Şu an film imdb’de tüm zamanların en iyi 12. filmi olarak gösteriliyor ki ne kadar iyi olduğunu herkes tartışsa da en azından en iyiler arasında yer almayı hak ettiği kesin bana kalırsa.

Toy Story 3 hikayenin renk değiştirdiği bir zamanda geçiyor.Oyuncakların sahibi Andy artık üniversiteyi kazanmıştır ve yapması gereken bir seçim vardır: Oyuncaklarını tavan arasına koymak ya da atmak.İşte Toy Story 3, Andy’nin seçimi üzerinden ilerleyen çok tatlı bir animasyon olmuş.Özgün bir hikaye olmuş bence.Konusunu okuduğumda bile fikir hoşuma gitmişti, ki filmi izledikten sonra beğenmekte yanılmadığımı anladım.Zaten animasyonların güçlü bir senaryosu olmadığı takdirde nasıl çuvalladığı malumunuz.

Hikaye yaratıcı ekip tarafından yazılsa da hikayeyi senaryolaştıran isim Little Miss Sunshine‘ın yazarlarından Michael Arndt olmuş.Little Miss Sunshine‘daki başarısıyla Oscar alan Arndt‘ın bu senenin özgün senaryo adayları arasında epey güçlü olduğunu söylemek yanlış olmaz sanıyorum.Zaten Toy Story 3‘den Oscarlar’da yüksek bir başarı beklemekteyim ben.En İyi Film kategorisinde aday olmazsa şaşırabilirim hatta!

Hikayenin temelini oluşturanlardan Lee Unkrich, ikinci filmi olduğu gibi bu filmi de yöneten isim olmuş.Monsters Inc. ve Finding Nemo‘yu da yönetmiş olan Unkrich‘in başarısı malum.Zaten animasyon sektöründe kendine yer edinmiş önemli bir isim kendisi.Yakın zamanda Akademi’de kendini gösterip bir şekilde aday olursa, zannediyorum şanını da tam olarak hak etmiş olur.

Animasyonlar hakkında nasıl eleştiri yapacağımı tam olarak bilmediğimden kısaca geçiyorum.Filmin senaryosu inanılmaz harika ve bir o kadar da özgün.Seslendirmesi de oldukça renkli.Zaten animasyonları dublajlı izleyince zevk almak pek mümkün olmuyor.Aynısı normal filmler için de geçerli.Ben Toy Story 3’ü çok beğendim.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Tabi beni Wall-E kadar çarpmadı, ama Up kadar etkiledi orası kesin.İzlemeniz lazım diyorum, notumu da ona göre veriyorum.

[A-]

Oscar Karnesi
En İyi Film
En İyi Uyarlama Senaryo
En İyi Ses Kurgusu
En İyi Özgün Şarkı (“We Belong Together”)
En İyi Animasyon

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir