I Love You Phillip Morris

I Love You Phillip Morris

Jim Carrey‘ye eskiden daha çok hayrandım sanıyorum.Çünkü o zamanlar Amerikalı komedyenler benim için sadece filmlerdekilerden ibaretti.Conan O’Brien kimdir, Jon Stewart neyin nesidir, Tina Fey bir makarna markası mıdır yoksa sıradan biri midir bilmiyordum.Tabi insan daha fazla isimle karşılaşınca komedyenleri kıyaslamaya başlıyor ve aralarından bazıları favorileriniz olarak sıyrılıyor.Mesela bana kalırsa Jimmy Fallon dünya üzerindeki en sıkıcı komedyenlerden biri.Hatta ona komedyen demek bile gelmiyor içimden.Seth Rogen ve ekibinin mizah anlayışını ömrü hayatım boyunca çözebileceğimi zannetmiyorum.Jason Schwartzman gibi komedyen olmayıp, mizahla ilgilenen isimler de var mesela.Bu ayarda aklıma gelen bir diğer isim Seth Green.O da kendine göre komik bir adam sayılır.Ama komedyen başlığı altında incelediğimizde sayabileceğimiz isimler azalıyor elbette.Bu başlığın en bilinen ismi tabiki de Jim Carrey.Bunda The Mask, Bruce Almighty, The Truman Show gibi birbirinden farklı projelerin etkisi büyük.Kendi favorim ise kuşkusuz Tina Fey.Hem Amerikalı olduğunu bariz belli eden espriler yapıp, hem de bu derece beni güldüren bir isim daha tanımıyorum.Neyse.Konumuz Jim Carrey, o yüzden daha da fazla dağıtmıyorum bu komedyen muhabbetini.

Jim Carrey‘nin son bombası geçen sene Oscar tahminleri yaparken de adını andığımız I Love You Phillip Morris.Film düzenbaz bir gayi anlatıyor diyebilirim kısaca.Hatta kısaca dememe gerek yok film direk bunu anlatıyor.Ana karakterimiz aslında evli bir adamdır, düzenli bir hayatı vardır ama gaydir.Sonra sevgilisiyle kaçar, hapse girer, başka birine aşık olur falan da filan.Philip Morris dediğimiz adam da Jim Carrey‘nin hapisanede aşık olduğu Ewan McGregor‘ın canlandırdığı karakter.

Filmin yönetmenleri Cats & Dogs ve Bad Santa gibi oldukça garip işlere imza atmış olan Glenn Ficarra ve John Requa.Hayır bu ikiliden normal bir yapım beklemek anormal kaçar da I Love You Phillip Morris akıllara ziyan absürdlükte, neyin ne için yapıldığını anlayamayacağınız türden bambaşka bir film olmuş.Hadi ben Coen kardeşlerin filmlerinden hiç anlamıyorum ve insanlar ayılıp bayılıyor.Ama I Love You Phillip Morris, Coenlerin absürd sinema anlayışını da zorlamış.Zırvalamakta dur durak tanımamışlar.

Steve McVicker‘ın kitabından filmin yönetmenleri Ficarra ve Requa tarafından uyarlanan bu enteresan gay filmi ana akımdan epey uzakta farklı bir film.Senaryonun bir kitaptan uyarlandığını duyunca daha da şaşırdım zaten.Böyle bir filmin kitabı nasıl olur onu merak ediyorum.Gerçi gölün üstünde uçan insanlar ya da Japon oyuncularla çekilmiş Çin’de geçen bir hikayenin İngilizce filmi değil ama hakikaten anlam veremediğim saatler yaşattı bana.

Kadroda ise dört ünlü isim var.Birincisi Jim Carrey, ki kariyerinin her halkası ayrı bir enteresanlıkta olduğu için bu cesur rolünden dolayı çok yadırgamamak lazım kendisini.Normalde garip rollerde oynayarak kendilerine ilgi çekici filmografiler yaratan oyuncuları(bkz. Johnny Depp) sevmesem de Jim Carrey‘nin çizgisi apayrı.En azından Eternal Sunshine of the Spotless Mind‘da alelade bir adam olarak izleyebildik kendisini.Son yılların en önemli aktörlerinden Ewan McGregor hikayeyi alt üst eden gay rolünde karşımıza çıkıyor.Genelde her filminde soyunarak erkek Kate Winslet yolunda emin adımlarla ilerleyen McGregor bu filmde de çizgisini bozmamış.Judd Apatow‘un güzel eşi Leslie Mann ve Brezilya rüyası Rodrigo Santoro kadrodan öne çıkan diğer isimler.

I Love You Philip Morris yorumlanması da izlenmesi de zor bir film.Aşırı gay sahnelerin varlığından değil, anlamsızlığından.Sadece böyle bir kadroyu izlemekten hoşnut kalabildim ben.Onun dışında başka birşeye puan veremiyorum galiba.

[C]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir