Salt

Salt

Angelina Jolie benim hayatıma Tomb Raider denilen ultra saçmalıkla girdi.Hiçbir zaman ne oyunundan, ne de filminden haz ettiğim Lara Croft‘ı canlandıran Jolie o aralar tam arzu edilen kadındı herkes tarafından.Mükemmel hatlar, kocaman dudaklar vs vs…Bir de üzerine her yerinden kadınlık akan bir süper kahraman ekleyin…Daha ne olsun? Tabi Angelina‘yı sadece Lara Croft olarak değerlendirmek büyük haksızlık olur.Son yıllarda yaptığı akıllı rol seçimleri hakikaten yarattığı imajı değiştirdi.A Mighty Heart, Changeling, The Good Shepherd yeni Angelina‘nın güzide eserleri.Tabi arada Wanted, Mr & Mrs Smith gibi aksiyon dolu işlerle karşımıza çıkmıyor da değil.Peki Jolie ne kadar iyi bir oyuncu? Evlat edindiği çocuklar, Brad Pitt‘le olan evliliği dışında hakikaten rol kesebiliyor mu? Ben özellikle Changeling‘de Jolie‘nın haykırışlarına kayıtsız kalamamış biri olarak isteyince Angelina Jolie‘nin her türlü işi yapabileceğine inanıyorum.İlerleyen yıllarda ikinci bir Oscar alır ise Nicole Kidman gibi devleşebilir.Nicole Kidman‘a ayılıp bayıldığım düşünülmesin.Ama Kidman‘ın Oscar’ı aldıktan sonra nasıl yıldızlaştığını da herkes iyi biliyor.Aynısı Gwyneth Paltrow için de geçerli.Angelina Jolie‘nin zaten daha önceden almış olduğu bir Oscar mevcut, ama asıl zamanı şimdi.Önümüzdeki 5 yıl içerisinde sahneye çıkmazsa işi zor.40’ını geçmiş bir kadının aksiyonlarda rol bulabileceğini düşünmüyorsunuz herhalde.Konuyu fazla dağıtmadan filme giriş yapmak istiyorum esasen.Angie‘nin son bombası Salt‘a…

Salt seyirciyi ters köşeye yatırmak amacında senaryoya sahip olan oldukça iddialı bir aksiyon filmi.Senaryonun yazarı Kurt Wimmer daha önce Law Abiding Citizen, Street Kings, Ultraviolet gibi aksiyon dolu projelerle karşımıza çıkmış bir isim.Salt da kendisinin son harikası, ya da sadece son senaryosu.Bir CIA çalışanının Rus ajanı olduğunun iddia edilmesiyle başlayan film saatlerce “Kime güvenmeliyiz?” sorusunu sorduruyor.Ama işin kötüsü çoğu zaman cevaplarınız doğru çıkıyor.Öyle ki tahminlerinizin çoğu da tutunca film süprizli olmaktan çıkıp tahmin edilebilir bir vurdu kırdıya dönüşüyor.

Yönetmen Phillip Noyce‘un kariyeri oldukça iyi filmlerle dolu.B tipi aksiyon filmleri arasında favorim sayılabilecek The Saint, bir klasik haline dönüşmüş olan The Bone Collector ve yakın tarihten The Quiet American.Salt kendisinin 2006 tarihli felaketi Catch a Fire‘dan sonra gelen ilk film.Noyce yine kamerasını konuşturup her türlü hareketi, heyecanı, gerilimi bizlere hissettiriyor.Ancak Salt sanki daha önce çektiği filmlerin bir bileşkesi gibi.The Bone Collector‘daki gerilim, The Saint‘teki koşuşturmaca…Bilemiyorum.Bana herşey fazlasıyla tanıdık geldi.

Kadroda önce çıkan üç isim var.Birincisi Angelina Jolie.Wanted‘da izlemeye doyamadığım Angelina bu filmde kötü peruklarla pek iç açıcı durmuyordu ama filmi seyirlik kılan da oydu ne yalan söyleyeyim.Bir türlü ısınamadığım aktör Liev Schreiber filmin kilit karakterlerinden biri.Nedense Schreiber‘ın donuk hatlarına hala alışamadım.Tıpkı Clive Owen ve Josh Brolin gibi bana aşırı derecede itici geliyor.Chiwetel Ejiofor da Salt‘ın ekibinden tanıdık gelebilecek son isim.Yani klasik aksiyon filmi oyuncuları bir araya gelip, bizlere yine bir vurdu kırdı hazırlamışlar.

Salt tek başına ele alındığında başarılı bir film olabilir, ama filmdeki isimlerin kariyerlerine dönüp baktığınızda Salt size de oldukça tanıdık gelecektir emin olun.Finali ikinci filmin geleceğinin garantisini verdi.Ben de kesinlikle izleyeceğim.Her ne kadar tanıdık olsa da Salt‘ın kaliteli bir aksiyon filmi olduğunu es geçemeyiz.Keyifli vakit geçirmek istiyorsanız önerilir.Ama yok ben aynı şeylerden çok sıkıldım diyorsanız gerek yok.

[C+]

Oscar Karnesi
En İyi Ses Miksajı

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir