Winter’s Bone

Winter’s Bone

Bazen ödül sezonlarında bazı şeyleri anlayamıyorum. Mesela The Hurt Locker‘ı en iyi yapan neydi? Aynı kategori içerisinde Inglourious Basterds, District 9 ve Up In The Air gibi bana göre The Hurt Locker‘dan 10 kat daha iyi olan filmler ödülü almadı da niye Kathryn Bigelow‘un artık bıkkınlık veren savaş filmi aldı. Ne ilginç kılmıştı ki o filmi? Ya da Invictus? Bu kadar kötü bir film kendine oyuncularıyla dahi olsa nasıl adaylar arasında yer bulabildi? Tamam Clint Eastwood‘un şahane bir adam olduğu kesin. Özellikle Gran Torino‘dan sonra kendisine saygım bir kat daha arttı. Peki daha da geriye dönersek… Hilary Swank nasıl 2 Oscarlı bir oyuncu olabilir? Meryl Streep‘le eşit sayıda Oscar sayısına nasıl sahip olabilir bu kadın? Hem de fenalık getirten abartılı oyunculuğuyla? Annette Bening‘in 2 sefer de hakkını yedi resmen! Anlayamadığım şeyler çok Oscar tarihinde… Renee Zellweger‘ın aldığı herhangi bir adaylık ya da görmezden gelinen Revolutionary RoadRoberto Benigni‘yi giden ödül mesela! En basitinden Gabourey Sidibe ve Carey Mulligan gibi iki harika oyunculuğun arasından sıyrılıp da Sandra Bullock‘un ödül alması kadar saçma birşey var mı? Sorularım çok. Tabi haklı zaferler de var. Marion Cotillard, Javier Bardem, Christoph Waltz, Helen Mirren… İşte bu sene Oscar yarışında adı geçen filmlerden biri de Winter’s Bone. En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu kategorilerinde Winter’s Bone‘dan büyük beklentiler var. Peki filmi izlemiş biri olarak ben ne düşünüyorum… Orası karışık.

Winter’s Bone babası bir anda ortadan kaybolan bir kızın ailesini bir arada tutmak için hasta annesi, iki kardeşi ve tabi bir sürü üçüncü şahıslarla uğraşını anlatıyor. Bağımsız Amerikan sinemasının son örneklerinden. Peki ben nasıl buldum? Kabus gibi! Bir kere Sundance’de büyük ödülü almış olan Winter’s Bone filminde ruhdan eser yok. Filmin aynı zamanda yönetmeni olan Debra Granik ve Anne Rosellini tarafından uyarlanan senaryo yüzünden filmden sürekli kopmalar yaşıyorsunuz. Öyle ki filmi evde izlemiş biri olarak rahatlıkla film boyunca başka şeylerle ilgilenme ihtiyacı hissettiğimi söyleyebilirim. Her dakikası ölüm gibiydi. Eğer bir de uzun olsaydı zaten notumu epey aşağıya çekerdim.

Filmin başrol oyuncusu Jennifer Lawrence‘ı The Burning Plain‘den tanıyanlarınız vardır. Bu filmdeki performansıyla Oscar’a aday olması bekleniyor genç aktrisin. Ben açıkçası adaylığı hak eden bir rol göremedim. The Burning Plain‘de çok daha iyiydi. Akademi’nin o filmi görmezden geldiğini düşünürsek Winter’s Bone‘u dikkate alması büyük haksızlık olur. Bana göre filmde Dale Dickey’nin performansı çok daha iyi. Onun da Oscar şansı olabilir belki ama çok küçük bir ihtimal tabi. Bir de John Hawkes var dikkat çeken. Ama ne bileyim… Olağandışı bir rol yok ortada. Onu gerektirecek bir performans da yok. Kız oradan oraya koşturuyor. Genç yaşına bakmadan bir sürü şeyle(?) savaşıyor ve film bitiyor!

Winter’s Bone ciddi Oscar yarışçıları arasından izlediğim ilk filmlerden. Ama kesinlikle beni hayal kırıklığına uğrattı. Umarım En İyi Kadın Oyuncu beşlisinde Lawrence yerine bir başkasını görürüz. En İyi Film dalının 10 adaydan oluşacak olmasından da yararlanamaz diye umut ediyorum. Merak edenler izlesin sadece.

[C+]

Oscar Karnesi
En İyi Film
En İyi Kadın Oyuncu (Jennifer Lawrence)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (John Hawkes)
En İyi Uyarlama Senaryo

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

2 Yorum

  1. Enes

    Kesinlikle katılıyorum.Uzun zamandır böyle bir hayal kırıklığına uğramadım,yani daha öncede çok övgüler almış olup benim beğenmediğim filmler oldu ama Winter’s Bone bu konuda benim listemin zirvesine oturdu.Son derece sıradan hatta sıradanın da altında bir film, son olarak kurguyu hiç beğenmedim film boyunca beni çok rahatsız etti.

    Yanıt
  2. Cem Ertem

    İlk kez bu kadar aykırı düşüneceğim galiba blog yazarıyla. Zira Winter’s Bone yönetmenliği ve oyunculuğuyla zirve yapmış bir film. Ben en az imdb’nin oyladığı gibi 7.5 verirdim. Yani theoscarboy için bu A- demek. Doğallığı bu denli güzel aktarabilen ender oscar filmlerinden biri bana göre. Bir diğeri de 127 hours. Kurguya gelirsek neresi rahatsız edici bir türlü anlayamıyorum. Gayet güzel bir sadelikle konu işlenmiş. Sahneler yapboz gibi bütünleşiyor. Sincap sahnesi var oldukça güzel kasıtlı olarak yerleştirildiğini düşünüyorum hatta. Kurgu bence atmosferi ve doğallığı sergilemesi açısından oldukça iyiydi. Country müzikleriyle de gönlümü fethetti doğrusunu söylemek gerekirse. Sonuçta benim haricimde pek çok sinemaseverin de beğendiği bir sinema filmi winters bone hakkında biraz önyargı yaptığınızı düşünmekteyim. Saygılar.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir