Rabbit Hole

Rabbit Hole

Nicole Kidman kesinlikle İngilizce de “love hate thing” dedikleri türden bir aktris. Ya onu tüm o donmuş hatlarıyla kabul edip bağrınıza basıyorsunuz ya da “Böyle oyunculuk mu olur?” diye sızlanıp nefret ediyorsunuz. Kidman‘ın kariyeri bariz bir şekilde başarılarla dolu. 1996 tarihli The Portrait of a Lady‘den beri yükselişte. Eyes Wide Shut, Practical Magic gibi büyük oyuncu olma yolundaki geçişleri… Daha sonrasında gelen modern klasik Moulin Rouge, bir kült haline dönüşen The Others, herkesin sevemediği Birthday Girl ve Oscar’ı kucakladığı The Hours. O zamandan beri de bir lanete yakalandı ve bir türlü Akademi tarafından kucaklanmadı. Ne Lars von Trier imzalı Dogville ne de kadrosundan Renee Zellweger ve Jude Law‘ın aday olduğu(hatta Zellweger Oscar’ı almıştı bu filmdeki rolüyle) Cold Mountain… Hiçbiri Akademi ödüllü aktrisin tekrardan radara girmesini sağlayamadı. Zannediyorum bunun bunalımından olacak The Stepford Wives ve Bewitched gibi iki felaket filmde rol almayı kabul etti. The Hours sonrasında güzel filmleri yok muydu? Tabiki de vardı. The Invasion, The Interpreter ve The Golden Campass çok iyi değildi belki ama Margot at the Wedding, Fur ve Birth‘deki performansları oldukça iyiydi. Tek problem bu filmlerin vizyona girdikleri sene en iyiler arasına girememesiydi. Tabi bir de Oscar alan kadın oyuncuların ödüle kavuştuktan sonraki birkaç yıl yaşadıkları Oscar laneti var. Son 3 senede 3 film geldi Kidman‘dan. Merakla bekleyip hüsrana uğradığımız Australia, kadrosuyla göz kamaştıran Nine ve şimdi de kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilediği Rabbit Hole.

Bir tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanan Rabbit Hole çocuklarını kaybetmiş bir karı kocanın hayatına odaklanıyor. Onların acısına bizleri ortak ederken Becca ve Howie’nin bıkkınlığını, çaresizliğini izliyoruz. Onlar pek çok şeyi sorgularken bizler de yüreklerimiz burkulmuş bir şekilde Becca’nın salt acısına üzülüyoruz.

Tiyatro oyununu da yazan ve sinemaya uyarlanırken senaryolaştıran David Lindsay-Abaire bu senenin en etkili diyaloglarına imza atmış. Tadında bir acı, bir melodram var filmde. İçinizi sıkıyor ama sınırlarınızı zorlamıyor. Sizi üzüntüden boğmak gibi bir girişimde bulunup filmden uzaklaştırmıyor. Ki bana kalırsa bu da filmi yılın en iyi senaryo sahibi yapımlarından biri haline getiriyor. Maddi sıkıntılardan dolayı seyirciye ulaşması 3 yılı bulan Rabbit Hole, 3 yıldır beklediğimize değmiş gibi duruyor.

Yönetmen John Cameron Mitchell, kültleşmiş film Hedwig and the Angry Inch ile tanınıyor. Bu sene yönetmenler açısından oldukça başarılı bir yıl geçirdiğimiz için Mitchell‘ın hak ettiği ilgiyi görmemesi üzücü. Filmdeki sadelik o kadar hoş ki insan Mitchell‘ı ödüllendirmek, birşeylere aday etmek istiyor. Oscar’da hiç şansı olmadığı kesin ama umuyorum bir yerlerde hak ettiği değeri görür. Asıl mesleği oyunculuk olan yönetmenin üçüncü uzun metrajlı filmi bize bir sonraki işini merak ettiriyor resmen. Takip edilmesi gereken bir isim diye düşünüyorum.

Gelelim SAG’ye aday olan ve büyük ihtimalle Oscar’a da aday olacak olan Nicole Kidman‘ın performansına. Şunu net bir şekilde söyleyebilirimki Rabbit Hole‘daki Kidman, kesinlikle The Hours‘dakinden daha iyi. Artık kariyerinin olgunluk çağlarına gelen Nicole Kidman kendi jenerasyonunun en iyi aktrislerinden biri olduğunu apaçık kanıtlıyor. Marion Cotillard‘ın The Hollywood Reporter‘da yaptığı Kidman yorumlarını okuduğunuzda bunca iltifat niye diyenleriniz varsa filmi izleyince niye bu kadar beğenildiğini daha iyi anlayacak. Kidman‘ın rol arkadaşı Aaron Eckhart ne yazık ki aktrisin gölgesinde kalmış ama Eckhart‘ı da ayrıca sevdiğimden dolayı çok da kötü yorum yapamıyorum. Nitekim zayıf kalmasına rağmen beraber oynadıkları sahnelerin hiçbirinde de ezilmemiş. Emektar aktris Dianne Wiest ve hikayedeki rolünü sonra sonra öğrendiğiniz Miles Teller filmin başarılı kadrosunun diğer önemli isimleri. Sandra Oh‘un da gülümseten bir rolde karşımıza çıktığı filmde özellikle yardımcı karakterlerden Wiest‘in performansı çok üstün. Finale doğru kızı Becca’yla yaptığı konuşmada iki aktrise de hayran kalmadan edemiyorsunuz.

Rabbit Hole bu sene izlediğim en etkili dramalardan biriydi. Ben çok beğendim. Nicole Kidman’ın Oscar adaylığını da sonuna kadar destekliyorum!

[A-]

Oscar Karnesi
En İyi Kadın Oyuncu (Nicole Kidman)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir