Never Let Me Go

Never Let Me Go

Geçtiğimiz sene An Education hak ettiği değeri görmediğinde inanılmaz derecede üzülmüştüm. Çünkü bana göre yılın neredeyse en iyi filmiydi. Hatta belki Inglourious Basterds ya da District 9‘ın önüne bile alabilirdim. İşin enteresanı hikaye aslında sinemada görmediğimiz birşeye ya da çok ekstrem bir olaya sahip olmamasına rağmen sizi filmin içerisinde alıp bambaşka yerlere götüren bir yapıya sahipti. Lone Scherfig şüphesiz geçtiğimiz seneki kadın yönetmen bolluğundaki en iyi isimlerden biriydi. Kathryn Bigelow‘un varlığı sebebiyle geçen sene neredeyse tüm yönetmenler görmezden gelindi ama Scherfig‘in başarısı en azından benim gözümden kaçmadı. Filmin soundtrackini kaç kere dinlediğimi bilmiyorum. Kostüm tasarımından sanat yönetimine, müziklerinden oyuncularına herşeyiyle harikaydı An Education. Dominic Cooper, Alfred Molina, Rosamund Pike, Peter Sarsgaard, Emma Thompson, Olivia Williams… Ve tabiki Carey Mulligan. Onun hakkında daha önce de uzun uzun konuştum esasen. Mulligan, Audrey Hepburn‘ü anımsatan sıcacık ve masum ifadesiyle 2010’lu yılların sinemasına damgasını vuracak orası kesin. Şimdiden pek çok iyi projede yer aldı ve An Education‘daki enfes performansıyla da Oscar’a aday oldu. Belki Amerika sınırları içerisinde büyük bir ödüle kavuşamadı, ama anavatanı Birleşik Krallık’da BAFTA tarafından En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. O kadar çok heyecanlandı ki bu sebepten filmin yönetmeni Lone Scherfig‘e teşekkür etmeyi bile unuttu. Mulligan son yıllarda İngilizlerin tüm dünyaya bağışladığı inanılmaz bir yetenek. Bizleri daha çok ağlatacak, daha pek çok kez yılın en iyi filmlerinde yer alacak orası kesin. Ve şimdi Oscar yarışında unutulmasına bir türlü anlam veremediğim Never Let Me Go‘daki rolüyle karşımızda. Yılın kesinlikle en iyi filmlerinden biriyle…

Never Let Me Go, Kazuo Ishiguro‘nun aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış. Ishiguro ismini The Remains of the Day ya da The White Countess‘den hatırlayanlarınız olabilir. Ama Never Let Me Go yazarın önceki romanlarından çok daha farklı. Roman insanlara organ bağışlaması için yaratılmış klonlardan bahsediyor. Hikayenin merkezinde ise üç yakın arkadaş var.

Never Let Me Go konusu sebebiyle insanlarda “Bir başka robot filmi daha mı?” düşüncesi yaratabilir, ama kesinlikle alakası yok! Aksine bu sene izleyebileceğiniz en acı ve en dramatik film. Öylesine yoğun bir trajedi sosu mevcut ki filmde 100 dakika boyunca boğazınızdaki düğümden kurtulamıyorsunuz. Romanı sinemaya uyarlayan isim Alex Garland. Kendisi daha önce Danny Boyle‘la yaptığı çalışmalarla tanınıyor. 28 Days Later, Sunshine, The Beach… İngiliz Bağımsız Sinema Ödülleri’ne Never Let Me Go senaryosuyla aday olan Garland‘ın bence bu sene uyarlama senaryo dalındaki yoğunluk sebebiyle görmezden gelinmesi affedilir birşey değil. Çünkü ne yaparsanız yapın Never Let Me Go senaryosuyla bu seneki pek çok filmden daha güçlü.

Yönetmen koltuğunda ise video klip çalışmalarıyla tanınan Mark Romanek var. Üçüncü uzun metrajlı filmiyle daha önceki filmlerinden, Static ve One Hour Photo, daha üstün bir iş çıkaran Romanek yılın en unutulmaz sahnelerine ev sahipliği yapan bir film çekmiş. Özellikle afişteki sahnenin yarattığı etki bambaşka. Bilemiyorum. Belki ben kendimi filme çok kaptırdım ama Never Let Me Go bu yıl beni en çok çarpan filmlerden biri oldu. Geçtiğimiz sene aynısını Where the Wild Things Are ile yaşamıştım ve tüm kritikler filmi görmezden gelmişti. Şimdi aynısını Never Let Me Go ile yaşıyorum.

Ve tabi birbirinden yetenekli üç isim… Carey Mulligan bu filmde An Education‘ı aratmayacak kadar iyi. Benim dağıtacağım ödüllerde aday olacağının garantisini şimdiden verebilirim. Bu yılın kadın oyuncu iddialılarının çoğunu izlediğimi düşünürseniz Jennifer Lawrence‘dan daha iyi olduğunu garanti edebilirim. Andrew Garfield artık “izlenmesi gereken aktörler” listesinde zaten. Onu ilk olarak The Imaginarium of Dr Parnassus‘da izlediğimde de aynı şeyi düşünmüştüm. The Social Network bu hissimi iyice pekiştirdi. Şimdi Never Let Me Go ile ise bir kez daha takdir ettim. Keira Knightley her ne kadar bu üçlünün en zayıf halkası olarak düşünülse de o bir elin parmaklarını aşmayan mimik sayısı Never Let Me Go‘da işine yaramış gibi duruyor. Bu birbirinden yetenekli 3 Oscar adayı oyuncunun (Andrew Garfield‘ın haftaya Oscar adaylığı alacağını farz ediyorum) haricinde Sally Hawkins ve Charlotte Rampling gibi iki özel İngiliz aktris de var filmde. Hawkins zaten yakın zamanda Akademi tarafından da takdir edilmesi gereken çok özel bir aktris. Rampling‘in de filmde Mulligan ve Garfield‘dan sonra en iyi performansı sergileyen isim olduğunu söyleyebilirim.

Never Let Me Go, Rachel Portman‘ın müzikleri, Mark Digby‘nin prodüksiyon tasarımı ve Adam Kimmel‘ın sinematografisiyle iyice tadından yenmez hale gelmiş harikulade bir yapım. Bu yıl Oscarlarda boy gösteremeyeceği kesin olsa da lütfen ama lütfen kaçırmayın! Sinemadan, internetten ya da DVD’sinden bir şekilde bu filme ulaşın. Yılın en iyilerinden biri!

[A]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. Tugrul

    Son derece düsündürücü ve ınsanın ıcınde bır acı bırakan bir film. Aday olamamaları üzücü. Belki de bu sene cok daha iyi filmler vardı. Yazık mı oldu desem bilemiyorum. Keira Knightley’ın performansı da azımsanacak kadar kötü degil zaten.

    Yanıt
  2. Muhammed Ali

    Öncelikle sizi yeni keşfetmiş biri olarak ne kadar mükemmel bir iş çıkardığınızı belirtmek istiyorum.Hemen müptelası oldum blogunuzun.Ve son 2 gündür bütün eleştirilerinizi okumaya çalışıyorum.Karşıma Never Let Me Go çıktı ve bir şeyler yazmadan geçemedim.
    Gerçekten son yıllarda izlediğim en etkileyici filmlerden bir tanesiydi.Film bitti ben hala daha monitere bakıyordum.Yerimden kalkamadım.O kadar etkileyici ve sarsıcı bir senaryo ki…Zaten Carey Mulligan’ı izlemek ayrı bir keyif.Ve bu filmden sonra kendimi bir ay boyunca “Judy Bridgwater-Never Let Me Go” şarkısını dinlerken buldum..Etkisinden çıkmak zor oldu gerçekten.Akademiye ise diyecek söz bulamıyorum.Hadi senaryoyu, Carey Mulligan’ı geçtiğiniz sanat yönetimi ve sinematografi?? Hadi onu da geçelim bu filmle resmen aşık olduğum Rachael Portman??evet akademi bazen gerçekten de anlaşılmaz oluyor.
    Bu arada sizi tekrar tebrik etmek isterim.Harika bir iş yapıyorsunuz..

    Yanıt
    1. umurtas

      Bu güzel yorumlar için çok teşekkür ederim. Ödüller üzerine özelleşmiş bir site fikri hala insanlara yabancı gelse de böyle güzel tepkiler alınca mutlu oluyorum.

      Never Let Me Go’ya yapılan haksızlık dediğiniz gibi akıl alır cinsten değil. Ben Oscar Boy Ödülleri’nde biraz olsun filme hakkını vermeye çalıştım. Ama Carey Mulligan için umutluyum. Daha çok Oscar’a aday olacak ve eminim bir gün ödüle de kavuşacak.

      Yanıt
  3. Muhammed Ali

    Kesinlikle yaptığınız şey çok iyi.Dediğim gibi henüz yeni keşfettim.O da Oscar tahminleri ararken.(bu arada yaptığınız tahminlerdeki özen, uğraş, ayrıntı..hayran kaldım.Bu işte gerçekten başarılısınız).Yaptığınız live blogging lere de bir baktım baya bir eğlendim.Espri anlayışınız harikulade.Never Let Me Go’ya gelirsek bana göre Carey Mulligan ve Michelle Williams önümüzdeki 10 yıla damgasını vuracak aktrislerdir.Beklentilerim oldukça yüksek.Ve son olarak ben de Hilary Swank’ten nefret ediyorum 🙂

    Yanıt
    1. umurtas

      Hilary Swank :))) O kadınla ilgili paragraflar dolusu hakaret yazabilirim ama bazen sivri dilli olunca inanılmaz tepkiler alıyorum Oscar Boy’da. O zaman sizi 84. Akademi Ödülleri ve tabiki SAG, Altın Küre, BAFTA gibi türlü türlü ödül törenlerindeki live blogginglerimize bekliyorum 2012’de. Hatta 2012’ye gerek kalmadan bu yaz Emmyler için de live blogging yapacağım. Bir de son bir reklam yapayım. Eğer Twitter kullanıcısı iseniz @theoscarboy hesabından takip edebilirsiniz. Tekrardan teşekkürler 🙂

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir