Prince of Persia: The Sands of Time

Prince of Persia: The Sands of Time

Jake Gyllenhaal‘ı nereden tanıyoruz? Ne ilk beyazperde denemesi City Slickers‘dan, ne de 99 yılında rol aldığı başarılı drama October Sky‘dan… Jake Gyllenhaal bizim için direk Richard Kelly‘nin kültleşmiş filmi Donnie Darko‘yu ifade ediyor. O zamanlar henüz 21 yaşında olan aktör Donnie Darko ile adeta Hollywood’un kapılarını araladı. Bubble Boy, Lovely & Amazing, Highway gibi vasat filmlerde rol aldıktan sonra Jennifer Aniston‘la The Good Girl isimli romantik komedide başrolleri paylaştı. Film çok başarılı olamadı ama Gyllenhaal‘ın yakışıklı esas oğlan imajı için güzel temeller atılmış oldu. 2002 tarihli Moonlight Mile‘da ise Dustin Hoffman, Holly Hunter ve Susan Sarandon gibi başarılı isimlerle karşılıklı oynadı. Hem de başrol Gyllenhaal‘a aitti. Sonra 2 sene boyunca ortalarda gözükmeyen aktör, The Day After Tomorrow‘da birden ortaya çıkarak son yılların en başarılı felaket filmlerinden birinde yer almış oldu. Jake Gyllenhaal kısa sürede Hollywood’un sevilen genç aktörlerinden biri haline dönüştü. Yer aldığı filmlerin çoğu vasatın biraz üzerindeydi ama o bu filmlerin içerisinde bile kendini kanıtlamayı başarmıştı. Nitekim Gyllenhaal insanlarda olaşan o “yakışıklı esas oğlan” imajını Brokeback Mountain‘de rol alarak bir anda yok etti. Ang Lee‘nin 2000’li yıllara damgasını vuran harikulade aşk filmi her ne kadar Akademi tarafından Crash‘e ödül verilerek görmezden gelinse de filmin üç oyuncusuna (Heath Ledger, Michelle Williams ve Heath Ledger) ilk Oscar adaylığını kazandırdı. Film iki gay kovboyun aşkını anlatsa da herkesin yüreğine dokunan bir öyküydü ve 2000’li yılların en iyi filmleri listelerinde hep üst sıralarda yer aldı. Ayrıca tüm oyuncuları için de kariyerinde ayrı bir öneme sahip oldu her zaman. Henüz içlerinden sadece Heath Ledger ödüllenmiş durumda ama eminim hem Gyllenhaal, hem Michelle Williams, hem de Anne Hathaway ilerleyen yıllarda Kodak sahnesinde karşımıza çıkacak. Brokeback Mountain‘dan sonra Gyllenhaal‘ın çok daha iyi seçimler yaptığı söylenebilir. David Fincher‘ın The Social Network‘den kat kat daha iyi olan filmi Zodiac, bir savaş draması Jarhead, Pulitzer ödüllü bir hikayeden uyarlanan Proof, güçlü kadrosuyla dikkat çeken Rendition ve geçtiğimiz senenin en özel ekiplerinden birine sahip olan Brothers. Bu sene ise hem Love and Other Drugs‘da, hem de Prince of Persia‘da izledik Jake Gyllenhaal‘ı. Love and Other Drugs yorumu da ilerleyen günlerde karşınızda olacak diyerek eleştirime geçiyorum…

Prince of Persia çok da üzerine konuşulması gereken bir hikayeye sahip değil. Elimizde bir adet yakışıklı ama alçak gönüllü prens ve kötü ama aslında iyi bir prenses mevcut. Gerisi ise zamanı geri alabilen bir bıçağın hikayesi. Kim neyin peşinde derken vaktin nasıl geçtiğini anlamadığınız hem hareketli, hem de bir o kadar sıradan bir film. Bir video oyunundan Boraz Yakin, Doug Miro ve Carlo Bernard tarafından uyarlanan senaryonun yaratıcı olduğu söylenebilir, ama klişelikten öteye geçememişler.

Filmin yönetmeni ise Mike Newell! Ben filmin sonuna kadar kimin yönettiğini bilmiyordum ve kapanışta Mike Newell ismini görünce çok şaşırdım. Çünkü Newell‘ı ben hep Four Weddings and a Funeral, Donnie Brasco, Mona Lisa Smile ve Love in the Time of Cholera filmlerinin yönetmeni olarak biliyordum. Harry Potter serisinde dördüncü film The Goblet of Fire‘ın yönetmenlik koltuğuna oturduğunda bile serinin en duygusal filmlerinden birine imza atmıştı. Öyle ki filmin sonunda Cedric Diggory öldüğünde çoğu izleyici gözyaşlarına hakim olamadı. Ama Newell‘ın bu filmle kariyerinin en vasat filmlerinden birine imza attığını söyleyebilirim.

Kadroda ise çok çok ünlü isimler mevcut. Bir kere Jake Gyllenhaal tüm filmi baştan sona götüren isim. Ama ne yalan söyleyeyim bugüne kadar izlediğim en sıkıcı filmi aynı zamanda. Ben böylesine klişe, bu derece tahmin edilebilir aksiyonlara pek katlanamıyorum. Alfred Molina ve Ben Kingsley filmin deneyimli isimleri. Onların bu projede küçük bir sahnede yer almış olmaları bile yeterli zaten bizim için. Bu arada Molina‘nın geçtim ödülden, hala bir Oscar almış olmamasına inanamıyorum! Coupling‘den tanıdığımız Richard Coyle ve bu aralar neredeyse her filmde karşımıza çıkan Gemma Arterton, Prince of Persia‘nın ilgi çeken diğer oyuncuları.

Prince of Persia‘yı ilerleyen zamanlarda dağıtacağımız Oscar Boy Ödülleri’nin teknik dalları için izledim sadece ve ne yazık ki birkaç teknik dal dışında başarılı olduğu bir alana rastlamadım. Vakit geçirmek için izlenebilir, evet. Ama daha fazlası beklenmemeli.

[C-]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir