The Tourist

The Tourist

Johnny Depp‘i sevmediğimi tekrar tekrar anlatıp yine Johnny Depp severlerle bir tartışmaya tutuşmama ne dersiniz? Yok, merak etmeyin. Bu sefer acımasız olmayacağım. Johnny Depp‘i sevmediğim artık aşikar. Normal insanları canlandırıp başarılı olmadığı sürece de onu takdir etmeyi düşünmüyorum. Kariyerindeki iyi performanslarının hepsi çılgın, karikatürize edilmiş karakterlerle dolu. İstediğinizi söyleyin, fikrim değişmeyecek. Bugüne kadar izlediğim filmleri arasında hem normale yakın olup hem de başarılı olduğu tek bir film var ki o da Public Enemies. Tabi Public Enemies‘deki hali de olağanüstü değil ya neyse. Finding Neverland geliyor bir de aklıma. Oscar’a bile aday olmuştu o rolüyle. Tamam belki oradaki karakteri de çok sıradan bir adam değildi ama en azından Sweeney Todd ya da Jack Sparrow gibi bir kaçık olduğu söylenemez. Bilemiyorum. Johnny Depp‘le ilgili kafamda çok soru işareti var. Sıradaki projelerinin Oz Büyücüsü‘nün yeniden çevrimi ve Tim Burton‘ın yeni projesi olduğu düşünülürse soru işaretlerim var olmaya devam edecek gibi. Tabi Kathryn Bigelow‘un yeni filmi Triple Frontier‘de rol alacağı söyleniyor ama ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum. Bugünki konumuz ise gündemi gösterime girdiği dönemde epeyce meşgul eden The Tourist.

The Tourist‘in yönetmeni ve oyuncuları açıklandığında hepimiz kesin Oscar’a aday olacak diye düşünmüştük. Düşünsenize bir yanda Angelina Jolie, diğer yanda Johnny Depp. Rüya ikili bile denilebilir. Yalnız gösterime girdikten sonra ne olduysa oldu filmin hem aksiyon soslu bir proje olması, hem de Jolie ile Depp‘in kimyasının tutmadığının söylenmesi sebebiyle beklentiler karşılanamadı.

The Tourist‘in konusu oldukça ilginç. Elise adındaki fazlasıyla hoş baş kahramanımız bir zamanlar bir Rus işadamına dolandıran bir adamla aşk yaşamıştır. Bir seneden fazladır o adamı görememektedir. Ondan gelen mektupla polisleri ona benzeyen, onunla aynı yapıda bir adamın o olduğuna inandırma görevini üstlenir. Masum öğretmenimiz Frank Tupelo, Elise’nin planının kurbanı olacaktır. Venedik’in güzel manzarasını arka planına yerleştiren The Tourist, bundan sadece 5 sene evvel çekilmiş olan Anthony Zimmer filminin yeniden uyarlaması. Hikayeyi adapte eden senaristler ise oldukça tanınmış isimler. Christopher McQuarrie bundan evvel Usual Suspects ve Valkyrie‘yi yazmış Oscarlı bir senarist. Julian Fellowes de tıpkı McQuarrie gibi Oscarlı. The Young Victoria, Gosford Park, Two Brothers ve Vanity Fair gibi birbirinden ünlü işlerin yazarı. Zannediyorum bu ekipte bir sıkıntı yok.

Filmin hem yönetmenliğini üstlenip, hem de senaryoya katkıda bulunan Florian Henckel von Donnersmarck ise Hollywood’un yeni oyuncağı. Birkaç sene evvel Das Leben der Anderen adında bir film çekip çoğu eleştirmen birliğinden yabancı film ödüllerini toplamıştı. Film bir de bunun üzerine Oscar’da En İyi Yabancı Film ödülünü aldı ki bu da Donnersmarck‘ın Hollywood’a giriş kartı oldu. Yalnız her ne kadar yapılan ağır eleştirileri haksız bulsam da Donnersmarck‘in öyle bir filmden sonra The Tourist gibi bir işle karşımıza çıkmasını hoş karşılayamadım. Tamam film cidden çok eğlenceli. Oldukça keyifli bir şekilde izledim. Ve abartıldığı gibi göze batan bir uyumsuzluk da mevcut değil. Ama Donnersmarck için kötü bir başlangıç olmuş, orası kesin.

Kadroda başı çeken Johnny Depp ve Angelina Jolie‘nin uyumsuzluklarından bahsedip durdu eleştirmenler. Bilemiyorum, bana o kadar da uyumsuz gelmediler. Johnny Depp her filminde kullandığı şaşkın surat ifadesini buraya da saklamış sağolsun. Bence Tom Hanks yerine Dan Brown serilerinde oynaması gerekiyor Depp‘in. Bu filmden sonra bu kanıya vardım. Angelina Jolie‘nin donukluğundan şikayet edenler ise daha çok şaşırttı beni. İyi de Angelina Jolie hiçbir zaman bundan farklı değildiki. Başarısız demiyorum, ama o donukluk onda hep vardı. Ki bence Angelina Jolie‘yi Angelina Jolie yapan etkenlerden biri de bu. Kadroda ayrıca Paul Bettany, Timothy Dalton, benim kişisel favorilerimden Rufus Sewell, Raoul Bova gibi birbirinden ünlü isimler mevcut. Seyri oldukça zevkli bir ekip diyebilirim.

Ben The Tourist‘e aşık filan olmadım. Ama beklentilerimizi o kadar düşürmüşlerdi ki film gösterime girdikten sonra ben ciddi bir felaket izleyeceğimi düşünmüştüm. Halbuki hiç alakası yok. Kesinlikle seyretmesi oldukça keyifli, insanı yormayan, sürükleyici bir film. Johnny Depp ve Angelina Jolie‘yi bir arada görmek için bile izlenebilir. Yine de Altın Küre adaylıklarına anlam veremediğimi belirtmekte yarar var.

[C+]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

4 Yorum

  1. Tugrul

    johnny Depp, Hilary Swank,Halle Berry gibi iyi veya kötü sinema sektöründe calısan insanlar hakkında cok uc elestiriler vererek antipatik duruma düstüğünüzü düsünüyorum. Sonucta fikirlerinizi burada paylassanız da bunu kişisellestirme noktasına getirdiginizi düsünmeye basladım. Fİlm icindekı performansını degerlendirirseniz bence daha yapıcı olur gibi geliyor. Sonucta hic biri sizin canınızı yakmadı 🙂

    Kendinizle ilgili bilgi bulamadım blogunuzda. Ne yaparsınız ne okursunuz nerede calısıyorsunuz merak etmiyor degilim 🙂

    Yanıt
    1. umurtas

      Ama bu film hakkında bilgi verdiğim bir yazı değil, başlığında da belirtildiği gibi bir eleştiri. O yüzden kişisel fikirlerimi belirtmekten pek çekinmiyorum. Antipatik duruma düşüyorsam da yapacak birşey yok, çünkü bu bahsettiğiniz üç oyuncuyu da sevmiyorum sevemiyorum 🙂 Kate Winslet, Natalie Portman, Jude Law gibi ölüp bittiğim oyuncuların filmlerini eleştirirken umarım sempati oylarını geri alırım.Kişisel bilgilerimi de vermekten yana değilim pek blog içerisinde. Twitter hesabımızdan benim kişisel Twitter sayfama da ulaşmanız mümkün tabi. Bu arada yorumlar için teşekkür ediyorum. Siteyi sürekli takip edenlerden olduğunuz için de ikinci kez ayrıca teşekkürler.

      Yanıt
  2. Tugrul

    Jude law ı pek basarılı bulmuyorum. Ama nefrette kusmuyorum. Sanırım basarısız bulmakla nefret kusmak arasında ince bir cizgi var 🙂

    Bende tesekkür ediyorum size güzel yazılarınız ıcın (bazı nefret kusan paragraflarınız harıc). 🙂

    Yanıt
  3. tugrul

    Filmi gecen gün izledim. Eglenceli gibi bir film olsa da her 2 oyuncu ıcınde ceplerıne gıren para dısında cokta katkı saglayacak bir yönü yok . Kötü degil ama ben cok begendım diyemem. Zaman gecirmek icin izlenebilecek ortalama bir film. İzlenmese de olabilir yani.

    Angelina Jolie daha ciddi ve oscarlık filmlerde rol alsa artık fena olmaz. Cok aksiyon filmlerinde oynuyor. Biraz da karekter oyunculugunu sergileyebilecegi filmlerde yer alsa fena olmaz. Salt,wanted ve tourist bunlara örnek gösterebilecegim filmler.

    j.Depp ise filmde sonda yaptıgı sürprizi de sayarsak filmde beni daha cok eglendıren isimdi.

    Ikisi çift olarak fılmde sırıtmamıs ama jolie fazlasıyla donuk görünüyor.

    Benim notum C

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir