83. Akademi Ödülleri’nin ardından: Part II

83. Akademi Ödülleri’nin ardından: Part II

Josh Brolin ve Javier Bardem

84. Akademi Ödülleri için tahminlere başladık ama hala 83. Akademi Ödülleri için söylemek istediğimiz şeyler var. O yüzden şimdi son günlerde çıkan haberleri şöyle bir toparlayalım istedim.

  • Türk bloggerların aksine dünyada Anne Hathaway ve James Franco‘nun sunuculuğu hiç ama hiç beğenilmedi. Ben 8 senedir Oscarları canlı izliyorum ve hemen bundan önceki yıllarla kıyaslamam gerekirse benim için de son 8 yılın en ama en kötü Oscar töreniydi. Bir tane dahi müzikal numara yapılmadı. Yapılan da sanki yarıda bırakılmış gibiydi. Hathaway sürekli güldürmek için efor sarf etti ama madem insanları güldürmek istiyordunuz, o zaman komedyen tutsaydınız?!? Üstelik her iki oyuncu da genç Hollywood yüzleri arasında en beğendiğim isimler! Bu iki ismin Oscar’ı sunacağını duyduğumda heyecanlanmıştım. Ama tabi herşey beklediğimiz gibi olmuyor ne yazık ki. Özellikle James Franco için o kadar çok kötü yorum yapıldı ki… İşin ilginci sinemayla ilgili yazan diğer bloggerların sayfalarına baktığımda töreni beğendiklerini görüyorum. Çok şaşırdım. Hatta epey beğenenler de var aralarında. Ben yetersiz bulduğum için törenin tamamını şikayetçi olanlardanım. Umuyorum seneye doğru bir seçim yapılır. Tina Fey, Ricky Gervais ve Conan O’Brien ilk aklıma gelenler. İlla ki daha önceki senelerden birilerini istiyorlarsa o zaman Hugh Jackman, Ellen DeGeneres ve Billy Crystal‘ı önerebilirim.
  • Küçük detaylar var bir de bu seneki Oscarlar için. Mesela Lora Hirschberg En İyi Ses Miksajı alan ilk kadın yönetmen oldu. Melissa Leo‘nun Oscar’ın yayın tarihinde ilk kez “fuck” diyen ünlü olması da tarihe geçti. Özgün müzik adaylarının hepsi birbirinden felaketti bir de onu söylemek istiyorum. Ödülü alan Randy Newman‘ın performansı ise aralarında en kötüsüydü! Bu arada tarihe The Wolfman ve Alice in Wonderland‘in Oscar’lı filmler olarak geçtiğini de belirtmek isterim. Teknik dallarda da olsa Oscar, Oscar’dır.
  • Bir de şöyle bir bilgimiz var. Belki biliyorsunuzdur, Akademi Ödülleri televizyonlara 7 saniye gecikmeli olarak veriliyor. Zaten Akademi’nin Twitter hesabını takip edenler daha zarf açılıp kazananın adının ilk harfi söylendiğinde o hesaptan tweet geldiğini görünce bunu anlamışlardır. İşte o 7 saniyelik gecikmede bu sene Javier Bardem ve Josh Brolin‘in masumane öpücüğü kesildi. Ne diyelim, demek ki Oscar izleyicisi hala tutucu görülüyor.
  • Sonuç… Tekrar tekrar söylüyorum TV filmi yapan HBO’nun sıradan yönetmeni Tom Hooper: 1, kült yaratıcı efsane yönetmen David Fincher: 0. Tabi buna ek olarak Uygar Şirin‘in sözlerini de bir kez daha huzurlarınıza sunmak istiyorum: “Dünya üzerinde, seyreden herkesin ama istisnasız herkesin beğendiği bir film var mı? Yok. Bir oyunculuk performansı? O da yok. O halde dünya üzerinde herkesin beğeneceği, ‘Helal olsun, çok isabetli olmuş.’ diyeceği bir ödül (veya adaylık) listesi de olmadı, olamaz, olamayacak. Adı Oscar da olsa, SİYAD da olsa bu değişmez. O yüzden rahat olun, keyfini çıkaramıyorsanız (ki şart değil) başınızı çevirin. Samimi tavsiyemdir.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. tugrul

    Uygar Şirin’ in lafına bakarak yorum yapmaya, yazı da hazırlamaya gerek yok o zaman. Nasıl olsa birileri birilerini secıp ödül veriyor. Hak edip etmedigini tartısmamıza bile zaman harcamak yersiz uygar sirin’e göre..

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir