3 in 1: The Incredible Burt Wonderstone, Movie 43 ve The Hangover Part III

3 in 1: The Incredible Burt Wonderstone, Movie 43 ve The Hangover Part III

İzleyip yorumlamadan kenara attığım filmler biriktiğinden dolayı, özellikle içlerinden vasat bulduklarımı bir araya getirip kısa kısa yazarak aradan çıkarmak istedim. Geçtiğimiz sezonda da “3 in 1” başlığı altında başvurmuştum zaten bu yönteme. Yani yabancısı değilsiniz. Konuklarımıza gelirsek… Üç komediyi konuşacağız bugün. 2013’ün başında vizyona giren Movie 43, Steve Carell ve Jim Carrey’li komedi The Incredible Burt Wonderstone ve gittikçe vasatlaşan bir üçlemenin son halkası The Hangover Part III. Hemen başlayalım!

incredible_burt_wonderstone_ver5Kadrosundaki isimler haricinde tek bir çekici yanı olmayan The Incredible Burt Wonderstone, sene bitmeden unutulacak komedilerden biri. İşin ilginç yanı ise başrollerinde yaşayan en iyi komedi aktörlerinden Steve Carell ve Jim Carrey’nin yer alması. Sihirbazların dünyasından bir öyküyü anlatan The Incredible Burt Wonderstone, aslında şov dünyasına bir eleştiri getiriyor. Bir yanda geleneksel numaralara bağlı Burt (Steve Carell) ve Anton (Steve Buscemi), diğer yanda ise illüzyondan çok işin şov kısmına takılıp gelmiş yeni bir yüz, Steve Gray (Jim Carrey) var. Her türlü klişenin birbiri ardına sıralandığı hikayede Alan Arkin, James Gandolfini ve Olivia Wilde gibi tanıdık yüzlere de roller biçilmiş. Özgünlükten tek bir an olsun nasibini alamayan The Incredible Burt Wonderstone’da yüzümüzü güldürebilen tek isim Jim Carrey. Criss Angel’ın bir parodisi olarak yorumlanabilecek Steve Gray olarak abartıya kaçsa da tüm bu vasatlık panayırı içerisinde parlıyor. Bu arada araya kişisel bir görüş eklememe izin varsa, Steve Buscemi’yi izlemekten oldum olası keyif alamadığımı da eklemek isterim. Boardwalk Empire’ın ilk bölümünün dahi sonunu getiremiyorum kendisi sebebiyle. Burada da her ne kadar film fikir olarak bile berbat olsa da, Buscemi kesinlikle tempoya ayak uyduramıyor. Ülkemizdeki vizyon tarihi hala belli olmayan The Incredible Burt Wonderstone’u kimseye önermeyerek filmle ilgili faslı kapatayım. Vakit kaybı.

[D]

movie_forty_threeOldukça ilginç bir film Movie 43. Nasıl yorumlayabilirim en ufak bir fikrim yok. 14 farklı hikayenin bir şekilde kesiştirildiği filmde kamera arkasına Elizabeth Banks, Brett Ratner, Bob Odenkirk, Peter Farrelly gibi isimler geçmiş. Oldukça da ünlü isimlerle dolu bir kadrosu var. Kate Winslet ve Hugh Jackman’ın yer aldığı “The Catch” her ne kadar sınırları zorlasa da filmin en çok kahkaha toplayan kısa filmi. Naomi Watts’lı “Homeschooled” bana biraz aşırı geldi. “The Proposition” ise tam Farrellyler’e yakışacak bir hikaye olmuş. Üzerine kaka yapılmasını isteyen kadın… Evet, yanlış duymadınız! Emma Stone’un varlığı sebebiyle gönüllerimiz şenlendiren “Veronica”, bu fikri bulmak için çok mu düşündüler diye kafa patlattığınız “iBabe”, Batman ile Robin’in arasının bozulmasına sebep olan “Superhero Speed Dating”, bir kızın ilk kez regl olması üzerinden daha ne kadar espri yapılabilir dedirten “Middleschool Date”… O kadar ilginç hikayeleri var ki filmin, anlatmak yetmiyor. Bu arada Halle Berry’nin olduğu “Truth or Dare”e de güldüğümü eklemek isterim. Ama tamamen Stephen Merchant’in başarısı diye düşünüyorum. Peki genele vurursak Movie 43 nasıl? Vasat ama eğlendirici. Abartıldığı kadar kötü olduğunu düşünmüyorum. En azından hikayeler kısa olduğu için film kendini sürekli yenileyebiliyor. Eğer bel altı esprilere değişik reaksiyonlar verip kızarmıyorsanız keyif almanız mümkün.

[C-]

hangover_part_iii_ver7Başından beri anlamsız bulduğum, insanların nasıl bu kadar heyecanlanıp eğlendiklerini anlayamadığım The Hangover serisi sonunda bitti. Üçüncü film hala sinemalarda gösterilmekte. Ama ben hemen size yardımcı olayım, gitmeyin! Paranıza yazık. Ben hayatımda bir komedi filminde hiç bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum. The Hangover serisinin problemleri zaten hep sabit. Öncelikle fikir artık bayatladı. 100 dakikalık bir malzemeyi üç filme yaymak Peter Jackson çakallığını andırıyor. İkincisi Zach Galifianakis çok komik olsa da bu kadar temposu yüksek işlerde güldürmeyi başarabildiğini düşünmüyorum. Katıldığı programlarda ve diğer filmlerinde izlemekten keyif aldığım bir komedyenden soğumama sebep oluyor The Hangover. Devam edecek olursak… Bradley Cooper artık rol yapabildiğini kanıtlamasına rağmen üç filmde de nasıl en zayıf halka olmayı başardı hiç bilmiyorum. Ed Helms ise kısaca “komik değil”! Melissa McCarthy’nin kısaca gözükmesi haricinde tek bir esprisi dahi olmayan, yer aldığı her işte aynı karakteri canlandıran Ken Jeong’un artık komik olmaktan çıkıp can sıktığı bir eziyet The Hangover Part III. Eminim bunu da yere göğe sığdıramayıp zevk alanlar olacaktır, ama benim gözümde Maskeli Beşler’den bir farkı yok, kimse kusura bakmasın. O yüzden seriye yakışan, güzel bir notla veda edeyim istiyorum.

[F]

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. aserat54

    – 3. Readers’ Choice TV ödülleri aday oylamasında Alexander Skarsgard (True Blood), Laura Linney (The Big C), Oliver Platt (The Big C) Gabourey Sidibe (The Big C) isimlerini de ekleseniz iyi olur.
    – Ayrıca, 4. Readers’ Choice TV oylaması olursa En İyi Konuk Erkek / Kadın Oyuncu (Drama) – En İyi Konuk Erkek / Kadın Oyuncu (Komedi) kategorilerini de koyabilirseniz çok çok iyi olur bence…

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.