Side Effects

Side Effects

side_effects_ver2Aylar öncesinde izleyip bir türlü yazamadığım filmlerden biri Side Effects. Aslında “3 in 1” başlığı altında inceleyip geçilebilirdi ama Steven Soderbergh ve kadronun hatrına üzerine biraz konuşmak istedim. Sex, Lies and Videotape ile Traffic haricinde uzunca bir süre iyi film yapmaktan kaçınan Soderbergh, geçtiğimiz yıl Magic Mike ile eski formuna geri döndüğünün haberini vermişti zaten. Ayrıca HBO için yapılan Behind the Candelabra’nın aldığı olağanüstü eleştiriler de ortada. Normalde televizyon filmlerini yorumlamayı pek tercih etmiyorum, ama o kadar çok konuşuldu ki Michael Douglas ve Matt Damon’ın ekran aşkından ilerleyen zamanlarda Soderbergh’in çok sevilen TV filmini de yazabilirim. Side Effects ise Magic Mike’la başlayan yükselişin devamı aslında. Haywire’dan beri bir türlü yanından ayırmadığı Channing Tatum, kadim dostu Catherine Zeta-Jones, Contagion’da bir ortaklığa başladığı Jude Law ve yeni neslin yükselen yıldızı Rooney Mara eşlik ediyor Soderbergh’e. Peki filmi ortalamanın üzerine çıkartan şey ne? Buyrun konuşalım.

Dediğim gibi Soderbergh uzunca bir süredir iyi film yapmıyordu. Geçen sene her ne kadar Magic Mike, özellikle bizim ülkemizde kötü eleştirilere maruz kalsa da yönetmenin sevenleri tarafından bir geri dönüş işareti olarak görüldü. Kaldı ki az çok yönetmenin kariyerine hakim olan herkes, senaryoda ufak sıkıntılar yaşayan Magic Mike’ın genelinde daha umut veren bir hissiyat yakalayabilir. Side Effects de çok karakterli hikayelerdeki başarısının altını çizen yönetmenin, pek sevdiği türle buluştuğu yapım olmuş. Hakikaten de Traffic’den beri hiç bir Soderbergh filminde bu kadar gerildiğimizi, karakterleri tanıyabilmek için bu kadar uğraştığımızı hatırlamıyorum. Ama buradan da Side Effects’in olağanüstü bir senaryosu olduğu sonucuna ulaşmamak lazım. Çünkü oynadığı akıl oyunları kimi zaman karışıklıkdan ziyade, konsantrsayon kaybına sebep oluyor.

Scott Z. Burns’ün Contagion’da başlattığı modern zaman eleştirileri serisinin bir yenisi Side Effects. Yine sağlık sektörüne büyük bir saldırı var. Burns, Contagion’da alamadığı hıncını Side Effects’de de ziyan etmemeye epey gayret etmiş. Yalnız ilk yarısında başardıklarını ne yazık ki ikinci yarısında devam ettiremiyor Burns’ün senaryosu. Öyle ki o muhteşem hikaye bir anda kendini küçük Hollywood kafasına bırakıyor. Ahlakını yitiren karakterler inandırıcılıktan epey uzaklaşıyor. Özellikle Catherine Zeta-Jones için yazılanlar… Hala bir kariyeri olmasına hayret ettiğim bir aktris kendisini. Bugüne kadar Chicago haricinde gerçekten “Başardı.” diyebileceğimiz tek bir rolü dahi yok. Bu istisnai durumu da bozuk saat bile günde iki defa doğru gösterir örneğiyle bağdaştırmama gerek yoktur umarım.

Kadroda Zeta-Jones’u saymazsak çok özel isimler var. Jude Law’u her daim izlemekten büyük keyif aldığımı hepiniz gayet iyi biliyorsunuz. Çok farklı amaçlarla kullanabileceği fiziğini ikinci plana attığı her rolü için ayağa kalkıp çığlıklarla alkışlamak geliyor içimden. Burada pek gösterişli bir karakteri yok ama filmi başından sonuna kadar sırtında taşıdığı gerçeğini de kimse değiştiremez. Rooney Mara ise hepimizin yeni takıntısı. The Social Network’de pek dikkatimizi çekemese de The Girl with the Dragon Tattoo sonrası bir anda yeni “it girl” oldu. Belki Jennifer Lawrence gibi kameralara çok alışık olmadığından asla o büyük şöhreti yakalamayacak ama şu an yeni jenerasyonun en umut vaat eden aktrislerinden birisi kendisi. Side Effects’de de türlü türlü rollerin üstesinden kolayca gelebildiğini çok güzel kanıtlamış. Channing Tatum’a da hep şans veriyorum biliyorsunuz. 5-10 yıl sonra alacağı rollerle Hollywood’un en özel aktörlerinden birine dönüşeceğine inancım tam. Burada rolü düşündüğümüzden daha kısa olsa da izlemek fazlasıyla keyif verdi.

Benim eklemek istediğim başka bir şey yok. Soderbergh’in hala bitmediğini hatırlamak için bile izlenmeye değer. Ayrıca Mara’nın çılgın bir makyaja maruz kalmadığı ilk büyük rolü. Vizyonu terk edeli çok oluyor, ama siz yine de yıl bitmeden Side Effects’i bir deneyin.

[B]

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

0 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir