Anastasia

Anastasia

anastasiaUzunca bir aradan sonra Oscar Maratonu’na da kaldığımız yerden devam etme vakti geldi diye düşünüyorum. Merak etmeyin maratonda geri kalmış değilim. İzleyip de yorumlamadığım sayısız En İyi Kadın Oyuncu ödüllü yapım var. Sadece biraz tembellik yapıp askıya almıştım, ama şimdi eğer güzel bir hız yakalarsak her gün bir tane Oscar Maratonu yazısı sunmayı düşünüyorum huzurlarınıza. Umarım bir aksilik ya da bir yoğunluk çıkmaz da sözümü yerine getirebilirim. Efendim, bugünün konuğu Anastasia. Pek muhterem Hollywood yıldızı, efsanevi aktris Ingrid Bergman’ın en özel performanslarından birini içeren Anastasia, klasik Hollywood kurallarıyla çekilmiş ve içerisinde o dönemin izlerini fazlasıyla taşıyan özel bir yapım. Maalesef En İyi Film kategorisine girme şansı elde edememiş. Ama zannediyorum çoğu izleyici için o yıl büyük ödülü alan Around the World in 80 Days’den kat kat kıymetli bir iş. Tek şanssızlığı aynı yıl The King and I ile seyircinin dikkatini başka bir yöne çeken Yul Brynner’ın oyları bölen varlığı. Ki En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almasında Anastasia’daki rolünün de büyük bir payı var bence.

1956 yapımı Anastasia, Rusya kraliyet ailesinin önemli bireylerinden biri olan Düşes’in izlerini arıyor. Tabii Çar’ın kızını bulmaya çalışırken bizi romantik bir ilişki ve güçlü aile bağlarıyla duygulandırmaktan da geri kalmıyor. Bir nevi Roman Holiday’in mutlu biten bir versiyonu gibi Anastasia. Kimyalarının asla tutmayacağına inandığınız, bambaşka hayatlar yaşayan iki insan bir anda gözünüzde ideal bir çifte dönüşüyor. Kraliyet ailesine bulduğu kızın Anastasia olduğunu inandırmak için canla başla uğraşan General, sert görüntüsünün altında sinema tarihinin en romantik adamı oluyor. Eminim, Anastasia’yı Rusya’nın tarihi üzerinden inceleyerek güzel saptamalarda bulunabilecek birileri vardır ama ben çok derin anlamlar taşıdığını düşünmüyorum bu tatlı hikayenin. Belki de ben yanılıyorumdur. Ingrid Bergman’la Yul Brynner’ı koşulsuz sevmek için gerçekleri inkar ediyor da olabilirim.

Ukrayna doğumlu Anatole Litvak’ın yönetmenliğini üstlendiği Anastasia’nın altında West Side Story, The Turning Point, The Way We Were gibi özel işlere imza atan Arthur Laurents’ın imzası var. Merak edenler için de hemen ekleyeyim, Marcelle Maurette’in aynı adlı oyunundan beyazperdeye uyarlanmış Anastasia. Bugüne kadar da pek çok kere konuk olmuş sinema salonlarına. Animasyonundan televizyon filmine, hatta pek çok farklı dizisine kadar türlü türlü versiyonları var. Ama hiç şüphesiz içlerinde en çok bilineni ve takdir edileni şu an konuştuğumuz 1956 yapımı film.

Ingrid Bergman için söylenebilecek çok bir şey yok. Yer aldığı her filmde harika olmayı başarabilen bir aktris. Şu an yaşadığımız dönemde çalışıyor olsaydı büyük ihtimalle Meryl Streep’in elinden rekorunu kolayca almış olurdu. Böylesine kusursuz bir aktrise kolay rastlanmıyor. 1944’de En İyi Kadın Oyuncu seçildiği Gaslight’daki performansıyla karşılaştırdığımda da hangisinin daha iyi olduğuna karar veremediğimi ekleyeyim. Çünkü Bergman yer aldığı her projede, canlandırdığı karakteri bambaşka bir şekilde yönetme kabiliyetine sahip bir kadın. Bana kalırsa Hollywood’un bugüne kadar gördüğü en iyi aktrislerden biri. Onunla aynı dönemde yaşayamamış olmak büyük bir kayıp. Yul Brynner’a olan hayranlığım da malum. Belki rol çeşitliliği anlamında diğer aktörlerden daha iyi değil ama kesinlikle Anastasia’da unutulmaz bir karaktere can vermiş. Ve tabii ki Helen Hayes… Bu filmin gizli hazinesi. Yer aldığı her sahnede dikkatleri üzerine toplayıp, yanındaki oyunculara kendini yetersiz hissettiren bir başka özel aktris. Yeri gelmişken Hayes’in 2 Oscarlı oyunculardan biri olduğunu da söyleyeyim. Anastasia ile adaylık alamaması ise düpedüz saçmalık.

Filmi izlemeniz için daha ne söylemem gerek bilmiyorum. Eğer ben unuturum diyorsanız, her yazımda Anastasia’ya hatırlatmaya da razıyım. Bergman’ın hatırına güncel filmlerden sıyrılıp vaktinizi Anastasia’ya ayırın derim.

[A]

Oscar Karnesi
En İyi Kadın Oyuncu (Ingrid Bergman)
En İyi Müzik – Drama/Komedi
En İyi Müzik -Müzikal

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. Metin

    Biraz uzun bir yorum yazacağım kusura bakmayın. Anastasia’nın hikayesi aslında o dönem pek spekülatif bir dedikoduya dayanıyor. 1917 yılında Bolşevik Devrimi gerçekleştikten sonra Rus Çarı ve ailesi uzun süre tutsak edilmiş sonra da kurşuna dizilerek öldürülmüştü. Ne var ki yıllar sonra birkaç kadın çıkıp kurşuna dizilerek öldürülmekten kurtulduklarını, isimlerinin Anastasia olduğunu söylemiş ve Rus Çarı’nın mirasından pay iddia etmişlerdi. Hiçbirinin hikayesi doğrulanmadı elbette.

    Anatole Litvak işte o dönem magazin basının çok meşgul eden bu hikayelerden bir film çıkarmış. Aslında bir tiyatro oyunuyken sinemaya uyarlanmış bir metin var önümüzde. Kendisi de Asya kökenli olan Yul Bryner general rolü için düşünülen ilk isim. Ingrid Bergman ise, kırklı yılların ortalarında sıradan ve yapay Amerikan filmlerinden sıkıldığı için Avrupa sinemasına yönelmiş, İtalyan Yeni Gerçekçiliğinin babası yönetmen Roberto Rossellini ile bir film çekimi sırasında evlilik dışı bir ilişki yaşayınca bu skandal olarak nitelenmiş ve de Bergman, ABD’yi terk edip bir dizi İtalyan ve Fransız filminde oynamıştı. Anastasia, onun ABD ve Hollywood’a dönüş filmiydi. Gerçi çok da dönmüş sayılmaz; en iyi kadın oyuncu ödülünü almak için ödül törenine gitmeyi reddetmiş ve de ödülü onun yerine yakın arkadaşı Carry Grant almıştı. Ertesi yıl en iyi film ödülünü sunma görevi Bergman’a verilince Bergman törene katılmış ve sahneye çıktığında ayakta alkışlanmıştı.

    Bu arada, Meryl Streep, Jessica Lange, Maggie Smith hem en iyi kadın oyuncu hem de iyi yardımcı kadın oyuncu ödüllerini almışlardı. Bu başarıyı gösteren iki kadın daha var; Ingrid Bergman (2 kez en iyi kadın oyuncu ve 1 kez en iyi yardımcı kadın oyuncu) ve Helen Hayes (1 kez en iyi kadın oyuncu, 1 kez en iyi yardımcı kadın oyuncu)… ve her ikisi de bu filmde.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir