Two Women

Two Women

two_women_ver2Audrey Hepburn filmleriyle bu aralar fazlasıyla haşır neşir olduğum için, aday olduğu yıllarda ödülü kaptırdığı aktrislerin performanslarına da ayrıca bir meraklıyım. Zannediyorum yakın zamanda Donald Spoto imzalı Enchantment: The Life of Audrey Hepburn’ü okumuş olmamdan kaynaklanıyor tüm bu alevlenmiş Hepburn ilgim. Sophia Loren’in Two Women ile aldığı Oscar’a çok laf edemiyor olsam da Breakfast At Tiffany’s karşısında elde ettiği zaferle hala yıldızım barışmış değil. Söz konusu savaşa atıfta bulunan ya da soykırıma ucundan dokunduran filmler olunca Akademi’nin bir anda kör alıp ödüllerini bir bir bu filmlere verdiğini hepimiz iyi biliyoruz. Ama Two Women’ın durumu bundan çok daha ötede. Çünkü Loren, tarihte İngilizce olmayan bir performansla En İyi Kadın Oyuncu seçilen ilk aktris aynı zamanda. Güzelliğinin ve yeteneğinin zirvesindeyken layık görülmüş bir ödül. “Starfucker” hikayesinden çok, yükselen güzel yıldızı taçlandırdıkları Külkedisi yıllarından biri 1961. Ben de bir yanda tüm zamanlar içerisinde en çok sevdiğim aktris olan Audrey Hepburn ve performansı yabana atılamayacak kadar kuvvetli olan Sophia Loren’i karşılaştırırken hala güçlük yaşayanlardanım. Takdiri şimdilik size bırakıp Two Women hakkında gevezelik etmeye geçiyorum.

2. Dünya Savaşı sırasında bombalanan Roma’yı terk eden anne kız, savaşın bitmesini beklemek üzere doğdukları topraklara geri dönmek için yollara düşerler. Ama bu yolculuk onlar için asla kolay geçmez ve her ikisini de bambaşka noktalardan etkileyerek unutulmayacak izler bırakır. Sevmelere doyamadığımız İtalyan yönetmen Vittorio De Sica’nın sayısız klasiğinden bir diğeri olan Two Women, hala savaşa olan yaklaşımı ve kimi zaman ırkçı olarak algılanabilecek söylemlerine rağmen bu zorlu süreçte kendince mücadele etmek zorunda kalan halkın problemlerini öyle güzel ortaya koyuyor ki filmin sıradan bir melodrama dönüşmeye çalıştığı anlarda bile tüm kusurları görmezden geliyorsunuz.

Beyazperdeye sayısız romanı uyarlanan Alberto Moravia’ya ait olan metnin orijinal adı La ciociara. Günümüzde bile hala çarpıcılığını koruyan hikaye, Vittorio De Sica gibi gerçekçi bir yönetmenin ellerinde iyice şaha kalkıp etkisi kolay unutulamayacak bir dramaya dönüşmüş. Finalin doğal özensizliği, anne ve kızının arasındaki kelimelerle ifade edilemeyecek bağ ve tankların, bombaların hayatın bir parçası haline dönüştüğü savaş atmosferi bir başka yönetmenle bu kadar iyi yorumlanabilir miydi emin değilim. ABD harici filmlere daha temkinli yaklaşılan bir dönemde beyazperdede gösterilmesi filmin en büyük kaybı. Ki zaten Two Women’a gelinmeden önce tamamen görmezden gelinmiş bir Bicycle Thieves var ki kabul edilebilecek gibi değil. Hatır için verilen senaryo adaylığı ve Onur Ödülü’nü saymıyorum. Vittorio De Sica’nın alamadığı yönetmenlik adayının mantıklı bir açıklaması yok.

Sophia Loren’in performansı kesinlikle dört dörtlük. Biraz da rolünün Audrey Hepburn’ünkünden daha çok yönlü olması sayesinde ödülü kazandığına inanıyorum. Yazının başında da söylediğim gibi AMPAS’ın bu tarz filmlere bir zaafı var. Bu çarpışmadan Loren’in sağ çıkması çok da şaşılacak bir durum değil. Filmin bir diğer harikası Eleonora Brown’ın adaylık alamaması ise büyük bir talihsizlik. En az Sophia Loren kadar iyi olan Brown’ın filmin kilit sahnesinden sonrasında sergilediği performans ayakta alkışlanlamayı hak ediyor. Bir de tabii Jean-Paul Belmondo var ki, reddedilemez karizmasını geri plan karakterine rağmen yer aldığı her sahnede parlamayı başarmış. Düşündükçe, Two Women’a yapılan haksızlığa daha çok bozuluyorum sanırım. Sophia Loren’i aday edip diğer üç oyuncuyu görmezden gelmenin sebebi ne olabilir ki?

Mutlaka izlenmesi gereken bir klasik olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Ben size Oscar Maratonu aracılığıyla bir kez daha hatırlatmış oldum. Ayrıca Bicycle Thieves’i tekrar izlemek için de bir bahaneye ihtiyacım vardı. Hazır Vittorio De Sica’dan bahsetmişken ben eski dostumla tekrar bir araya geleyim en iyisi.

[A-]

Oscar Karnesi
En İyi Kadın Oyuncu (Sophia Loren)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

0 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.