Kamera Arkası: Michel Gondry

Kamera Arkası: Michel Gondry

eternal-sunshine-of-the-ii23-g

Geçtiğimiz sezon yazmayı planlamıştım Michel Gondry’yi. Ama Mood Indigo’nun vizyon tarihi ve benim de yoğunlaşan programım sebebiyle Kamera Arkası‘nın üçüncü sezonuna sarktı. Lakin Mood Indigo’yu bahane olarak göstermeme rağmen hala Audrey Tautou’lu yeni Gondry filmini izleyebilmiş değilim. Umuyorum yakın zamanda bir kopyasını bulup arayı kapatırım. 2013 filmleri içerisinde onun için ayrı bir yorum yazarım diye düşünüyorum. Gelelim haftanın konuğuna. Fransa semalarından, Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile gönülleri fethetmiş, 1963 Versailles doğumlu bir yönetmen var karşımızda. Bir mucitin torunu olan Michel Gondry’nin eğitimi hakkında İngilizce bilgi bulmak pek mümkün değil ne yazık ki internette. Ama IMDb birkaç soruya yanıt vermiş.

Küçükken ressam ya da dedesi gibi mucit olmak isteyen Gondry, 80’li yıllarda bir sanat okuluna kaydını yaptırmış. Ardından da okuldan arkadaşlarıyla kurduğu Oui Oui adındaki grupta baterist olarak uzunca bir süre profesyonel müzik yapmış. İki albüm çıkaran Oui Oui’nin aynı zamanda da kliplerini yönetmiş Gondry. Grup 1992 yılında dağıldığında 29 yaşına gelmiş olan Michel’in çektiği videolar ünlü müzisyen Björk’ün ilgisini çekmiş ve Gondry’den bir videosunda ona yönetmen olarak eşlik etmesini rica etmiş. Ardından gelen başarısı da malum. The White Stripes’dan Radiohead’e, Beck’den Daft Punk’a kadar pek çok uluslararası üne sahip müzik gruplarının klipleri için yönetmenlik yapmış Gondry.

The Matrix’deki görsel efektle kurşunların yavaş olarak hareketini gösterme fikrinin babası bu arada Michel Gondry. Fakat o zamanlar çok ünlü olmadığı için The Matrix’in prodüktörü Joel Silver ile oldukça küçük bir meblağya anlaşmak zorunda kalmış. İlk filmi Human Nature’dan ziyade Charlie Kaufman’la birlikte çalıştıkları ikinci yapım, Eternal Sunshine of the Spotless Mind parlattı Gondry’nin yıldızını. Kişisel fikrimi soracak olursanız, ortalamanın üzerinde işler yaratabilmesine rağmen yetenekleri çok da ciddiye alınacak bir yönetmen olamadı bir türlü Gondry. Filmleri bana, o çok sevilen Eternal Sunshine of the Spotless Mind da dahil, biraz hantal geliyor. Ama hayranı çok. Kamera Arkası’nda ağırlamamak için bir sebebimiz de yok. Buyrun Gondry’nin kariyerinden konuşalım o zaman.

9lMsXY9KsJ1R4TdTbectLnOvYi6

HUMAN NATURE (2001)
Senaryo: 
Charlie Kaufman
Oyuncular: Patricia Arquette, Tim Robbins, Rhys Ifans, Rosie Perez, Miranda Otto, Peter Dinklage, Mary Kay Place, Robert Forster, Hilary Duff, Toby Hoss

Human Nature, Kaufman ile Gondry’nin birlikte çalıştığı ilk yapım. Yönetmenin ilk uzun metrajlı çalışması, Kaufman’ın ise Being John Malkovich’den sonra gelen beyazperdedeki ikinci senaristlik denemesi.  Büyük ihtimalle her ikisinin de kariyerindeki en zayıf halkalardan biri olduğu konusunda hepimiz hemfikirizdir. Oldukça kalabalık sözcüklerle dolu bir senaryosu ve abartıya kaçan performanslarla donatılmış Human Nature. Hem gişede, hem de eleştirmenlerden aldığı darbe gözardı edilecek gibi değil. Rhys Ifans’ın mecliste, Patricia Arquette’in karakolda, Tim Robbins’in ise yaşamla ölüm arasında verdiği hesap filmin temelini oluşturuyor. Kaufman yine sınırlarını zorlayarak oldukça özgün bir şey ortaya çıkarmış. Ama bu sefer yanında Spike Jonze gibi işinin ehli bir isim olmadığı için ortaya geveze, hatta baştan savma bir film çıkmış. Seyri eğlenceli olsa da, bana elindekileri boşa harcayan bir film gibi geldi. Gerçi NBR’ın verdiği senaryo ödülüne rağmen Human Nature’ın elinin çok kalabalık olduğunu da düşünmüyorum.

[C-]

Ödüller & Adaylıklar

  • NBR – En İyi Senaryo

eternal_sunshine_of_the_spotless_mind

ETERNAL SUNSHINE OF THE SPOTLESS MIND (2004)
Senaryo: 
Michel Gondry, Pierre Bismuth (hikaye), Charlie Kaufman (senaryo ve hikaye)
Oyuncular: Jim Carrey, Kate Winslet, Kirsten Dunst, Mark Ruffalo, Elijah Wood, Tom Wilkinson, Jane Adams, David Crıss, Deirdre O’Connell, Thomas Jay Ryan

2000’li yılların aşık olmayı çok istediğim, ama dünyanın geri kalanı kadar kapılamadığım filmlerindendir Eternal Sunshine of the Spotless Mind. Evet, Kaufman yine kalemini konuşturmuş. İçerisinde bir takım bilimkurgu öğeleri barındıran bir hikaye ancak bu kadar realist bir düzleme oturtulup, seyirciye yabancılaştırmadan ifade edilebilirdi. Kate Winslet’in performansıyla da öne çıkıyor tabii film. Ünlü aktris yaşadıklarını unutmak isteyen sıradışı fakat kırılgan Clementine olarak öylesine güçlü bir performans sunuyor ki Gondry’nin hantal kamerası pek umrunuza gitmiyor. Yine de Gondry’nin ellerinden çıkan trendeki tanışma sahnesi ve buzların üzerindeki yatağın görüntüsü hafızalardan kolay silinebilecek şeyler değil. Bütünündeki problemler sıkıntı yaratsa da kariyerindeki en eli yüzü düzgün film hala Eternal Sunshine of the Spotless Mind. Aynı zamanda da lise ve üniversitelerdeki sinema klüplerinin vazgeçilmezi film. Bir nesli favori filmini düşünme zahmetinden kurtardığına şüphe yok.

[A-]

Ödüller & Adaylıklar

  • Oscar – En İyi Kadın Oyuncu (Kate Winslet), En İyi Özgün Senaryo
  • BAFTA – En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu (Jim Carrey), En İyi Kadın Oyuncu (Kate Winslet), En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu
  • Altın Küre – En İyi Film (Müzikal/Komedi), En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal/Komedi – Jim Carrey), En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi – Kate Winslet), En İyi Senaryo
  • Critics’ Choice – En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu (Kate Winslet), En İyi Senarist
  • Cesar – En İyi Yabancı Film
  • SAG – En İyi Kadın Oyuncu (Kate Winslet)
  • WGA – En İyi Özgün Senaryo
  • NBR – En İyi Özgün Senaryo

2006_the_science_of_sleep_022

THE SCIENCE OF SLEEP (2006)
Senaryo: 
Michel Gondry
Oyuncular: Gael Garcia Bernal, Charlotte Gainsbourg, Miou-Miou, Alain Chabat, Emma de Caunes, Sacha Bourdo, Aurelia Petit, Pierre Vaneck

Kaufman ile yollarını ayırıp senaryolarını artık kendi yazma kararı alan Gondry, The Science of Sleep ile bir önceki filmindeki temalara ufak göndermelerde bulunmuş. Bu sefer yanında Amerikalı değil Fransız asıllı Charlotte Gainsbourg ve Meksika’dan çıkan en ünlü yıldızlardan Gael Garcia Bernal var. Filmle ilgili en önemli detay 10 yaşındaki küçük bir çocuğun yazdığı kısa hikayeden yola çıkılarak yapılması. Fakat görsel açıdan seyircisini tatmin edebilmeyi başaran Gondry bu sefer de senaryodan yana sınıfta kalmış. Belki de iç dünyasındaki tezat oluşturma arzusuyla anlaşamıyorum fakat tüm minimalist seçimlerine rağmen bu kadar yorucu olabilmeyi nasıl başarabildiğini de hala anlayabilmiş değilim. Genel olarak ortalamanın üzerinde eleştiriler almasına rağmen kesinlikle bir önceki filminde yükselttiği beklentileri karşılayamıyor. Rüya sahnelerinde içimizde bir şeylerin hareket etmesine sebep olsa da gerçek hayata geri döndüğünde aynı monoton hikayeleriyle buluşuyor Gondry.

[B]

Ödüller & Adaylıklar

  • Cesar – En İyi Artistik Katkı (Prodüksiyon tasarımı)

2008_be_kind_rewind_004_jack_black-1rgqwan

BE KIND REWIND (2008)
Senaryo: 
Michel Gondry
Oyuncular: Jack Black, Mos Def, Danny Glover, Mia Farrow, Melonie Diaz, Arjay Smith, Quinton Aaron, Chandler Parker, P. J. Byrne, Matt Walsh, Paul Dinello, Sigourney Weaver

Fragmanı sebebiyle büyük umutlarla başına oturduğumu hatırlıyorum Be Kind Rewind’ın. O zamanlar Eternal Sunshine of the Spotless Mind çevremdeki herkesin dilinde olduğu için Gondry’nin de harikalara yaratabilecek bir yönetmen olduğuna inanıyordum tabii. Fakat film kariyerindeki sayısız vasatlıklardan biri çıktı. Ben kendini avantgart olmak için bu kadar zorlayan, yapmacık bir film izlememiştim sanırım. Wes Anderson ve Spike Jonze’un filmlerinin kötü bir taklidi gibi duruyor Be Kind Rewind. Karakterlerinden hikayenin kendisine kadar çoğu şeyi anlamsız ve de absürd olamayacak kadar sıkıcı. Gondry’nin kişisel filmler yapmayı sevdiğinin farkında olsam da altını çizmek istediği problemleri yarısına gelmeden unutan, saygı duruşunda bulunmak istediği efsanelerin kemiklerini sızlatan kötü bir film Be Kind Rewind. Kötü senaryo yazmanın da canlı örneği.

[C]

the_green_hornet10

THE GREEN HORNET (2011)
Senaryo: 
George W. Trendle, Fran Striker (orijinal hikaye), Seth Rogen, Evan Goldberg (senaryo)
Oyuncular: Seth Rogen, Jay Chou, Christoph Waltz, Cameron Diaz, Tom Wilkinson, David Harbour, Edward James Olmos, Jamie Harris, Chad Coleman, Edward Furlong, Analeigh Tipton, James Franco

1930’lu yıllardaki bir radyo programında okunan, hatta Bruce Lee’nin de zamanında yer aldığı bir televizyon uyarlaması olan The Green Hornet’nin 2011’deki Michel Gondry imzalı macerası son yıllarda izlediğimiz en kötü filmlerden biriydi. Daha evvel Kevin Smith’in ellerinde olan proje bir takım anlaşmazlıklar sebebiyle birkaç yönetmen gezip en son Gondry’ye teslim edildi. Bir türlü istediği kadar komik olmayı başaramayacak Seth Rogen’ın başını çektiği ekipte pek çok ünlü yıldız olmasına rağmen filmi ne yazık ki kimse kurtaramadı. Neyse ki bu filmi beğenmeyen bir tek ben değilim. Zeka yoksunu senaryosu ve beyninizde hasar yaratabilecek kötülükteki finaliyle ilgiyle eleştirmenler de oldukça coşkulu tepkiler veriyorlar. 2011’deki Oscar Boy & Readers’ Choice Ödülleri’nde En Kötü Film adayları arasında yer aldığını da hatırlatayım. Ne ilginçtir ki eleştirel anlamdaki başarısızlığı gişeden mutlu ayrılmasını engellememiş. 120 milyon dolarlık bütçesine karşılık yaklaşık 230 milyon dolar kazanmış film.

[F]

the-we-and-the-i-photo-1

THE WE AND THE I (2012)
Senaryo: 
Michel Gondry, Paul Proch, Jeff Grimshaw
Oyuncular: Joe Mele, Michael Brodie, Teresa Lynn, Laidychen Carrasco, Raymond Delgado, Jonathan Ortiz, Jonathan Worrell, Alex Barrios, Meghan Niomi Murphy, Raymond Rios, Brandon Diaz, Elijah Canada, Manuel Rivera, Jacobchen Carrasco, Mia Lobo, Amanda Kay Riley, Jillian Rice

Gondry’nin deneysel sayılabilecek diğer işleriyle kıyaslandığında, içlerinden en iyisi denilebilecek bir film olmuş The We and the I. Yanlış hatırlamıyorsam geçtiğimiz sene Filmekimi’ne konuk olmuştu. Ben gelen yorumlar sebebiyle bilet almamıştım ama şimdi bakıyorum da, düşündüğüm kadar kötü bir film değil kesinlikle. Hala Gondry’yi ciddiye almamıza sebep olacak bir film yok tabii ama The We and the I’ın tek bir otobüs yolculuğu içerisinde seyircisine anlatmayı başardığı hikayeler oldukça tatmin edici. Normalde tiyatro sahnesine daha çok yakışacak bir metin gibi dursa da bir otobüs dolusu öğrenci ile belli bir jenerasyonun ruhunu çok güzel yakalamış Gondry. Karakter sayısı fazla olmasına rağmen yazdığı diyaloglarla filmin belini doğrultmuş. Umuyorum ilerleyen yıllarda yaptığı işlerde de geri dönüp baktığında başlangıç noktası olarak bu filmini seçer. Uzun zamandır yapmadığı kadar iyi, yenilikçi ve özgün çünkü The We and the I.

[B-]

GELECEK PROGRAM: Bong Joon-ho

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. aserat54

    Nicole Kidman’lı Grace of Monaco’nun vizyon tarihi, 2014 ilkbaharına alınmış. Weinstein tarafından tabii ki de. Ödül sezonunda olup olmayacağını tam bilmiyorum. Ama, ortalıkta bir teaser dolaşıyor. Sanırım, fragman da yakında gelir.
    Ayrıca, The Wolf of Wall Street de ya Aralık 2013’e ya da 2014’e ertelenebilirmiş. Shutter Island gibi bir şey olabilir yakında. Olmasın, çünkü sabırsızlıkla bekliyorum…
    Sizin de düşüncelerinizi almak istiyorum bu konuda.
    Yazınız da çok iyi olmuş. Ellerinize sağlık… 🙂

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir