Enough Said

Enough Said

enough_said

Dur durak bilmeksizin Catherine Keener’ı filmlerinde oynatmasıyla tanıdığımız Nicole Holofcener, Amerikan bağımsız sinemasının önemli kadın yönetmenlerinden biri. Bugüne kadar çektiği filmler eleştirel anlamda pek tatmin edici olmasa da bir şekilde seyirciye ulaşmakta hiç güçlük çekmedi. Hatta ilk dönem filmlerini bir kenara atarsak, Friends with Money ve Please Give’in beklenenin de üzerinde tepkiler aldığına şüphe yok. Fakat bugüne kadar hep dağınık hikayelerle hantal filmler yaptığı için çok ciddiye aldığımız bir yönetmen de olamadı kendisi. Bizim için bir nevi bağımsız Nancy Meyers gibiydi. Daha sönük ama özü aynı olan hikayeler… Yine de Friends with Money’de Jennifer Aniston’a kariyerinin tek farklı rolünü vermesi ve Please Give’de de Amanda Peet’den harikalar yaratması sebebiyle, Holofcener’in çalıştığı aktrisleri parlattığına aşinaydık. Enough Said ise çalıştığı oyunculara kendilerini gösterebilmeleri için yeterli alanı sunarken, aynı zamanda da yönetmenin bugüne kadarki en eli yüzü düzgün işi olmayı başarıyor.

Bir tesadüf eseri aynı partide boşanmış bir karı kocadan, hiç habersiz, birini arkadaş diğerini ise sevgili olarak hayatına alan Eva gerçeği öğrenince ufak yalanlarla hayatını devam ettirir. Başta oldukça zararsız gözüken bu durum Eva’nın hem Marianne, hem de Albert ile yakınlaşmasıyla tehlikeli olmaya başlar. Orta yaş romantik komedisi gibi gözüken Enough Said, ilişkilere “Karşımızdaki hakkında elimizde bir kullanma kılavuzu olsaydı ne yapardık?” sorusunu soruyor. Filmin ana karakteri Eva da şeytani bir kadın değil de, hepimizin düşebileceği tuzaklarla oyalanan, düz mantıklı ve hayattan birkaç kere kazık yediği için artık ne istediğini bildiğini zanneden bir kadın olarak tasvir edilmiş.

Holofcener’in senaryosu hiç olmadığı kadar olgun. İlk kez yarattığı karakterlerin yaptıklarında bariz bir amaçsızlık göze çarpmıyor. Filmin özellikle en önemli üç kişisi, tamamen ayakları yere basan insanlar. Tabii keşke Eva’nın en yakın arkadaşı Sarah ile kocası da diğer karakterler kadar üç boyutlu olabilseydi ve ben de daha yüksek bir puan verebilseydim. Neyse. Dediğim gibi, bugüne kadarki en olgun işi Holofcener’in. Bağımsız sinema içerisinde değerlendiriyor olsak da belli belirsiz ana akıma yakın duran yönetmen, bu sefer tavrını açıkça belli etmiş. Enough Said, Nancy Meyers’ın fabrikasından çıkmış ve iyi yapılmış bir gişe romantizmi gibi duruyor. Boşanmış, orta yaşlı karakterlerin aşk öyküsü ne kadar ilginizi çeker bilmiyorum ama Enough Said benzerleri gibi ilişkinin dinamiklerini yatak üzerinden oluşturmadan oldukça tatlı bir hikaye sunuyor.

Seinfeld’den beri hayranlıkla izlediğimiz Julia Louis-Dreyfus esasında çok yönlü bir aktris değil. The New Adventures of Old Christine ve Veep’de de hep aynı çizgide ilerliyor. Fakat komedide o kadar başarılı ki ufak nüanslar ve mimiklerle özünde hep aynı olmasına rağmen, her karakterini satabilmeyi başarıyor. Enough Said’de oldukça başarılı bir performans çıkarmış. Altın Küre’nin Komedi /Müzikal dallarında bir boşluk olursa, Louis-Dreyfus’un Veep’in haricinde ikinci bir adaylık aldığına şahit olabiliriz. Geçtiğimiz aylarda aniden vefat eden James Gandolfini’yi de çok severek izledim. Holofcener’in senaryosunda Albert’ın boşluğunu başkası dolduramazmış gibi hissettim nedense. Şimdiden Gandolfini’nin Oscar ihtimallerinden konuşanlar var. Her zamanki gibi iyi bir performans sunduğuna şüphe yok, fakat ciddi bir kampanya yapılmadığı müddetçe Akademi’nin kolay kolay radarına gireceğini düşünmüyorum. Geçen seneki Hope Springs vakasını hatırlattı bana. Meryl Streep’in son yıllardaki en iyi işi olduğunu düşünüyordum. Lakin sezon için pazarlanacak büyük bir sahnesi yoktu.

Holofcener’in bir türlü vazgeçemediği oyuncusu (ki hiç şikayetim yok) Catherine Keener, önemli rollerden bir diğerini canlandırıyor. Tıpkı Louis-Dreyfus gibi aynı rollerde görmeye alıştığımız birisi kendisi. Ama harikulade bir oyuncu. Perdedeki karizmasından etkilenmemek mümkün değil. Burada Albert’ın eski eşi, Eva’nın yeni arkadaşı ve müşterisi olarak izliyoruz kendisini. Holofcener dünyasında görmeye alışkın olduğumuz, yüksek standartlarda yaşayan entelektüel kadın olarak karşımıza çıkıyor. Filmin gereksiz gördüğüm yan karakterlerinde ise Toni Collette ve Melissa McCarthy’nin eşi Ben Falcone var. İyi değerlendirilmemiş fırsatlar gibi göze batıyor ikisi de.

Enough Said, neredeyse her filmi beğendiğim Filmekimi’nin armağanlarından bir diğeri. Yılın zannediyorum en iyi romantik komedisi. Nicole Holofcener filmografisinin de yıldızı. Tam bir komedi olmamasına rağmen bolca da kahkaha vaat ediyor. Ülkemizdeki vizyon tarihini takip edip, yakalayın derim.

[B]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir