This Is the End

This Is the End

this_is_the_endJudd Apatow ve Seth Rogen’dan artık o kadar çok şikayet ettim ki son dönemde beğendiğim işlerini bile hatırlamaz aldım. Halbuki Apatow’un yapımcı olarak karşımıza çıktığı Bridesmaids ve HBO’da yayınlanan Girls birbirinden kaliteli işler. Seth Rogen’ın da 50/50 ve Take This Waltz ile garip garip gülen kıvırcık saçlı şişko adamdan daha fazlası olduğunu çoktan öğrendik. Ama işte eski alışkanlıklar kolay bırakılmıyor sanırım. Hala Seth Rogen ya da Judd Apatow’un ismini görünce şüpheyle yaklaşıyorum. Bugün konuşacağımız This Is the End, Apatow’dan tamamen arınmış bir Seth Rogen projesi. Daha evvel birlikte çalıştığı arkadaşlarını bir araya toplayıp, farklı bir konseptle özgün bir filme imza atmışlar. Televizyonda 30 Rock, Parks and Recreation ve Modern Family gibi kaliteli komedilerle gülmeye olan hasretimizi giderdiğimiz için beyazperdedeki sayısı az olan başarılı komediler daha da değerleniyor tabii. Bu yıl The Heat ve I Give It a Yeart ile birlikte kahkaha attırmaya gelen en iyiler arasında diyebilirim This Is the End için.

Pineapple Express ve Superbad sonrası hem The Green Hornet, hem de The Watch’un senaryosuyla hayal kırıklığı yaratan Evan Goldberg’le birlikte kaleme almış This Is the End’i Seth Rogen. Film, tüm oyuncuların gerçek hayattaki kimliklerinin daha karikatürize halleriyle enteresan bir kıyamet senaryosuna sürüklüyor bizi. Kanada’da çalışmakta olan Jay Baruchel, şehre geri dönünce eski dostu Seth Rogen’da kalıyor. Rogen’ın yeni arkadaşlarından pek hoşlanmayan Baruchel, zorla James Franco’nun evindeki partiye sürükleniyor. Daha sonrasında da Rihanna’dan Michael Cera’ya kadar pek çok ünlünün teker teker cehenneme giden çukuru boyladığını izleyip geri kalanlarla eğlenmeye bırakıyor This Is the End bizi.

Rogen ile Goldberg’in senaryosunda daha önce duymadığınız bir öykü ya da farklı bir hikaye anlatımı yok. Fakat tüm oyuncuların kendileriyle dalga geçebilmeleri sebebiyle, egonun hiç uğramadığı bu ortamda oldukça samimi, bir o kadar da absürd bir şey çıkmış ortaya. Başta çok büyük kahkahalar atmasanız da Cera’nın basındaki kimliğiyle uyuşmayan seks ve uyuşturucu bağımlısı halleri, James Franco’nun yıllardır kulaktan kulağa dolanan gay olduğu dedikodularıyla dalga geçişi, hatta aldığı Oscar adaylığına ufaktan dokundurulan Jonah Hill’e kadar uzanıyor bu sınırsız komedi. Finalde uzaylılar tarafından tecavüz edilen aktörleri izleyip, hikayeden çok kendilerini düşürdükleri hallere gülmeye başlıyorsunuz. Tam bir kahkaha makinesi değil film; fakat Seth Rogen’ın tanıdık olduğumuz matematiğiyle güldürmeyi asla ihtimal etmeyen bir komediye dönüşüyor.

Filmin en çok izlediğimiz, James Franco’nun evinde onunla birlikte hapsolanlar arasında Seth Rogen, Jonah Hill ve Jay Baruchel’e ek olarak Danny McBride ile Craig Robinson var. Ekibin yanına ufaktan uğrayan Emma Watson ve filmin başlangıcında epey şaşırtan Michael Cera haricinde Mindy Kaling, Christopher Mintz-Plasse, Rihanna, Paul Rudd, Kevin Hart, Aziz Ansari, Jason Segel gibi isimleri izleyebiliyorsunuz. Channing Tatum’a da oldukça komik, yine gerçek kimliğiyle güzel alay eden ufak bir rol yazılmış. Ayrıca filmin sonunda bir sürpriz var; fakat isimlerini söyleyip sürprizi bozmak istemiyorum. Herhangi bir performansdan bahsedilecek bir film olmadığı için bu faslı kısa keseceğim. Herkesin elinden gelenin en iyisini yaptığını söylesem yeterli olur sanıyorum.

Lafı daha fazla uzatmanın alemi yok. Son yıllarda sayısı artan absürd komediler arasında en iyilerden biri This Is the End. Ben sürekli gülebilmeyi başardım. Fragmanını gördüğümde de epey merak etmiştim zaten. Bir komedi devrimi olmasa da izlenmeyi hak ettiği kesin. Verebileceğim en yüksek notu veriyorum.

[B-]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir