The Kings of Summer

The Kings of Summer

kings_of_summerİstisnasız her yıl Türkçe’ye çocukluktan yetişkinliğe geçiş olarak çevrilebilecek “Coming of age” hikayelerinden birkaç tane izliyoruz. Sadece son birkaç yıla baktığınızda bile The Perks of Being a Wallflower, Pariah, Submarine, Nowhere Boy, Fish Tank gibi sayısız ve birbirinden farklı örnekler görebilirsiniz. Bu yıl bu boşluğu doldurmak adına elimizde The Way Way Back, The Spectacular Now, çok da türe uymasa da Blue Is the Warmest Color ve birazdan üzerine konuşacağımız The Kings of Summer var. Şimdiden türün hayranlarının orada burada bu filmlerden bahsettiğini görüyorsunuzdur zaten. Aslında Abdellatif Kechiche’nin filmi dediğim gibi bu türe uymuyor. Ama özünde Adele’in hikayesi de bir “coming of age” durumu. Hem de bugüne kadar yapılmış en iyilerinden. Biz gelelim ülkemizde vizyon şansı bulamayan The Kings of Summer’a…

David Letterman’ın ekibinde birden fazla görevde yer alan Chris Galletta’nın filme dönüştürülmüş ilk senaryosu The Kings of Summer. Üç farklı erkek çocuğunun kendilerini ailelerinden ve medeniyetten izole edip kimselere haber vermeden ormanda geçirdikleri birkaç haftayı konu alıyor. Joe, babasının yeni hayatına uyum sağlamaktan sıkılmış bir çocuk. Patrick ise annesinin kontrolcü ve optimist tavırlarından hoşnutsuz. Hikayenin üç numaralı adamı Biaggio’yu açıklayabilecek bir cümle ise yok ne yazık ki. Büyük ihtimalle zihinsel özürlü karakter olarak eklenmiş; fakat senaryo 5 dakikada bir kendini aynı yerde bulduğu için çuvallamaktan ötürü Biaggio’yu açıklamaya fırsat bulamıyor.

Filmin yönetmeni Jordan Vogt-Roberts’ın bugüne kadar herhangi bir filmini izlemedim. Fakat Zach Galifianakis’in başını çektiği Funny or Die ekibiyle birkaç kere çalışmış kendisi. Zannediyorum senaristle olan bağları da buradan geliyor. Paralel komedi çevrelerinde deneyimi olan iki farklı isim kendisi. Belki televizyonda ya da internet üzerinde belirli bir başarı yakalamış olsalar da buradaki ortaklıklarının pek işe yaradığını söyleyemeyeceğim. The Kings of Summer kesinlikle sonunda memnuniyetsiz kaldığınız bir film değil; ama hikaye kendini o kadar çok tekrar ediyor ki bir noktadan sonra elinizdeki kaydın problemli olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Fikir aşamasında büyük ihtimalle epey heyecanlanan ikili iş uygulamaya gelince daha önce gördüğü hikayeleri arka arkaya sıralamış. Hele ki ebeveynler ve çocukları arasındaki çatışmaya yönelik yazılan her şey bana çok acemi işi geldi. Kaldı ki çok deneyimli isimlerin ellerinden çıkma bir film de değil zaten The Kings of Summer. Sıkıntıları görmezden gelmemize yardımcı olacak bir komedisi de yok maalesef.

Üç genç televizyon yıldızına vermiş rolleri Vogt-Roberts. Bunlardan birisi The Big C’de harikalar yaratan Gabriel Basso. Bence gelecek vaat eden bir aktör kendisi. Çok da ilginç bir yüzü var. Ekrana çok yakıştırıyordum, beyazperdede de aynı hissi yaratmaya devam ediyor. İkincisi Melissa & Joey’de rol alan Nick Robinson. Hikayenin tüm ağırlığı sırtında olmasına rağmen rolünde hiç sırıtmamış. Fakat ben Joe’yu karakter olarak rahatsız edici bulduğumdan dolayı Robinson’ın performansına pek dikkat edemedim. Üç numara ise Hannah Montana’dan Moises Arias. Canlandırdığı karakter senaryonun altında kalmış bir tren enkazı adeta. Neyse ki Arias nüanslı oyunculuğuyla kusurları üzerini biraz olsun kapatıyor. Çocukların ebeveynleri olarak da gerçek hayatta evli olan Megan Mullaly ve Nick Offerman’a rol verilmiş. Filmde evli değiller; fakat bu ikiliyi aynı kare içerisinde görmek beni mutlu ediyor. Biri Parks and Recreation’da harikalara yaratmaya devam ediyor. Biri de Will & Grace’in unutulmaz Karen Walker’ını canlandırmıştı zaten. Burada pek bir espriler yok tabii ama izlemekten keyif aldım ben yine de.

Özetle, The Kings of Summer vasat bir çocukluktan yetişkinliğe geçiş hikayesi. Orijinal bir fikri olmadığı gibi düşündüğü kadar naif de değil. Yapmaya çalıştığı espriler bu filmden etkilenmesi beklenen yeni jenerasyon için oldukça bayat geldi bana. Meraklısı haricinde kimse izlemese de olur.

[C]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

0 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir