Frances Ha

Frances Ha

frances_haBirbirleriyle olan yakınlıkları ve bağlantıları sebebiyle hep aynı grupta kategorize etmeyi sevdiğim Sofia Coppola, Wes Anderson ve Spike Jonze’lu ekibin dördüncü ismi Noah Baumbauch. İçlerinde de en az tanınanı belki de. Ama en az diğer üç dostu kadar kaliteli filmler yapabilmeyi başaran, yol arkadaşları gibi kalemi de kuvvetli olan özel bir yönetmen kendisi. Bugüne kadar kamera arkasına geçtiği The Squid and the Whale, Margot at the Wedding ve Greenberg gibi işleri ne yazık ki hak ettiği değeri görmeyen filmler oldu. Sıradışı dörtlünün elinden çıkan her şeyi tüketmeye programlı olan hayranları olarak biz, Baumbauch filmlerini bir kez olsun kaçırmadık. Lakin Sofia Coppola’nın Marie Antoinette’i, Wes Anderson’ın Moonrise Kingdom’ı, Spike Jonze’un Adaptation’ı kadar izlenmedi hiç biri. 2013’ün ilk yarısında, İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde buradaki seyircisiyle buluşan Frances Ha, yine o büyük filmler kadar çok izlenmeyeceğini bildiğimiz yeni Baumbauch projesi. Gerçi özellikle yabancı eleştirmenler Greta Gerwig’e hakkını teslim etmek için epey çabalıyor. Keşke Akademi de böyle küçük filmleri izlemek için zaman harcayıp, bizleri sevindirebilse. Ama neyse. Bu Akademi ve bağımsız film bağı çok daha vakit isteyen bir tartışma konusu. İyisi mi biz Frances Ha’yı neden çok beğendiğime geçelim.

Frances Ha, her ne kadar alışmış olduğumuzdan yaşça daha büyük bir ana karaktere sahip olsa da, bir büyüme hikayesi. Ev arkadaşı Susie ile bugüne kadar eğlencesi bol, unutulmaz anılarla dolu yıllar geçiren Frances, Susie’nin hayatına verdiği yeni yön sonrası yaşadığı, ama bir türlü parçası olamadığı New York’da yetişkinlik çağına geçmeye çabalıyor. Fakat aşk, sosyal ve iş hayatındaki koca boşluk Frances’ın düşündüğünden daha da zor doldurulduğu için film belirgin bir depresiflikle olmasa da Frances’ın zorlu patikasına çeviriyor kamerasını. Böylece 2013 yılı içerisinde komedi ve dramayı bu kadar muazzam bir şekilde harmanlayan ilk filmimizi izlemiş oluyoruz.

Baumbauch bu sefer senaryosunu yazarken filmin ana karakterini canlandıran genç oyuncu Greta Gerwig’den yardım almış. Beraber kotardıkları hikaye, HBO’nun harika dizisi Girls’ü hatırlatıyor kimi zaman. Tabii daha üsturuplu, daha amaçlı her şey. Belki de Girls ekibinin en orijinal adamı Adam Driver’ın varlığı böyle düşünmemize sebep oluyordur. Ama Frances ile Sophie arasındaki telefon konuşması bile bana Lena Dunham’ın Hannah ve Marnie’ye uygun gördüğü arkadaşlık hikayesini hatırlattı. Görünürde oldukça doğal, hepimizin bir şekilde yaşadığı, o en tanıdık olana yabancılaşma hikayesi. Frances Ha belki hayat ve dostluk üzerine çok olağanüstü mesajlar vermiyor. Fakat Baumbauch ile Gerwig’in saptamaları 20-30 yaş aralığındaki her gence tanıdık gelecek şeylerle dolu. Komedi sosuna bulanması, sivri köşeleri biraz köreltmiş olsa da, benzer yollardan geçen izleyici için çarpıcı olabilmeyi başarıyor.

Noah Baumbauch’un bir yönetmen olarak da kariyerinin zirvesinde olduğu söylenebilir. Prodüksiyon açısından büyük masraflar gerektirmeyen Frances Ha’nın reji seçimleri, hikayedeki zengin noktalarının altının çizilmesi ve tamamen samimi bir şekilde kameraya alınmasıyla gücünü arttırdığı kesin. Çok fazla dış mekan çekimi olmaması ve siyah beyazın tercih edilmesine rağmen yarattığı New York atmosferi de bir başka artı. Bu “sıfırdan başlama” öyküsü, Baumbauch’un The Squid and the Whale’dan bu yana yaptığı en güçlü iş ayrıca. Uzun zamandır ne yapmak istediğini bu kadar bilen bir senaryoyla geçmemişti kamera arkasına. Bağımsız sinemanın bu yılki en özel örneklerinden biri olduğunu da ekleyeyim.

Greta Gerwig’in performansı olağanüstü. Frances’ı bu kadar sevmemiz, onun doğru yöne sapmak için verdiği mücadelede kendisine bu kadar yakın hissetmemizin tek sebebi Gerwig. Keşke Akademi üyelerinin başına saksı düşse de Adele Exarchopoulos ve Paulina Garcia’yla birlikte Gerwig’i de o listeye ekleseler. Yine sezon sonunda avcumuzu yalamak zorunda kalacağız sanırım. Frances’ın hayal kırıklıklarında büyük bir yeri olan Sophie karakterini Mickey Sumner canlandırmış. Low Winter Sun izleyicisinin tanıdığı aktris, ne yazık ki burada parlamayı pek başaramıyor. Girls’ün yıldızlarından Adam Driver, yine kendine has bir role can veriyor. Girls’ün Adam’ı kadar problemli değil; ama en az onun kadar uçlarda. Ayrıca Meryl Streep’in yetenekli kızlarından Grace Gummer’ı da izleme şansı yakalıyoruz kısa da olsa. Ablası Mamie’yi de zevkle izlediğim için bu iki genç aktrisin beyazperdedeki yolculuğuna şahit olmak hoşuma gidiyor. Tabii yine de tüm kadronun Greta Gerwig’in gölgesinde kaldığını söylemeliyim. Ki senaryo da diğer karakterlerin öne çıkmasına pek izin vermiyor zaten.

Frances Ha, Baumbauch sinemasının en başarılı örneklerinden biri. Bu yıl izlediğim yapımlar arasında da özel bir yere sahip oldu benim için ayrıca. Pürüzler oldukça az. Elindekiyle en iyisini yapmayı başarabilen bir yapım. Mutlaka izlenmesi gerek. Hazır Başka Sinema, salonlarında Frances Ha’yı ağırlarken bir gidip görün derim.

[A]

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

0 Yorum

    1. Umur Çağın Taş

      2012 yapımı olması bir şeyi değiştirmiyor. Ben filmlerin yapıldığı ülkelerde hangi yılda vizyona girdiğine bakarak değerlendirmeye alıyorum. Frances Ha bu sebeple 2013 değerlendirmelerine dahil olacak.

      Yanıt
  1. Metin

    Sanırım bu sene oscarboy ödüllerinde kadın oyuncu adayları akademinin adaylarından epey farklılaşacak. Şimdiden üç aday (Exarchopoulos, Gerwig, Garcia) akademinin uzağında ırağında. Bir de üstüne Berenice Bejo’yu eklerseniz, akademiye aday olan kadınlardan bir tek Cate Blanchett’e yer kalacak gibi 🙂

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir