Kamera Arkası: Abdellatif Kechiche

Kamera Arkası: Abdellatif Kechiche

975988_576081759079431_1375793467_o

Bu hafta Kamera Arkası bölümünün konuğu, Mayıs ayında gerçekleşen Cannes Film Festivali’nden filmin oyuncuları Adele Exarchopoulous ve Lea Seydoux ile birlikte Altın Palmiye alan Abdellatif Kechiche. Tunus doğumlu yönetmenle bu seneye kadar tanışma imkanı yakalayamamıştım, yalan söylemeye gerek yok. Hatta Blue Is the Warmest Color haricindeki filmlerinin varlığından bile haberim yoktu. Fakat orijinal adı La vie d’Adele olan filmin, 2013’ün en iyilerinden biri olduğunu düşündüğüm için fırsattan istifade Kechiche’yi Oscar Boy sayfalarında ağırlamak istedim. Son filmi, kariyerinin önceki basamaklarında ne yaptığını merak etmeme sebep oldu.

Ne yazık ki internet üzerinde İngilizce bir biyografisini bulamadım Kechiche’nin. Satır aralarından yakaladığım bilgilerle bir şeyler karalayacak olursak… Çocuk yaşta ailesiyle birlikte Tunus’dan Fransa’ya yerleşmiş. Tiyatroya olan merakından dolayı drama okumuş ve pek çok önemli oyun sahneye koymuş. Yönetmenliğe başlamadan evvel birkaç filmde rol almış. Abdel Kechiche adıyla yer aldığı yapımlardan Mint Tea sayesinde performansı ödüllendirilmiş hatta. Derken bu sanat aşkı onu yönetmenliğe yönlendirmiş. Önce birçok senaryo yazmaya başlamış. Fakat Jean-Francois Lepetit’nin ilgisini çeken Poetical Refugee’ye kadar bir türlü yönetmenlik koltuğuna oturamamış.

Kechiche’nin sineması yakın planları, doğal oyunculukları ve illa ki geldiği toprakların insanlarını barındıran hikayeleriyle tanınıyor. Filmekimi’nde izleme imkanı yakaladığım Blue Is the Warmest Color’dan hemen sonra diğer 4 filmini de sırasıyla izlediğim için aralarındaki bağı görmek benim için daha kolay oldu. Bundan sonra nasıl bir film çekeceği hakkında en ufak bir fikrim yok. Fakat Kechiche’nin her daim yönettiği yapımları izleyeceğime şüpheniz olmasın. Filmleriyle geç de olsa buluştuğum için çok mutlu olduğum yönetmenlerden biri kendisi. Umuyorum Lea Seydoux ile aralarında devam eden tartışma (Seydoux sevişme sahnelerini çekerkenki rahatsızlığını belirtti. Kechiche kendisini şımarık bir kız çocuğu gibi davranmakla suçladı. Ardından Seydoux durumu düzeltmeye çalıştı, fakat Kechiche bir Fransız sinema dergisine meydan okuyan mektup yazdı.) işin sanat boyutunu görmezden gelmelerine sebep olmaz Akademi üyelerinin. Oscar’la La vie d’Adele ilişkisini öğrenene kadar şimdilik sizi Abdellatif Keciche filmografisiyle başbaşa bırakıyorum.

faute-a-voltaire-2000-04-g

POETICAL REFUGEE / LA FAUTE A VOLTAIRE (2000)
Senaryo: Abdellatif Kechiche
Oyuncular: Sami Bouajila, Elodie Bouchez, Bruno Lochet, Aure Atika, Olivier Loustau, Virginie Darmon, Mustapha Adouani, Sami Zitouni, Carole Franck, Jean-Michel Fete, Manuel Le Lievre

Jallel adındaki Tunuslu bir adamın, Paris’e gelip orada hayata tutunma çabalarıyla start alan Poetical Refugee, Kechiche’nin en sıradan konuyu bile kendi anlatım biçimiyle ne kadar ilginç bir hale getirebildiğinin en güzel kanıtı. Ayrıca senaristlik yanının kuvvetini görebilmemiz açısından mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. Hayatına giren iki farklı kadını kronolojik bir şekilde anlatıp, filmi ve Jallel’in mücadelesini de ikiye bölen yönetmen ölçülü hikayesi ve çalıştığı oyuncuların olağanüstü performanslarıyla ortaya oldukça iyi bir iş çıkarmış. Özellikle başroldeki Sami Bouajila’nın doğallığı, bugüne kadar hala neden ünlü olmadığını sormamıza sebep oluyor. Kimi anlarında komediye kayan çizgisine rağmen, Kechiche’nin toplumsal problemler ve hayatın karşısına çıkardığı engellere rağmen ayakları yere sağlam basan bir birey olmakla ilgili sıkıntılarını aktarabilmeyi başarıyor Poetical Refugee. Kesinlikle iyi bir “ilk film”.

[B]

Ödüller & Adaylıklar

  • Venedik Film Festivali – CinemAvvenire Ödülü

1312250821games_of_love3

GAMES OF LOVE AND CHANCE / L’ESQUIVE (2003)
Senaryo: 
Abdellatif Kechiche ve Ghalia Lacroix
Oyuncular: Osman Elkharraz, Sara Forestier, Sabrina Ouazani, Nanou Benhamou, Hafet Ben-Ahmed, Aurelie Ganito, Carole Franck, Hajar Hamlili, Rachid Hami, Meryem Serbah, Hanane Mazouz, Sylvain Phan

Neredeyse tamamı amatör oyunculardan oluşan Games of Love and Chance, son izlediğimiz Kechiche filmindeki öğrencileri hatırlattı bana. Adele’in birbirinden orijinal, ama pek tanıma fırsatı yakalayamadığımız arkadaşlarını daha evvel anlatmış sanki. Edebiyat derslerinde Marivaux’nın filme adını veren oyununun provasını yapan, provalardan geriye kalan zamanlarda da kendi gönül meseleleriyle uğraşan karakterler, Abdellatif Kechiche filmindeki en doğal insanlar olabilir. Verdikleri tepkiler, oyuncuların mimiklerindeki o doğal ve eforsuz hava sanki senaryosu olan kurgusal bir yapım değil de adeta gizli kamerayla çekilmiş bir belgesel izliyormuşsunuz havası yaratıyor. Kadrodan hangi birini saysam da diğerlerine haksızlık etmesem diye düşünüyorum. Ama sanırım Osman Elkharraz, Sara Forestier ve Sabrina Ouazani’nin diğerlerinden bir adım önde olduğunu söylemek mümkün. Yine Fransa’ya göç etmiş olanların, gidip de pek görmediğimiz bir Paris’in hikayesini çok başarılı bir şekilde anlatıyor.

[B+]

Ödüller & Adaylıklar

  • Cesar – En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, Umut Vaat Eden Aktör (Osman Elharraz), Umut Vaat Eden Aktris (Sara Forestier), Umut Vaat Eden Aktris (Sabrina Ouazani)

la-graine-et-le-mulet-kechiche

THE SECRET OF THE GRAIN / LA GRAINE ET LE MULET (2007)
Senaryo: 
Abdellatif Kechiche ve Ghalia Lacroix
Oyuncular: Habib Boufares, Hafsia Herzi, Hatika Karaoui, Bouraouia Marzouk, Farida Benkhetache, Abdelhamid Aktouche, Alice Houri, Cyril Favre, Sami Zitouni, Sabrina Ouazani, Mohamed Benabdeslem, Henri Cohen, Violaine de Carne

Blue Is the Warmest Color’dan sonra en iyi filmi The Secret of the Grain, Kechiche’nin. Bu sefer domates soslu makarna değil de kuskusun başrolde olduğu bir yapım var karşımızda. Fransa’da yaşayan göçmen bir ailenin yaşı ilerlemiş babası artık hayatında ciddi değişiklikler yapmak istemektedir. Tersanedeki işinden çıkarılınca boşandığı eşinden olan kızının yardımıyla balıklı kuskus satacakları bir restoran açma girişiminde bulunur. Restoran ise limana yanaştırılmış küçük bir tekne içerisine kurulacaktır. Göçmenlere bakış açısını her filminde güçlendiren ve yabancılaştırmak yerine izleyicisini de bu dünyanın bir parçası yaparak hikayesini anlatan Kechiche’nin kariyerindeki en özel yapımlardan biri The Secret of the Grain. Finale doğru izlediğimiz oryantal sahnesini gereğinden fazla uzun bulsam da Kechiche’nin söz konusu kadın bedeni olunca ne kadar ileri gidebildiğini biliyoruz artık. Blue Is the Warmest Color’ı seven izleyicisinin mutlaka izlemesi gerektiğine inandığım bir yapım. 2000’li yıllar arasında Fransa dolaylarından çıkmış filmler arasında belirli bir ortalamanın üzerinde yer alması sebebiyle de kaçırılmaması gerekiyor ayrıca.

[A-]

Ödüller & Adaylıklar

  • Venedik Film Festivali – Jüri Özel Ödülü, Genç Sinema Ödülü, SIGNIS Ödülü, Marcello Mastroianni Ödülü, FIPRESCI Ödülü
  • Cesar – En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu, Umut Vaat Eden Aktris (Hafsia Herzi)
  • Avrupa Film Ödülleri – FIPRESCI Ödülü
  • Bağımsız Ruh – En İyi Yabancı Film

venus-noire-venus-noire-black-venus-27-10-2010-9-g

BLACK VENUS / VENUS NOIRE (2010)
Senaryo: 
Abdellatif Kechiche ve Ghalia Lacroix
Oyuncular: Yahima Torres, Olivier Gourmet, Jean-Christophe Bouvet, Jonathan Pienaar, Andre Jacobs, Olivier Loustau, Diana Stewart, Eric Moreau, Ralph Amoussou, Violaine de Carne

Kechiche’nin kendi olmaktan çıkıp, pek de aşina olmadığı sularda yüzdüğü ve çuvalladığı ilk filmi Black Venus. Güney Afrika’dan İngiltere’ye gelen ve toplum tarafından ten renginin farklı olması sebebiyle Hottentot Venüsü olarak adlandırılıp dışlanan Saartjie Baartman’ın hayatını anlatıyor. Irkçılığın kökleri, çıkış noktası ve insan doğasında sebep olduğu vahşiliği aktarmaya çalışsa da, Black Venus izlemesi zor ve hikayesi gereğinden fazla evrenselleştirmeye çalışılan, bunda da başarısız olan bir yapım. Kariyerindeki birbirinden özel işler sebebiyle Abdellatif Kechiche’nin bu denemesini görmezden gelmeyi tercih ediyorum. Kendinden farklı olan yabancılaştırmak üzerine çok daha sakin, derin ve hisli senaryolar yazabildiği için Black Venus’ün seyircinin gözüne sokmaya çalıştıkları bende pek bir etki yaratamadı.

[C+]

Ödüller & Adaylıklar

  • Cesar Ödülleri – Umut Vaat Eden Aktris (Yahima Torres)

2c30a06eb5ca025dda3ddb43ef64c2da

BLUE IS THE WARMEST COLOR / LA VIE D’ADELE – CHAPITRES 1 & 2 (2013)
Senaryo: Abdellatif Kechiche
Oyuncular: Adele Exarchopoulos, Lea Seydoux, Jeremie Laheurte, Catherine Salee, Aurelien Recoing, Sandor Funtek, Salim Kechiouche,  Benjamin Siksou, Mona Walravens, Alma Jodorowsky, Jeremie Laheurte

2013’ün en iyi filmlerinden biri Blue Is the Warmest Color. Oscar yolculuğunu nasıl sonlandıracağı hakkında en ufak bir fikrim yok, fakat Cannes’da adını duyuran yapımın ödül mevsimini başarısız geçirmesi durumunda bile kolay kolay unutulacağını düşünmüyorum. Adele ve Emma arasındaki aşk üzerinden genç bir kızın büyüme hikayesini anlatan Kechiche ortaya inanılmaz doğal bir film çıkarmış. Adele Exarchopoulos ve Lea Seydoux’nun muazzam performansları olmasa belki film bu kadar kuvvetli olmaz. Fakat filmin başarısında etkili olan bu oyunculuklar zaten Kechiche’nin imzası. Daha önceki filmlerine dönüp baktığınızda da kuralsız ve içten oyunculukları, bambaşka aktörlerde de görmek mümkün olabiliyor. 2013 faslını bu filmi izlemeden kapatmamanınızı rica edeceğim son olarak. Haftalarca konuşacağınız, makarnasından sevişme sahnelerine kadar her şeyini kare kare hatırlayacağınız, Adele’in “I Follow Rivers” eşliğindeki mimiklerini aklınıza getirdikçe hisleneceğiniz bir film olacak. Kechiche’nin maharetleriyle hazır gündemdeyken bir tanışma fırsatı da ayrıca.

[A+]

Ödüller & Adaylıklar

  • Cannes Film Festivali – Altın Palmiye
  • Avrupa Film Ödülleri – En İyi Film, En İyi Yönetmen
Gelecek Program: François Ozon

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. Metin

    Elinize sağlık. Biliyorum kızıyorsunuz ama ana akım sinemadan uzaklaşıp dünya sinemasına bakmaya başladığınızdan beri daha rahat bir okuyucu oldum ben de. Sanırım sizin de sinema beğenilerinizde ve tercihlerinizde bir değişim olduğunu söyleyebiliriz, belki de yaşla gelen bir değişim bu ancak meyvelerini almaya devam edeceğiz sanki. Belki uzakdoğu sinemasına Takeshi Kitano ve Wong Kar-Wai’ye ve İran sinemasından Abbas Kiarostiami, Majid Majidi’ye de bakarsınız bir ara (favori yönetmenlerimi de böyle araya atıyorum işte).

    Yanıt
    1. Umur Çağın Taş

      Hayır hayır, asla kızmıyorum. Bu sezon ana akımla beraber dünya sinemasına da eşit miktarda zaman ayırmak hedefimdi zaten. Kamera Arkası’nın ilerleyen haftalarında da saydığınız isimlerden Wong Kar-Wai’yi yazacağım. Ama birkaç sürprizim daha olacak. Şimdilik isim vermeyeyim 🙂

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir