Yan Odadan Filmler – All Stars S02E09: Sentetik Rötar

Yan Odadan Filmler – All Stars S02E09: Sentetik Rötar

Yarışmadan çılgınca keyif aldığım bir dönemde, herkese ayrı sevgi kelebeği iken taşınma derdi çıktı başıma. Hadi evi taşıdın, 1-2 güne yerleştin diyelim, Türk Telekom denilen meretin nakil edememe sıkıntısını ne yapacağız? Ha bugün, yarın derken ofise bilgisayar götürme zahmetinde de bulunmadım. Aman ofiste karbon izi var dedim, masamdaki bilgisayardan Oscar Boy’a da uğramadım. Neyse işte, öyle böyle bir hafta geçmiş aradan. Hâlâ pek seviştiğim yeni evimde bir internet hattı mevcut değil. İnanmadığımın cezası Telekom binlerce dairenin olduğu yeni ikamet adresimde sırf benim dairemin fiber sıkıntıları olduğunu iddia ediyor. Bu hafta içerisinde çözerlerse ne âlâ, çözemezlerse de bende çare çok.

Rötarın bahsini kapatıp herkesin merakla beklediği dokuzuncu bölüme giriş yapalım şimdi. Neyse ki final öncesi biricik dörtlüm öyle güzel filmler yollamış ki hatırımdan kolay silinmedi tatları. Yarışmanın biricik fanları bilir, büyük toplaşma arefesinde en yüksek iki notu alanları direkt finale taşıyor, geriye kalan ikiliyi de yarışmadaki genel performansları üzerinden değerlendirme altına alıyorum. O yüzden ilk kez kritiklerimi en yüksek notu alandan başlayarak yapıyorum.

Onurcan Güden, baby girl sonunda ilk bölümden beri beklediğin ikinci görev birinciliğine ulaştın! İlk All Stars’daki fatihimiz Cihan’ın yolunu takip eden Onurcan, bugüne kadar hiç kullanılmamış görevler listesinden stratejik bir seçim yaparak Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni‘ni yollamış. Yavuz Turgul ile Şener Şen’in bilmem kaçıncı ortaklığında bugün bile geçerliliğini koruyan, yerli sinema sektörünü özetleyici nitelikte ve biraz da bir türlü kapanmak bilmeyen eksiklerden kaynaklı yaraları kaşıyor. Hitabı kuvvetli, mizahı oturaklı. Yerli filmin yersiz konuşmayanına kapılar hep açık.

Gelelim Beril Demircioğlu‘na… Onurcan’la final koltuklarından birine de Beril oturacak. Neden? Çünkü beni Hal Hartley’nin zihni fazlaca açık dünyasıyla tanıştırdı. Trust, gamsız absürtlüğü ve karasına al çalmış komedisiyle güzel bir beyin jimnastiği oldu bana. Her karakterini bambaşka hikâye uzantılarında tekrar izlemek, önünü açtığı tüm young adult filmlerine uğrayıp referansların tadına varmak istiyorum. Bir de bu zaman aralığında bahsi geçen gençlerin tarif edilemez tuhaflığı, John Hughes sayesinde alışkanlık yaptığından cazibesine ister istemez kapılıyorum galiba. Derdi kendine büyük yeni yetme züppeler hiç bitmesin!

Dananın kuyruğunun kopacağı, kanın gövdeyi götüreceği, sapla samanın ayrılacağı kader anına gelelim şimdi. Finaldeki üçüncü koltuğa kimin oturacağını seçmem lazım. Emre Küçükenez‘le gerilimi başlatalım. Film listesini aldığımda Tony Gatlif’i görünce göz devirme tikim küllerinden doğmadı değil. Lâkin çingenelerin arasında kendine yer edinmiş Fransız yönetmen, seyircinin kendini ana karakterin yerine koyabildiği bir düzen kurarak imkansızı başarıyor The Crazy Stranger‘da. Sevişme sahnesinin yarım yamalaklığı, o katıksız romans imkansız dengeyi kuruyor. Kuru gürültüsü başımı ağrıtacak derken, pür dikkat bitmesin diye bekleyişlerimi bir kenara not ettim. Teşekkürler Emre!

Ve Hollywood’un altın çağından şaşmayan İlknur Akarı, burada da risk alıp The Divorce of Lady X demiş. İngiliz nadanlığının en iletişim kurması zor aralığından, Laurence Olivier’ın buz pistine çevirdiği bir romantizmden, hesaplı komediden bahsediyoruz burada. Zamanında bile çok ilgi görmemiş bu peşin hükümlü öyküyü İlknur izlememi istediyse elbet bir sebebi vardır tabii; ama alıştığım screwball güldürüleri kadar zeki değil. Tesadüfü, anlaşmazlıkları biraz zorlama. Çeşitliliğe olan mesafesi biraz daralsın diye çok beklediğim için bu aşamada en az The Divorce of Lady X’den zevk aldım diyebilirim.

Evet, dokuzuncu bölümde neredeyse hiç kaybeden yok. Ama kendi kurallarım gereği nispeten daha az beğendiğim iki filmin sahibi, Emre ve İlknur’u, yarışmadaki genel performansları üzerinden değerlendirmem icap ediyor. Bu… Hiç karşılaşmak istemediğim bir tabloydu. Dördünüz de yarışmada zayıf notlar aldığınız haftalarda bile beni heyecanlandıran, işte öneri yarışmasında böyle filmler gönderilir dedirten yapımlarla şansınızı denediniz. Bu yüzden karar vermek için biraz zaman istiyorum.

[Lunch break][/Lunch break]

Okay…

Guys and dolls, I’ve made my decision…

You leave me no choice.

Emre, İlknur

SHANTAY YOU BOTH STAY.

FUCK IT, we have a Top 4!


All Stars’da final öncesi son görevin tam sıralaması şöyle:

Yarışmacı Film
(Yıl; Yönetmen; Ülke)
Not
Onurcan Güden Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni
1990 | Yavuz Turgul
Türkiye

A

Beril Demircioğlu Trust
1990 | Hal Hartley
Birleşik Krallık, ABD

A-

Emre Küçükenez The Crazy Stranger (Gadjo dilo)
1997 | Tony Gatlif
Romanya, Fransa

A-

İlknur Akarı The Divorce of Lady X
1938 | Tim Whelan
Birleşik Krallık

B

Yoksa siz hâlâ All Stars 2 sayfasını ziyaret etmediniz mi? 

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.