Sezonların Dalaşı Ep. 2: Çifte Prömiyer, Part II

Sezonların Dalaşı Ep. 2: Çifte Prömiyer, Part II

<<<Yoksa ilk bölümü kaçırdınız mı?

Aman ben bu prömiyeri sevmedim diyene ikincisi olsun, şu yarışmacının saçı çok kabarık, bunun makyajı çirkin, aaa bu daha nasıl paketleme yapılır onu bilmiyor diyen olur diye buyrun bir gala daha! Rekabetin tadı hiç bu kadar keskin, müsabıklar böylesine iddialı olmamıştı. Sezonların Dalaşı‘nda kraliyet üyelerinden ikisini evine yolladık. Şimdi sıradaki iki kazananı ve yine iki vedayı arayacağız. Serideki herkesle haşır neşir olarak işe koyulalım. Önce çifte prömiyerin ikinci ayağındaki yarışmacılara bir göz atalım:

All Stars 2’yi poster skandalı yüzünden kazanacağı düşünülen Emre Küçükenez ve yarışmanın gelmiş geçmiş en hırslı ferdi Onurcan Güden kendi sezonları bittiği gibi buraya geldiler. Cemal Akçiçek ise Cemre’nin daveti geri çevirmesiyle en iyi üçüncü olarak Sezonların Dalaşı’nda yerini aldı. Orijinal queer sinema queen‘i olduğunu her fırsatta dile getiren Aren Hamparyan‘a birinci sezondaki en büyük rakibi, yarışmanın meşhur rekortmenlerinden Tolga Karakayalı eşlik ediyor. Dibi hiç görmediği için yine unutulmazlar arasına adını yazdıran Caner Atalay da burada. Yaş ortalaması en düşük sezonda zaferler biriktirip taca kavuşan Mustafa Yıldız ile not ortalaması en yüksek sezonun fatihi Barış Yücel‘in de prömiyerin bu parçasında yer alan birinciler arasında bulunduğunu ekleyelim. Motorlarınız soğumadıysa marşa basın, başlıyoruz!

Beyler, bir karara vardım. Adını söyleyeceklerim lütfen bir adım öne çıksın: EmreOnurcan. Aldığınız notlar sizi bir sonraki aşamaya taşıyabilecek yeterlilikte. Yalnız Orta Doğu kolaycılığınızı görmezden geldiğimi de sanmayın. Daha fazlasını verebileceğinizi bildiğimden şimdilik bu yan gelip yatma stratejinizi dikkate almıyorum. Bir dakika, bir dakika, bir dakika! SOZ BONA COVAP MI VÖRDİNİZ? I don’t want to hear any-goddamn-excuses!!! Şimdi çekilebilirsiniz. Untucked Lounge’da ateşinizi alacak kokteylleriniz sizi bekliyor.

Selam, kalan sağlar! Kızarmış tavukların hükümdarı Aren‘le start alalım. Öncelikle tebrikler. Blue gibi bir filmi önermek yürek ister, yürek yemek ister, o yüreği hazmetmek ve vücudundan tek parça halinde çıkarmak ister. Bir saati aşkın bir süre boyunca mavi ekrana bakarak benim mavi ekran vermemiş olmamı arzu etmen çok iyimser bir hareket. Sanırım Criticker’da gördüğüm bir yorumda vardı, Derek Jarman bir sanatçı olmayı her şeyden çok istiyor ama fazla çabalıyor, bu filmi de insanlar sırf konu AIDS olduğundan ilgileniyormuş gibi yapıyor ama aslında kimse umursamıyor diye. Ekleyecek başka bir şeye gerek var mı? Bu bienal videolarının yarışmada azalarak biteceğini umut ederken, Aren’in şampiyonlar ligine Blue ile gelmesi üzücü.

Muson yağmurlarının kralı Barış! Önerisi Five Easy Pieces hem soyut hem de somut bir yolculuk filmi. Ana karakter geçmişine yüzünü döndükçe hatıralar birer birer su yüzüne çıkıyor ve koşulların mecburen sert kıldığı adamın içinde nefes alıp veren toy genci tanımaya başlıyoruz. Attığı tokatla kalp kıran, kundakladığı Amerikan rüyasının külleriyle yeni kaleler inşa eden bir film bu. Hollywood’un kılık değiştirmeye çalıştığı bir dönemde yenilikçi davranıp başladığı yerde bitmesi de ayrıca manidar. Değme karakter eskizlerini varoluşsal krizlere sokacak kadar da bilgin ayrıca. Hani taş gibi derler ya, işte Five Easy Pieces taş gibi film.

Sıfır kredili kleptomanımız Caner‘e gelecek olursak… All Stars 2’de Claire Denis’in gördüğü rağbetten mi esinlenmiş artık bilmem, Caner’in seçimi Avrupa Sineması’nın en hoşlaşmadığım formlarından birine sahip White Material olmuş. Tepeden bakan öğütleri, inorganik politik gerçekçiliğiyle derdi büyük, ama kendisi küçük bir film daha çıkmış Fransa dolaylarından. Şaşırdık mı? Asla. Denis’in sinemasında beni en çok çetrefilli insanlar, çizilen yol haritasının naifliği etkiliyor. Halbuki White Material öyle mi? Kurtaranı beyaz, dert çekeni sefil bir ahlanıp vahlanma benzeşi. Hem elimi suya sabunu sürmeyeyim, hem de dünya görüşümü şahit olmadığım coğrafyalar üzerinden parlatayım… Yemezler.

Deborah, Maureen, Trish, Cemal. Bu yarışmanın var olma sebeplerinden biri de işte böyle filmlerle beni kutsuyor olmanız. Nasıl absürt, nasıl oyunbaz, nasıl eğlenceli bir film Fat Girl anlatamam. İzledikten sonra kafamda giderek büyüyor olmasının sebebi acizliğin yeni bir rekor kırdığı final kesinkes. Çünkü 90 dakika boyunca bulunduğu yaş aralığı için toplum tarafından belirlenmiş standartlara iç geçiren karakteri tek karede özetliyor. Suçlu ne ana, ne baba, ne de kardeş. Parmakla gösterilip küçük düşürülmesi gereken hepimiziz. Ama mesele ne kadar berbat, hastalıklı zihinlere sahip olduğumuzu mümkün mertebe en tiksinç metotla anlatıyor olması. Kulağını tersinden tutması da boka batmışlığımızdan sebep.

Eşi benzeri bulunmayan, koleksiyonluk Mustafa‘nın tercihi Office Space olmuş. Nispeten modern sayılabilecek klasiklerle devirdiği sezonundan sonra yine hazmı zorlamayan, iyi niyetli bir komedi önermesine şaşırmamam gerek. Fakat herkes birinciliğe oynarken Office Space bu habitatta zayıf kalıyor. Ve baltayı taşa vurmasının bir diğer sebebi de Mike Judge’ın güldürü anlayışını yeni kucakladığımı bilmemesi, ki Silicon Valley’nin South Park’dan, Beavis and Butthead’den çok daha seyreltmiş bir formülü var. Noktayı kondurduğu yerde çok hırpalayıcı bir mesajı da mevcut aslında Office Space’in. Ne kadar çabalarsak çabalayalım üç aşağı beş yukarı hepimizin uyduruk varlıklar olduğunun altını çiziyor. Ama güzergahı uzun, meskûn mahali az.

Rekortmen ve çığırtkan Tolga. Podyumun açılışında Emre ve Onurcan’a söylediğim gibi Cronenberg önerisi de biraz kolaycılık sayılır. Ama dağınık kurgusunun içerisinde zihnime o kadar çok manzara kazındı ki ister istemez entegre ahlaksızlığına gönlümü kaptırıyorum. Şiddetin ve eziyetin tek adresi haline gelmiş kariyerinde giderek ivmesi düşen bir yönetmenin minare yerindeyken sürreal ve kaotik bir kabus yaratabilme yetisine şahit oldum en azından. Neredeyse zamanının video klip estetiğine denk düşen loş şahsiyeti de bağımlılık yarattı bünyemde. Üzerine biraz daha düşünürsem 5, 10 puan ek kanaati görecek gibi. Tam bu noktada mevzuyu bırakalım.

Ey ikinci galanın masum çocukları, gözlerimiz iki kazanan, iki de elenen arıyor. Yine yüzleri güldürecek haberlerle işe koyulalım. Cemal Zamolodchikova ve Barış Monsoon, tebrikler, bu görevin birincileri siz oldunuz! Elimden başarılarınızın devamını dilemekten başka bir şey gelmiyor. Tolga the Drag Queen, zaferi kıl payıyla kaçırdın. Güvendesin. En iyilerle yarışıyor olmanın bedeli bu galiba. Zayıf halkayı değil, kusursuzların kusursuzunu arıyoruz.

Arenbee, Caner Del Rio ve Mustafa Chachki. Üçünüz de yarışmada daha çok yolu olduğunu düşündüğüm isimlerdiniz. Ama içinizden yalnızca biri devam edebilecek. Canershantay you stay. Lütfen beni bir daha hayal kırıklığına uğratma. ArenMustafa, ne yazık ki günün kaybedenleri sizler oldunuz. Umarım bir başka etkinlikte yollarımız tekrardan kesişir. Now sashay away.

Aren Hamparyan
BLUE
1993 | Derek Jarman | Birleşik Krallık, Japonya
C-
Barış Yücel
FIVE EASY PIECES
1970 | Bob Rafelson | ABD
A
Caner Atalay
WHITE MATERIAL
2009| Claire Denis | Fransa, Kamerun
C+
Cemal Akçiçek
FAT GIRL
2001 | Catherine Breillat | Fransa, İtalya
B+
Emre Küçükenez
A TIME FOR DRUNKEN HORSES
2000 | Bahman Ghobadi | İran
B
Mustafa Yıldız
OFFICE SPACE
1999 | Mike Judge | ABD
C+
Onurcan Güden
WHERE IS THE FRIEND’S HOME?
1987 | Abbas Kiarostami | İran
B+
Tolga Karakayalı
VIDEODROME
1983 | David Cronenberg | Kanada
B+

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.