The Killing of a Sacred Deer

The Killing of a Sacred Deer

Yönetmen: Yorgos Lanthimos | Oyuncular: Colin Farrell, Nicole Kidman, Barry Keoghan, Raffey Cassidy, Sunny Suljic, Alicia Silverstone, Bill Camp | Senaryo: Yorgos Lanthimos, Eftyhmis Filippou | 121 dakika | Drama, Korku

Taklit kabul etmeyen, alışılagelmişin dışında kâbusların üretici ve uygulayıcı fikir fabrikası olarak Yorgos Lanthimos karabasanlı, kural kitabı tek filmlerle dolu portföyünü kabartmaya devam ediyor. Toplumun en küçük birimi aileyi zemmetmeye kariyerini ithaf eden yönetmen, The Killing of a Sacred Deer’da da dört tarafını delilik sarmış bir manzaraya davet etmiş izleyicisini. Aristokrat, eğitimli, çekirdek birliğin Lanthimos’un sıfırdan inşa ettiği realitenin içerisinde tarifi olanaksız bir sınava tabi tutulmasına alıştık zaten. Çağdaş fakat iletişimin sıfıra yaklaşmasından dolayı muhafazakâr hayatları, evin babası tarafından geçmişte yapılmış bir hata yüzünden çıkmazlarla dolu bir yola giriyor. Sonrası manevi engellerin fiziksele evrildiği, nekrofiliden istismara kadar her uygunsuzluğa ekmek banan bir Lanthimos kasırgası. Deneyimlemeden anlaşılamayacak olaylar bütünü Eyes Wide Shut gibi başlayarak (Kıvırcık Nicole!), en nihayetinde Haneke usulü Funny Games’e uzanıyor. Yalnız anlamlandırdığı tersliklerin dışında da yolunda gitmeyen bir şeyler var bu sefer sinemayı kurtaracağına inandığımız Yunan beyefendinin son oyunbazlığında. Lanthimos, onu sevmeyenleri haklı çıkarırcasına ziyaret ettiği temaları tekrar tekrar kazıyarak gimmick ekonomisiyle iş gören bir anlatıcı durumuna geçiyor. Özünde itibarsız kurumun temeliyle, yüz yüze diz dize söylenen yalanlarla, olağanlaştırılmış adap ahkamlarıyla bir sıkıntın var, anladık. Peki ya sonra? The Lobster’ın son çeyreğinde yorgun düşüp kendi içinde yarattığı matematiğin dozaşımına uğradığı o hissedilen tekerrür, sanki Colin Farrell’in otelde eşini bulup sırf aralarındaki tek ortak nokta meslekleri olduğu için evlendiği Nicole Kidman’la karşılıklı boy gösterisi yaptığı filmin açılışında işleme geçiyor. Hayır artık bu cinnet hâli bitsin, öykücükleri aşırılığından arınsın isyanı da değil benimkisi. Altını doldurduğu kovandan çıksa mı artık sorusu geliyor akıllara sadece. Yoksa kan akıtan gözlere, canı canla kıran kefaret ahlakına, haddini aşan toy içgüdülere kredimiz sonsuz.
Fesat Mukayese: Home Alone > The Killing of a Sacred Deer

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir