Keyfî Drag Race Tekrarı: Sona Kalan Donakalır

Keyfî Drag Race Tekrarı: Sona Kalan Donakalır

Hey, hey, heeeeey! Yine Drag Race tekrarını karalamayı, geçen görevin üstüne bir iki kelam etmeyi unuttum, affedin. Ama zaten şu RPDR yazıları doğru düzgün tıklanmadığından, okuyan kalabalığı da isim isim sayılabileceğimden nazım geçer diye umut ediyorum. Efendim, geriye kalan 11 yarışmacının sıra dışı ilişki uygulamaları için reklamlar çektiği son bölümde yine 9. sezon sonrası dilendiğimiz her şey vardı: Mini görev, hem çalışma odasında hem de Untucked semalarında drama, full yorumlu podyum prezentasyonları ve şovun yıllar içerisinde geldiği nokta üzerinden bugününe bakış atabilecek sohbetler (bkz. Vixen’ın siyahi kızların gördüğü ırkçı muameleyle ilgili söylenmeleri). Hatırladığım kadarıyla kronolojik çeneye başlayalım madem.

The Vixen’ın Aquaria ile Miz Cracker ikilisinin arasındaki çekişmeyi meydana taşıyıp, kelli felli bir muharebeye dönüştürmesinin ardından kendine hakim olamayan Aquaria kızımız, Vixen’ın “Best Drag” sunumu sırasında peruğunu başkasından ödünç aldığını gündeme taşıyarak kendince bir intikama kalkıştı. Ama Vixen bunu yer mi? Çalışma odasına “Buraya savaşmaya geldim.” diyen, aynı cümleyi kağıda yazıp kameraya gösteren bir yaratıktan bahsediyoruz. Dolayısıyla Aquaria’nın plansız programsız saldırısını bir güzel paketleyip kucağına bıraktı. Buraya kadar bir sıkıntı yok. Hatta şu kapışmada, drama sever damarı kimilerine rahatsız edici gelebilecek olmasına rağmen The Vixen’a hak veriyorum. Yalnız Untucked sırasında yapılan sohbetle ufak tefek problemlerim var.

The Vixen, bilhassa yarışmadaki beyaz queenlerin fanları tarafından siyahi queenlerin maruz kaldığı nefreti gündeme getirdi, ki bunun doğru olduğunu Reddit’i ve Instagram’ı karışarak birkaç saniyede öğrenebilirsiniz. En basitinden Violet Chachki ve benzeri fashionistalara hayran, yoğurttan daha beyaz pasaklı twinkler, Kennedy Davenport’a epey çektirmişti 7. sezon boyunca. Jasmine Masters’ı hatırlatmama da gerek yoktur umarım. Yalnız Vixen’ın kendi yarattığı kontekst içerisinde böyle bir konudan nemalanmaya çalışmasını pek anlayamadım. Neticede sezonun belası olacağını ilk girişinde söyleyen, tüm itiraflarda bunun altını çizen ve gerekirse karşısındakinin etini ısırarak koparabileceğini ima eden birinden bahsediyoruz. “Bitchy” gösterilmekle neden böylesine büyük bir problem yaşıyor ki? Hele bir de haddi olmayan kavgalara karıştıktan sonra bu nasıl bir savunma?

Aquaria’nın akıllanmayıp, makyajlarını yaparken tekrar ava çıkmaya çalışması da epey epey milenyal bir hareket yalnız, ona itiraz edemeyeceğim. İş hayatına karışanlar, mini mini birler çalışkan ikilerin (buna bir nebze ben de dahilim sanırım) eleştiri yapmaktan hiç gocunmayıp eleştirilmeye asla gelememesine alışıktır. Şu küçük dağları ben yarattım, ardındaki ovalar çayırlarda benim imzam var özgüvenine sonuna kadar tamamım. Tabii bir tartışmayı hangi noktaya kadar kontrol edebileceğini de bilmek, mümkünse deriyi kalınlaştırmak gerek. Fakat Aquaria bu noktada yaşını çok belli ediyor. Hemen etkilenip çalışma odasını terk etmesi, New York’tan tanıştığı Dusty Ray Bottoms’ın yorumları üzerine ağlaması… Vixen’ın “Bir de ağlıyor musun? Ugh.” tepkisini haklı gördüğüm sanılmasın, aman diyeyim. Özetle reality show kapsamında düşündüğünüzde milyonluk hareketler olduğunu söyleyip iki tarafın da bu münazarayı galibiyetle terk edemeyeceğini eklesek yeter mi?

Sıradışı seçmeleri seyrettiğimiz mini görevin şahaneliğinin ardından bana reklam çekimleri pek manasız geldi. RuPaul’un bu bacak arası komedisine olan eşsiz bağlılığı 10 sezonun ardından yorucu geliyor artık. Dolayısıyla kimin ne yaptığını bir kenara bırakıp, tüy konseptli podyum kısmına geçmek istiyorum. Başlığı harfi harfine alıp direkt kuş tüyünden ilhamla Tweety olarak sahneye çıkan Asia O’Hara kesinlikle bölümün yıldızıydı. Zaten pageant kızları arasında en cilalı ve tecrübelisi Asia gibi duruyor. Bu senenin daha bir ciddi Trinity Taylor’ı gibi. Ve hatta Kennedy Davenport ile Trinity Taylor’ın Roxxxy Andrews soslu kokteyli de diyebiliriz. Asia’nın haricinde bir de Eureka’nın kostümünü çok başarılı buldum açıkçası. Performansıyla birleştirince, bir önceki görevdeki batırışını unutturan bir hafta oldu.

Düşük not alanlarda da jüriye neredeyse katılıyor gibiyim. Dusty Ray Bottoms’ın ilk sezonlara ait makyajını eleştirmemiş olmaları çok acı. Bana pek uyduruk geliyor hem karakteri, hem de yüzüne koyduğu uyduruk noktalarla çok özel bir şey yapıyormuş gibi davranması. Bakın o noktalar olmayınca da neye benzediğini hep beraber gördük. 1-2 bölüme kalmaz, gider diye umut ediyorum. Grup seçimlerinde sona kalan Yuhua’ya bir yükmüş gibi göz devrilmesine de ayrıca itirazım var. Yalnız Yuhua’nın ilk bölümü bir kenara koyarsak genel anlamda Drag Race’in konseptini anlamadığına ve görevlere yeteri kadar hazırlanmadığına inanmaktayım. Çok severek başladığım sezondan suratımda bir meh ifadesiyle yolladım Bayan Hamasaki’yi.

Mayhem Miller konusunda da çabuk pes ettim sanırım. Detox, Raven, Morgan McMichaels, Delta Work gibi efsanelerin yer aldığı bir arkadaş grubunda bulunmasına rağmen Mayhem yeteri kadar şaşalı olmayı başaramıyor. Hatta koca bir hayal kırıklığı olduğunu da iddia etmek mümkün. Onun aksine Kameron Michaels ise en azından benim için o utangaç kabuğunu kırmayı başardı. Tamam performansı silikti, tamam tek bir komik repliği yoktu ama o kostümü nasıl görmezden gelebilirim? İnsan sırf kılığının hatırına “Safe” diye geçiştirir. Yahu orada Dusty Ray Bottoms ve “That’s a man, Maury!” tepkisini hak eden bir makyaj var. Ne demek Kameron’a düşük not vermek sayın jüri. Şaka mısınız?

Neyse ne hanımlar, beyler. 10. sezon efsanevi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Gönlüm hâlâ her fırsatta komedi alanındaki yeteneklerini gösteren Miz Cracker, jüri tarafından neden sevilmediğini bir türlü anlayamadığım Monique Heart ve keşke yaşından biraz daha olgun davransa dediğim Aquaria’da. İlerleyen haftalarda Eureka, Monet ve Asia’yı da dönüşümlü olarak övdüğüme şahit olabilirsiniz. Bu yazıyı okuyan sayılı azınlığa da yeri gelmişken sesleneyim: Favori Top 3’ünüzü paylaşın da birazcık sohbet edelim. XX

Genel sıralamam
⭐⭐⭐⭐Miz Cracker, Aquaria, Monique Heart
⭐⭐⭐Eureka O’Hara, Monét X Change, Asia O’Hara
⭐⭐Blair St. Clair, Yuhua HamasakiVanessa Vanjie Mateo, Mayhem Miller, The Vixen
: Kameron Michaels, Dusty Ray Bottoms, Kalorie Karbdashian Williams

Bu tabloyu da böyle bölüm bölüm kendime göre renklendireceğim:

Yarışmacı123456789
AquariaSAFESAFESAFE      
Asia O’HaraLOWSAFEWIN      
Blair St. ClairSAFESAFEHIGH      
Dusty Ray BottomsSAFEHIGHLOW      
EurekaSAFEBTM2HIGH      
Kameron MichaelsBTM2HIGHSAFE      
Mayhem MillerWINLOWBTM2      
Miz CrackerHIGHHIGHSAFE      
Monét X ChangeSAFEWINSAFE      
Monique HeartHIGHLOWSAFE      
The VixenSAFESAFESAFE      
Yuhua HamasakiHIGHSAFEBTM2      
Kalorie K. WilliamsBTM2BTM2       
Vanessa MateoLOW        

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

6 Yorum

  1. Refik Eren Uysal

    Sadece ve sadece Miz Cracker var ne yazık ki.Oysa kimlerden ne umutlarım vardı Bu arada umarım tez zamanda bir görev birinciliği alır Miz.

    Yanıt
      1. Refik Eren Uysal

        Yook sezon şahane ona diyecek lafım yok 🙂 Asia,Vixen,Aquaria,Monique,Monet falan baya baya iyiler ama ben biraz fazla duygusal yaklaştığımdan ondan dedim 🙂

        Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.