Yan Odadan Filmler S09E05: Cıstak Cıstak

Yan Odadan Filmler S09E05: Cıstak Cıstak

Ve Yan Odadan Filmler’de çanlar final öncesi son görev için çalıyor. Nihayetinde dokuzuncu sezonun Top 3’ünü seçip bitiş çizgisine doğru sprint atacağız. Finalistlerin belirlendiği son aşamada görev olarak müzikli film ya da müzikal önermelerini istedim yarışmacılardan, biraz havamızı bulalım ve iki kapı gıcırtısı duyup keyiflenelim diye. Yalnız beklediğim kadar keyifli bir seçki çıkmadı ortaya. Aksine dört yapımdan sadece birisini övecek kadar sevmiş, gerisine omuz silkmiş hâlde çıkıyorum karşınıza. Peki kim kime, dum duma kargaşasında neler oldu? Buyrun konuşalım…

Bu görev birincisi rakiplerine fark attığı için direkt adını vererek açacağım podyumu: Tolga Yılmaz. İkinci kez zaferi tadan Tolga, 1980 yapımı orijinal The Blues Brothers‘ı yollamış. Bu film bana blues’u sevdirdi, işte gerçek blues, yok efendim blues bu gibi çiğ yorumlar yapmayacağım, merak etmeyin. Her şeyden evvel yıldızlarla dolu bir kadro var önümüzde. SNL ekolünün, ki zaten fikir de bir SNL skecinden çıkmış, en derinden hissedildiği ve şovun mezunlarının bugüne kadar yaptığı en iyi film olma özelliğini taşıyor. Çünkü saat gibi işleyen bir senaryo, tek odağını komedi ve müziğe vermeyen dört başı mamur bir hikâye çatısı var. Zevk almadığım, ekrana sırıtmadığım tek bir anı yok. Bu da filmin nereyi sıksanız fışkıran yetenekleriyle alakalı olsa gerek. Ben bir de afiyetle yürek yiyip, bu kadar işimin arasından extended cut‘ına sulanıp çıkardım tadını. Salgılattığı serotonin ile 10 sezon daha gitmeye hazırım…

Before serisi haricinde gerçekten sanatına herhangi bir ilgi duyuyor muyum dediğim Richard Linklater’ın sonrasında Broadway’e ve televizyona uyarlanan filmi School of Rock‘ı ise Mehmet Demircioğlu önermiş. Ortalama bir televizyon filmi kalitesindeki senaryosunu yarışmanın geçmişinde kalemine Chuck & Buck sayesinde hayran kaldığım, Enlightened referanslı Mike White’ın yazdığını öğrenmem ufak çaplı bir şok yaratmadı değil. Çünkü School of Rock, çıkış noktasının tek cümleyle açıklanması dahilinde sonrasında gelen tüm hamleleri hesap edebileceğiniz sıradan bir Hollywood yemi gibi. Tenacious D adı altında yaptığı müziğe aşina olduğum Jack Black’in, sevdiği iki mecranın kaynaşmasında nasıl da büyük bir enerji patlamasıyla her şeyini filme verdiğini görmek güzel. Ama onun ötesinde, hava kararmadan oynatılıp unutulması gereken, dublajla da izlense aynı keyifi verecek bir gürültü School of Rock. Cık, sevemedim.

Bu dörtlünün en ilginç üyesi hiç şüphesiz Şakir Yıldız‘dan gelen Romance & Cigarettes önerisi. Çok sıra dışı bir seçim olduğu için söylemiyorum bunu. Filmin formundaki kasıtlı pasaklılık esasında epey ilgi çekici. Kameranın arkasına geçen John Turturro birbirinden değerli oyuncuları bir araya toplayarak playback yaptırmış. Şarkılar çalarken, sesinin olmadığını rahatça anlayabileceğiniz pek çok aktör ve aktris, arkadaki müziğe mırıldanarak eşlik ediyor. Dezavantajı ise teknik anlamda kaos yaratan bu tercihin doğru düzgün bir hikâyeyle desteklenememiş olması. Romance & Cigarettes’in içerisinde ilgi çekici tek bir karakter yok. Belli bir noktadan itibaren kimin başına ne geldiğini ve geleceğini de umursamamanıza sebep olacak kadar dağılıyor. Ama başladığım noktaya dönecek olursam, kadronun görkemi finali görmeme yardımcı oldu. Kate Winslet, Susan Sarandon, James Gandolfini bir kenarda dursun, yahu Elaine Stritch, Bobby Cannavale, Amy Sedaris var!

Son olarak da Ekin Bilge‘den A Hard Day’s Night konuşacağız. Bu filmle ilgili hislerimin pozitif olmasını o kadar çok isterdim ki… The Beatles, çoğu zaman sinemaya yeğlediğim ve acaba filmleri bırakıp direkt müzik dünyasıyla ilgili bir blog mu açsam diye düşünen biri olarak henüz ufak bir veletken şarkılarını dinleyip bugünkü müzik anlayışıma bile tesir etmiş çok çok değerli bir grup benim için. Fakat A Hard Day’s Night’ın Beatles’ın çığlıktan başka bir şey bilmeyen, One Direction misali fanlarının orasını burasını nemlendirmekten başka bir işe yaramış mıdır emin olamıyorum. Çünkü Spice World kıvamında korkunç oyunculukları ve entelektüel birikiminizi kapıda bırakmanızı isteyen mizahı içimdeki tüm ilgiyi yerle yeksan etti. Ve bu kepazeliğin eleştirmenlerden muntazam bir skor aldığını görünce, Beatles uğruna nelerin yutulduğunu görmek daha da içimi kaldırıyor. HAYIR!

Eveeeeet… Geldik zurnanın zırt dediği, dananın kuyruğunun koptuğu yere. Tolga, zaten final öncesi son görevin birincisi olduğu için finallere direkt katılma hakkı kazandı. İkinci yüksek notu alan Mehmet için de final kapıları sonuna kadar açık. Mesele Ekin ile Şakir arasında bir karar vermekte. All Stars 2’den bu yana finale kimi taşısam diye hiç bu kadar zorlandığım olmamıştı. Bir tarafta elde ettiği görev birinciliği sayesinde karnesine lacivertin (mavi? renk körüyüm de…) asilliğini getirmiş Ekin var. Diğer tarafta ise hep nedime olup bir türlü gelinlik giyemeyen Şakir. Bu noktada kararımı, yahu ben bugüne kadar hiç karne haricinde bir şeyi göz önünde bulundurmamazlık etmedim ki diye düşünerek verdim. O yüzden Ekin, shantay you stay. Final için hazırlığını yapmaya başlayabilirsin. Şakir, çok çok üzgünüm. Üç hafta üst üste zirveyi sıyırdın da geçtin. Ama sana şansını bir kez daha deneyebilme sözünü şimdiden veriyorum. Now sashay away.

Dokuzuncu sezonun ardından start alacak All Stars 3 için final göremeyen yarışmacılarımızdan birini seçip, ikinci şans biletini almasını yardımcı olmaya ne dersiniz? Mansiyon Ödülü oylaması açıldı, katılımınızı bekliyor. Çarşamba’ya kadar da vaktiniz var. Hadi bakalım, oy sandığına!

Ekin Bilge
A HARD DAY’S NIGHT
1964 | Richard Lester
C
Mehmet Demircioğlu
SCHOOL OF ROCK
2003 | Richard Linklater
C+
Şakir Yıldız
ROMANCE & CIGARETTES
2005 | John Turturro
C
Tolga Yılmaz
THE BLUES BROTHERS
1980 | John Landis
A

YarışmacıYaşŞehir123456Sonuç
Ekin Bilge25ZonguldakSAFEWINHIGHLOWSAFE  
Mehmet Demircioğlu32İstanbulWINHIGHLOWWINSAFE  
Tolga Yılmaz20İstanbulLOWSAFEWINHIGHWIN  
Şakir Yıldız28MardinSAFEHIGHHIGHHIGHELIM  
Salih Yavuz Yaman17AntalyaHIGHLOWHIGHELIM   
İhsan Şahin23İstanbulSAFELOWELIM    
Mert Kokılıg22AdanaLOWELIM     
Görkem Akgün35İstanbulELIM      
WIN: Kazanan, ELIM: Elenen
HIGH: Yüksek not, LOW: Düşük not, SAFE: Güvende

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir