Jane the Virgin (4. Sezon)

Jane the Virgin (4. Sezon)

Yaratıcı: Jennie Snyder Urman | Oyuncular: Gina Rodriguez, Andrea Navedo, Yael Grobglas, Justin Baldoni, Ivonne Coll, Elias Janssen, Jaime Camil, Anthony Mendez, Tyler Posey, Yara Martinez, Justina Machado, Bridget Regan, Priscilla Barnes, Shelly Bhalla, Rosario Dawson, Alfonso DiLuca, Brooke Shields, Diane Guerrero, Sharon Osbourne, Julie Chen, Sara Gilbert, Sheryl Underwood, Eve, Eva Longoria, Adam Rodriguez, Amy Brenneman | 40 dakika | The CW

Kanalın kaderinin milenyallere bağlı olmasının farkındalığıyla dikkatli adımlar atan CW, bir şekilde günümüz farkındalığına hitap eden yol haritalarına sahip projeler üretmeye devam ediyor. Bilhassa tüm etnik gruplara fırsat eşitliği yaratmak ve cinsiyetler arası dengeyi sağlamak (hatta daha çok kadın hareketine destek veren, tek merkezli öyküler üretmek) adına atılan adımlar takdire şayan. Yalnız zamanı yakalamalarına rağmen ciddi bir düşüş yaşıyor bu göstermelik gibi gözükürken mesajını özümsemesi sayesinde büyüsü artan projeler. Jane the Virgin de CW’nun kan kaybeden yapımlarından bir diğeri. Açıkçası televizyonda kilit bir karakteri öldürerek risk almaktan çekinmeyen dizilere, X gitti benim için bu yapım bitti muamelesi yapılmasını fikir sahibi, ölçüp biçebilen seyirciye pek yakıştıramıyorum. Fakat bu tepkiden olabildiğince kaçınmama rağmen Jane the Virgin’in Michael’ı tablonun dışında bırakmasıyla birlikte öykündüğü ikinci sınıf pembe dizilerden birine evrildiğini de inkâr edecek değilim. Genç yaşta anne olan ve ebeveynliğin zorluklarıyla bekar mücadele etmesini, bu anlatının diziye kazandırdığı mesajı bir kenara koyacak olursak Jane bu hafta kimi arzuluyor, hormonsal dengesi hangi duygusunu öne çıkarttı koşuşturmacası arasında baştan savma mafyası, bitmek bilmeyen Xo – Rogelio çatışması, Alba’nın yarım ağız gönül ilişkisiyle dağıldılar da dağıldılar artık. Jane’in yazarlık kariyerini alakadar eden kısmı toptan yersiz bulduğumu zaten daha evvel de dile getirmiştim. Yalnız bu sefer tüm kötü hikâyelerini dengeleyecek bir ana iskelet de olmadığından hiç tat vermedi dördüncü sezon. Tekerrürlerden ibaret soluksuz maskaralıklarıyla da yayın hayatını ne kadar sürdürebilir, emin olamıyorum. Kaldı ki bu sefer sezon finali de epeyce tepki topladı. Tamam, en nihayetinde biz de bir soap opera’dan uyarlandığını biliyoruz. Lakin dizinin ABD’ye iltica etmesiyle birlikte ayakları yere daha sağlam basan bir Villanueva ailesiyle tanıştırılmıştık. Şimdi hep bir endişe, hayret, göz devirme, isyan, bıkkınlık hâli hakim. Bu kakafoniyle de bir yerlere varabilmek imkansız. Çoğu zaman kulaklarımı tıkayıp gürültü bitsin diye beklemek geliyor içimden. Son sahneye sakladıkları sürprizi de açınca içinden yine tatsız bir şey çıkacağı belli zaten. Özetle koca bir yeter desek mi Jane the Virgin’e? Ya da hatayı kendimde arayıp, neden izlemeye devam ediyorum sorusunu sormalıyımdır, kim bilri.
MVP: Jaime Camil (Rogelio de la Vega)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.