Yan Odadan Filmler – All Stars S04E01: Taçsız Efsaneler

Yan Odadan Filmler – All Stars S04E01: Taçsız Efsaneler

My queens, the best of the best, welcome to the All Stars… again! In this point of the competition, I have a question: Who deserves to go home tonight and why? 

Hepiniz, bir kez daha en iyilerin yarıştığı, çok çok çok özel bir sezona hoşgeldiniz. Bugün itibariyle toplamda 12 bölüm sürecek ve daha evvel karma sezonlarda şansını deneyip birinciliği tadamamış taçsız efsanelerle Yan Odadan Filmler tarihinin rekorlarını kırmaya başlıyoruz. Kuralların değiştiğini hepiniz gayet iyi biliyorsunuz. En sevdiğim yarışmacılarım tek bir çatı altında buluştuğu için eleme kararlarını görev birincilerine bıraktım. Finalde arkadaşları tarafından elenen herkes Top 4’ten Top 2’ye geçerken bizlere yardımcı olacak. Sezon boyunca da bir kereye mahsus olmak üzere alınan kararı yok sayma ve UPaul Save kartımı kullanma hakkım var. Film yarışması olması haricinde ufaktan bir strateji oyununa da dönüşen, atanmış All Stars formatına hazırsanız artık sadede gelebiliriz…

Bu hafta rekabetin derecesini gösterebilmek adına 14 All Stars yarışmacısını iki gruba ayırdık. Bunlardan ilki Grup Three Timers. Adem, Ali Fuat, Cemal, Emre, Murat, Muzaffer ve Onurcan burada yarışıyor. Ali, Aren, Çağatay, Faruk, Ferhan, Oğuz ve Onur ise Grup Two Timers‘ı oluşturmakta. Ve herkesin 120 dakikanın altında en iyi önerisiyle geldiği ilk görevde değerlendirmeyi de grupça yapacağım. Yani toplamda en yüksek puana ulaşan gruptan görev birincisi, en düşük puana ulaşan gruptan ise bottom 3/2 çıkacak. E o zaman, ne duruyoruz? Gentlemen…

14 filmi tüketmek için verdiğim mücadelenin sonunda haftanın tablosu belli oldu. Kazanan takım 485 puanla Grup Three Timers. Grup Two Timers ise 455 puan alarak bu görevin kaybedeni oldu ne yazık ki. Şimdi ismini okuyacaklarım bir adım öne çıksın. Ali Fuat Belli, Muzaffer Luzon ve Onurcan Mattel. Three Timers adına sizler bu görevin en yüksek skoruna ulaşan üçlüyü temsil ediyorsunuz. Çatianna, Ferhan Thor ve OnurDeLaCreme; sizler de Two Timers adına bu görevin en düşük skorlarını alan üçlüyü temsil ediyorsunuz. Arenbee ve Ali Edwards’a özel olarak seslenmek istiyorum, ikinizin de filmini fazlasıyla beğendim. Fakat grup arkadaşlarınızın düşük performansları sonucunda haftayı “Safe” olarak tamamlamak zorunda kaldınız. Şimdi izninizle kritiklere başlamak istiyorum.

Selam Ali Fuat Little Edie Kısakürek Belli! Görüyorum ki geçmişte The Thin Blue Line ile aldığın görev birinciliğine göz kırparcasına Grey Gardens önermişsin. Kendine referans veren yarışmacı… En sevdiğim! Övülmesi gereken pek çok şey var aslında filmde. O ham kırılganlığı bugün değme realite şovlarda bile yakalanamayan bir atmosfer sunuyor seyirciye. Kennedy ailesiyle olan bağlarının da filme ekstra bir magazin değeri kattığına şüphe yok, ki bu da ister istemez izlerken eşsiz bir suçluluk duygusu da hissetmeme sebep oldu. Bu kadar acı bir hayat öyküsünde böylesine karikatürize karakterler yer alması şahane bir tezat ve bunun bir belgesel olduğunu bilmek seyiri iyice katmerlendiriyor. Yalnız şunu da itiraf etmem gerek… Grey Gardens’ın TV uyarlamasından Documentary Now’a, SNL skecinden Drag Race’deki Snatch Game yansımasına kadar öyle çok şeyi tüketmiş ki sanki öncesinde istemeden teker teker izlediğim parçalar biraz olsun büyüyü bozdu gibi hissediyorum.

Muzaffer Luzon, devler ligini tekrardan hoşgeldin. Dördüncü sezonun sönük bir kadroya sahip olduğuna dair inanışı değiştireceğine inancım tam. Sen de sevmelere doyamadığım bir yönetmenden, Werner Herzog’dan yararlanmışsın gördüğüm kadarıyla. Stroszek, yönetmenin alıştığım epiklerinden (Fitzcarraldo, Aguirre) biçim olarak bir hayli farklı, bunu kabul etmeliyim. Ama kara mizahı ve kamerasına has buhranı yerinde duruyor. Amerikan rüyasını bir banliyönün kapısından geçmeden yerle bir edecek ve bunu bardağın hep boş tarafını göstermesine rağmen çiğ bir taşlamaya dönüştürmeyecek başka bir sinemacı tanımıyorum sanırım. Stroszek, demlenince başyapıt diye anılacak o film yığınının benim sinema maceramdaki en yeni üyesi. Ana karakteri Bruno’nun içi boşaltılmış gibi duran insanlarla dolu hayaller ülkesine vardıktan sonra ağzından çıkan her cümleyle hüznünü hissettiriyor olmasına öyle bir vuruldum ki hâlâ gerçek Bruno hakkında bir şeyler öğrenebilmek için interneti arşınlıyorum.

All Stars 2’nin rekortmenine geldik şimdi de… Onurcan Mattel! Bugüne kadar önerilerinde klasikler içerisinden benim beğenime en çok hitap edeni bulabilme özelliğini takdir ettim hep ve yine şaşırtmayıp harika bir başlangıç yaptın yeni Yıldızlar Karması’na. Aynı göreve denk gelen “daha iyi” Sidnet Lumet filmi Fail-Safe güzel bir tokat oldu bana. Dr Strangelove’ın mizah dozu minimuma indirilmiş, dört başı mamur, daha insancıl bir benzeşi olduğu için söylemiyorum. Lumet’nin bu başyapıtından bihaber oluşumun hissettirdiği bu sadece. İzlediğim sayısız Soğuk Savaş filmi içerisinde dışarıdan bir göz olmanıza izin vermeyerek, büyük kararların alındığı odalara seyircisini kollarını açarak davet eden tek yapım da olabilir ayrıca. İvmesi pozitif rakamları görmüyor olsa da Lumet olası bir krizle tüm o paranoya hâlini izleyiciye geçiriyor. Ha tabii, eğitimim sürecinde sıkça kullandığım bir finans terimini açıyor olması sebebiyle de ilgimi çektiğini inkâr edemem.

Bağımsız sinemanın en iyilerini izletmeyi kendine görev edinmiş Çatianna var sırada. Welcome to the Dollhouse ile vermediğim birinciliğin vicdan azabını çekmeye devam ederken, yeni sezona hiç hazzetmediğim temalardan birine sahip Lovers of the Arctic Circle ile başladı canım Çağatay. Tina Fey bu tür yapımları dizisinden çok güzel özetlemişti: Hipster nonsense. Tamamı koca bir saldırı gibi hissettiren, duygusal yoğunluğu vıcık vıcık ve hikâyesine de oyunculuklarını hiç inandırıcı bulmadığım iki ufaklıkla başlayan koca bir çorba bu. El kadar çocukların aşkını kolayca benimseyebilen varsa, önden buyursun. Ben bu büyüme öykülerine, yetişkinlik yıllarında sağlam bir kefarete varılmazsa pek tahammül edemiyorum. Bir de beklenmedik final yapacağım derken quirky romantizmin asırlık klişelerinden makas almasıyla birlikte iyice koptum ayakları yere basmayan ikiliden. Olmadı. Sıradaki lütfen!

Ferhan Thor‘la devam edelim. Sosyal medyada güncel filmler ile ilgili yaptığı her yoruma katılmasam bile doğru bir argümanla destekleyebildiği için çok sevdiğim bir yarışmacı, ondan da öte izleyici aslında Ferhan. Fakat şu yarışmaya girdiğinden beri Kurosawa’dan Lang’a, Bunuel’den Fassbinder’e, hep klasiklerin arasında dolaşıyor. Bu sefer de ilhamı Jean-Pierre Melville imzalı kuru film noir örneği Le doulos‘da bulmuş. Muhakeme yeteneğine güveniyor olmama rağmen benim neyi görmekten hoşlanmadığımı maalesef çözemedi. Le doulos hakkında da söyleyecek pek bir şeyim yok aslında. Cetvelle çizilmiş, lineer bir anlatı yine. Varsın kurgu numaralarıyla ters köşe yapsın. Sonunda ne olacağını merak etmediğim bir hikâyede twist olsa ne olur, olmasa ne olur… Hayır Melville’in sinemasıyla da bir problemim yok esasında. Fakat Le doulos’un sabır dilenen tavrıyla o iş yaş.

Podyumun kapanışını da All Stars 3’ten ayrıldığı gibi koştura koştura aramıza katılan OnurDeLaCreme ile yapıyoruz. Sezonu üç kere üst üste lip sync’e çıkarak kapatan Onur, kırmızı duasına çıkmış gibi yine sıralamanın en diplerinde. Artık açıkça söyleyeyim bence, ki aynı hataya düşülmesin. Ne olur ama ne olur Luis Bunuel, François Truffaut, Ingmar Bergman, Federico Fellini ve bunlar gibi sinema tarihi kitaplarına adını yazdırmış yönetmenlerin filmlerini göndermekten vazgeçin. Bir öneri yarışmasına bu isimler yakışmıyor. Kaldı ki Bunuel’in sinemasıyla da hiç aram yok. That Obscure Object of Desire‘ın zerre ilgimi çekmeyen absürt edebiyatı da tüy dikti Bunuel ile ilişkime. Aslında sadece isme özel bir tepki de değil bu. Seyircisine iyi davranmayan yönetmenlerin, insanoğlu hakkında ahkam kesmesine katlanamıyorum. Bir de kadınlardan nefret mi ediyor, yoksa kadınları mı yüceltiyor sorusunu sorarken araya kondurduğu yorucu mizansenlerle iyice dağılıyorum. Varsın Bunuel fan kulübünün diline düşeyim. Her yönetmeni beğenecek değilim ya.

Eveeeeeeeeet…. Tek kişilik dev jürinin kritikleri sonucunda bir takım kararlar aldım. Onurcan Mattel… You’re a winner baby! You’ve earned a cash tip of 10,000 dollars!

Çatianna, Ferhan Thor ve OnurDeLaCremeI’m sorry my dears, but you’re in the bottom 3. Bu bölümde birinizin yarışmaya veda etmesi gerekiyor. Ama bu sefer ipler benim elimde değil.

Onurcan, en düşük notları alan üçlüden kimin gideceğine sen karar vereceksin. With great power comes great responsibility. Which queen have you chosen to get the chop?

Onurcan: Miss Çatianna’nın önerilerinin yarışmanın ruhuna uygun olduğunu, risk aldığını ve bu riskin onu bottoma düşürdüğünü, aynı riskin onu zirveye de taşıyabileceğini düşünüyorum. Ferhan, AS2’den yarışmacı arkadaşım ve çok genç. Önerileri hep kalburüstü ama IMDb listelerinden fırlayıveriyor hep. OnurDeLa ise bu üçlü arasında yarışma tarihinde en çok görev birinciliği olan isim. Yarışmaya da son anda dahil oldu ama üst üste 4 önerinin bottom görmesi ve serbest seçim haftasında Bunuel önermesi… Ama Ferhan’ın önerileri arasında izlemediğim tek bir film yok ve açıkçası ileride Ferhan safe oynadığı için kalırken risk alan birileri gidebilir. Bu yüzden elenmesi için seçtiğim isim… Ferhan.

As it is written, so shall it be done. Ferhan Thor, you’re an All Star. Now sashay away…

THREE TIMERSTWO TIMERS
Adem Güneş
PROOF
1991 | Jocelyn Moorhouse
C+
Ali Kavas
SUSPIRIA
1977 | Dario Argento
A
Ali Fuat Kısakürek
GREY GARDENS
1975 | Ellen Hovde, Muffie Meyer, Albert & David Maysles
A-
Aren Hamparyan
THE SWIMMER
1968 | Frank Perry
A-
Cemal Akçiçek
DROP DEAD GORGEOUS
1999 | Michael Patrick Jann
C
Çağatay Kalyoncu
LOVERS OF THE ARCTIC CIRCLE
1998 | Julio Medem
C+
Emre Küçükenez
IL SORPASSO
1962 | Dino Risi
B
Faruk Songur
A HISTORY OF VIOLENCE
2005 | David Cronenberg
B-
Murat Karakuş
BEFORE THE DEVIL KNOWS YOU’RE DEAD
2007 | Sidney Lumet
B
M. Ferhan Meraler
LE DOULOS
1963 | Jean-Pierre Melville
B-
Muzaffer Çınar
STROSZEK
1972 | Werner Herzog
A-
Oğuz Kayır
THE SPIRIT OF THE BEEHIVE
1973 | Víctor Erice
B+
Onurcan Güden
FAIL-SAFE
1964 | Sidney Lumet
A
Onur Coşkun
THAT OBSCURE OBJECT OF DESIRE
1977 | Luis Buñuel
C

Yarışmacı123456789101112
Adem GüneşSAFE           
Ali Fuat KısakürekHIGH           
Ali KavasSAFE           
Aren HamparyanSAFE           
Cemal AkçiçekSAFE           
Çağatay KalyoncuBTM3           
Emre KüçükenezSAFE           
Faruk SongurSAFE           
Murat KarakuşSAFE           
Muzaffer ÇınarHIGH           
Oğuz KayırSAFE           
Onur CoşkunBTM3           
Onurcan GüdenWIN           
M. Ferhan MeralerELIM           
WIN: Kazanan, HIGH: Yüksek not, SAFE: Güvende
LOW: Düşük not, BTM2/3: En düşük notu alan yarışmacılar, ELIM: Elenen

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.