Episode 505: Youtube Ünlüleri

Episode 505: Youtube Ünlüleri

Nuri Bilge Ceylan’ın resmî Youtube hesabında Ahlat Ağacı podcastimizin paylaşılmasından sonra bizi epey eğlendiren geri dönüşler ve Türkiye’deki podcast ahalisinin gördüğü muamele üzerine uzun uzun sohbet ettik bu bölümde. Bolca shade içeren eğlencemizin arasına da Venedik ve Toronto’dan çıkan programları sığdırdık. Hadi bakalım, herkese afiyet olsun!

İÇERİK
00.01 Intro
00.36 Youtube & Nuri Bilge Ceylan meselesi, Türkiye’de podcast sahnesi
11.02 Venedik (Netflix, Roma, 22 July, The Ballad of Buster Scruggs, Peterloo ve programdaki kadın yönetmen eksikliği)
33.52 Toronto (High Life, Can You Ever Forgive Me, The Wife, The Front Runner, If Beale Street Could Talk, Ben Is Back)
41.03: Kalaylama Part II
1.00.03: Kapanış

Kulaklıkla dinlemeniz tavsiye olunur.


ALİ FUAT KISAKÜREK
AFK Sinemada
@afksinemada

SEDA ARTAR
the mahmut
@sedart

UMUR ÇAĞIN TAŞ
Oscar Boy
@umurtas

iTunes üzerinden Oscar Podcast‘e abone olmayı unutmayın!

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

5 Yorum

  1. Cem Ertem

    Sevgili Ali Fuat, Seda ve Umur Çağın. Yıllardan beri sizin bloglarınızı ve mümkün mertebe podcastlerinizi dinliyorum. Çok güzel yazılarınıza rastladım, podcastlerinizi dinledim. Ama ne var ki birkaç senedir artan şekilde amerikan popüler kültür özentiliklerini sürekli gündem yaparak bloglarınızda bu tarz boş filmere yer vermeniz, festival filmlerini önemsemeyerek bir başka amerikan saçmalığı olan netflix dizilerine sezonluk diğer dizilere fazlaca değer vermeniz sayesinde ve bu son podcastten sonra artık bloglarınıza bakasım gelmiyor. Evet güzel noktalara parmak bastınız ama her geçen yıl daha çok içine battığımız popüler kültürün sizi de içine çektiğinden habersiz bir şekilde hareket ettiniz. Love Simon nedir ki Ahlat Ağacı ile aynı yayında değerlendirilebiliyor? Yönetmeni bile baştan aşağıya Hollywood pespayeliği soslu yapımlarla dolu. Evet sinema eleştirmeni olma kaygınız olmayabilir ama yazdıklarınıza ve konuşmalarınıza değer verecek olan insanlar var. İlla SİYAD üyesi olmanız da gerekmiyor, her yazar eleştirdiği yapıtın değerini tartabilmeli. Ahmet Kural veya Şahan Gökbakar filmi değil bu. Nuri Bilge Ceylan’ın takipçisi, hedef kitlesi çok daha farklı. Elbetteki daha sert eleştiriler alacaksınız. Zira sizin de bu podcastte sizi eleştirenlere nasıl bir tutumla karşılık verdiğinizi üzülerek gördüm. “Üslubunu düzelt” kötü bir şey değil, faydalı bir tavsiyedir. Kimsenin de sizinle bir alıp veremediği yok, insanlar youtube’da sizi (ben dahil) eleştirdi. Olabilir ve olmalı da. Bizi dinlemeyin diye bir şey olamaz. Dinleyene saygınız varsa bu şekilde bir yanıt vermemelisiniz. Belli ki bazı noktalarda yanlış / haksız yorumlar yapmışsınız. Anonim değilim. NBC youtube sayfasında kaliteli sinemaseverler mevcut. Hiçbirinin anonim olduğunu düşünmüyorum. Şurada yaptığınız 1 saatlik konuşmayı dinledikten sonra daha da üzüldüm. “Youtubeda yaşlı başlı adamlar, twitterda başlarına üşüştüğümüz kişiler olabilirler, keşke zeka seviyeleri o kadar olsa..” Bu nasıl mantalite? Bu mu sizin “olgun” diliniz. Youtubeda yorum yapanlardan biri de benim. Ve Nuri Bilge Ceylan’ı çok sevdiğim de saygı duyduğum da doğru ama eleştirilmemeli demiyorum aksine doğru noktalardan eleştirseniz, daha ciddiyetle yaklaşsanız keşke. Bahsettiğiniz yönetmen Love Simmon vb saçmalıklarını çekmiyor, hollywood pespayeliğinin içine bulaşmıyor, ciddi ciddi sanat üreten sanat yapan bir sanatçı. Bir sanat filmi eleştirilirken bu üslupla eleştirilmemeli. 09:50’de bir dinleyene yaptığınız yoruma bakın lütfen “sevmiyorsanız da dinlemezsiniz” ne kadar sığ bir yaklaşım bu. Her aklına gelen konuşmasın demek nedir Allah aşkına? Mehmet Açar, Ali Ulvi Uyanık, Alin Taşçıyan, Tuna Erdem, Ali Hakan ve daha pek çokları şahane yazılar yazıyor. 48:52 Alın size örnekler, paçavra falan değil. Onlar gibi olma gayeniz olmayabilir. Size küfür edilmedi, tehdit edilmedi, hakaret de edilmedi ama siz bu podcastte sözüm ona size “linç” (kesinlikle yok) edenlere, böyle bir şey yapmadıkları halde aşağılayarak karşılık verdiniz.

    Yanıt
    1. Umur

      Yok ben daha fazla kibar cevaplar veremeyeceğim galiba. Şimdi Cem… Bizi senelerdir takip ettiğin külliyen yalan. Çünkü biz beş sezondur bu üslupta podcastler kaydediyoruz. Geçmişe bir dönüp bakarsan göreceksin neyin ne olduğunu. Ama yine söylediğim şeye geleceğiz: Demek ki senin sevdiğin yönetmenle/filmle uğraşılınca tahammülsüzleşiyormuşsun. Bunu bir kenara not et öncelikle.

      Arkadaşlarım adına değil, kendi adıma konuşayım: Bana en son üslup öğretecek kitle bir yönetmenin, oyuncunun, filmin fan page’inden hâllice bir forum halkı. Sizin söylediklerinizi dikkate almak mecburiyetinde değilim. Çünkü hitap ettiğim grup siz değilsiniz. Benim muhattabım blogun okuyucusu, herhangi birinin hayranları değil. Kaldı ki NBC bizim podcastimizi paylaşmasaydı yollarımız da hiç kesişmeyecekti bu Nuri Bilge stanleriyle. O sebeple “Olabilir ve olmalı da.” diye bir dayatmada bulunamazsın. Olamaz ve olsa da umrumda değil.

      Bu arada… Aynı Youtube sayfasında olduğumuza emin miyiz? Kafadan beş adet homofobik yorum var orada yahu. Sen de bu Love Simon takıntınla Nuri Bilge Fan Club’daki dostlarına katkıda bulunuyorsun gerçi ya, kime ne anlatıyorum?

      Ve son olarak. Çok büyük bir şok yaratmasından korkuyorum sana bu bilginin ama gerçekleri söylemem gerek: SİTENİN ADI OSCAR BOY, PODCASTİN ADI OSCAR PODCAST. Popüler kültüre kaydınız da, iyice saçmaladınız da goygoyun alay konusu olmadan bu sohbeti kapa artık.

      Papağan gibi aynı şeyleri tekrarladığın başka bir yorum atmak istiyorsan da “İstenmeyen” klasörüm seni bekliyor olacak, bilgine. Hayatta başarılar diliyorum.

      Fesat Mukayese: Love, Simon > Ahlat Ağacı

      Yanıt
      1. Cem Ertem

        Sen kibar bir insan olsan zaten kabalaşarak cevap vermezsin. Ha şöyle gerçekleri konuşalım. Kaç sene önce bu bloga geldiğimi bal gibi de biliyorsun. Yalancılıkla suçlama insanları yeter artık. (http://www.oscarboy.com/2011/01/20/yilin-kostum-tasarimcilari/ Sadece bir örnek) Eski yorumlarım duruyorsa onları silmediysen hatırlarsın da. Tahammül edemeyen insan sensin, eleştireye açık değilsin arkadaşım. Bunu sen önce bir not et kenara. Üslubunla ilgili problemler var doğru ama beni artık alakadar etmez, zira karşısındakine değer vermeyen birine artık bende değer verecek halde değilim. Ben bu blogun okuyucusuydum, aynı zamanda da NBC sinemasına bir hayranlığım vardır. Podcastten yeni haberim olduğu için dinlemek zahmetinde bulundum, keşke dinlemeseymişim bunca lafı işiteceğime… Dayatmada da bulunmuyorum, tavsiye ediyorum. Umurunda olmayan şey başkalarını rahatsız ediyor. Sitenin adı oscar boy olabilir sizler bu ucuz popüler kültürün saçmalıklarına boyun eğeceğinize gerçekleri ve olması gerekenleri konuşabilseydiniz keşke. Papağan gibi tekrarlamıyorum. İstenmeyen klasörüne duymak istemediğin duyduğun zaman üzüldüğün şeyleri atman seni rahatlatacaksa devam et. Bundan sonra da bir okuyucusunu aşağılayan onları öteki gören bir sinema bloggerının sitesine girmeyeceğim ve herhangi bir şekilde tavsiyede de bulunmayacağım. Fesat mukayese diyerek kendi kendini tatmin edebilirsin Ahlat Ağacı her daim bahsettiğin filmden kalibrelidir iyidir. Sinema yazarlarından bazıları: Variety, Jay Weissberg 100/100, CineVue, Martyn Conterio 100/100, The Guardian, Peter Bradshaw 100/100, The Telegraph, Robbie Collin 100/100, The Film Stage, Rory O’Connor 91/100. Palme d’Or da yarışan Ahlat Ağacı ile MTV ödüllerinde yarışan ucuz ve çapsız bir film Love Simon…

        Yanıt
  2. Özkan Özbek

    Ben sizi podcastlerde dinlerken eğleniyorum. Çünkü sıradışı bir anlatım tarzınız var. O kadar aynı tarzda yorumlar dinledik ki, farklı bir olay olunca insanlar yadırgıyor. Boşverin onları. Konuştuğunuz gibi isteyen micky mouse, istemeyen donald duck.
    Bu arada bu sene film bolluğu yaşanıyor. Geçen sene ödüller az çok belli etmişti. Bu sene Oscar’ı alacak olan film zor gibi. Rekabet fazla.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.