The Good Place (3. Sezon)

The Good Place (3. Sezon)

Yaratıcı: Michael Schur | Oyuncular: Kristen Bell, William Jackson Harper, Jameela Jamil, D’Arcy Carden, Manny Jacinto, Ted Danson, Marc Evan Jackson, Maya Rudolph, Kirby Howell-Baptiste, Mike O’Malley, Adam Scott, Ben Lawson, Eugene Cordero, Rebecca Hazzlewood, Ajay Mehta, Anna Khaja, Tiya Sircar, Maribeth Monroe, Jason Mantzoukas | 22 dakika | NBC

Yolu Netflix’ten geçen her dizinin bahtı, bir şeyler indirmeye mecali olmayan ahali tarafından popüler edilmek biliyorsunuz ki. The Good Place de NBC’de sessiz sedasız başlayan yolculuğuna, streaming servisinin seçkisine dahil edildiğinden beri sosyal medyanın her bölümüyle en çok konuşulan dizilerinden biri olarak devam ediyor. Cennete geldiğini zannedenleri cehenneme düştükleri haberiyle şaşırtıp ilk sezonun sonuna bir twist konduran yapım, bu ani virajı geçtiğimiz seneki serisinde epeyce iyi değerlendirmiş ve televizyon kitaplığına varaklı kap kacakla kaldırmalık bölümler armağan etmişti. Yalnız durmadan lokasyon değiştirdiğimiz ve gimmick üstüne gimmick parçalayan üçüncü sezon için çok da ikonik tanımlamalarda bulunamıyoruz ne yazık ki. Aynı yollardan geçip, seyircisini erkenden yoran Community’nin taktiğini izleyip her bölümde akılda kalıcı bir hikâye iskeletini satmaya çalışan Michael Schur üretimi yapım, ister istemez hep yüzde yüzünü kullandığı için yorgun düştü ve seyircisinin de bu tempoyla fazlasıyla başını döndürdü. Eleanor ile Chidi (a.k.a. TV tarihinin en itici karakteri) arasındaki dinamiği çeşitli varyasyonlar ile sınamaya çalışması ve tabii Jason ile Janet’tan maksimumu almaya çalışması haricinde aklımda bir şey kalmaması üzücü. Ama kendi yarattığı beklenti sebebiyle bambaşka bir matematik üzerinden değerlendirmeye alıp haksızlık da etmek istemiyorum. The Good Place yenilenmekten asla korkmayan, muhtemelen de drama ya da komedi fark etmeksizin yayın hayatını sürdüren diziler arasında en çok risk alan iş. Tek problemi, bunu sürekli yapması ve bir şekilde olağanlaştırması. Aynı öykünün içerisinde 1-2 bölüm süzülmemize izin verse ve Disney animasyonu misali her 20 dakikada yeni bir maceranın içine atlamasa özünde bir komedi dizisi olduğunu hatırlayıp rahat edeceğiz. Bir de bu bitmek tükenmek bilmeyen felsefe sohbetlerinden baygınlık geçiren bir tek ben miyim? Senaryoya katkıda bulunmayı ta ilk bölümlerde bırakan bir laf kalabalığı ile süreyi doldurmaya çalışıyorlarmış gibi hissediyorum. Bazen konteksti bir kenarda bırakıp bağımsızlığını ilan ediyor gibi hatta. Neyse ne efendim. Henüz The Good Place’ten vazgeçmemize yetecek bir yerde sürünmüyoruz. Dolayısıyla çemkirmelerimizin hepsi havaya sıkıp bir sonraki sezonun yolunu gözlemekte yarar var. Birbiriyle iyice kaynaşan ve değme kastlara kimyanın ne olduğunu öğreten hâllerini de unutmamalı. Maya Rudolph’un SNL mezuniyetinden yaklaşık 10 yıl sonra parlayan kariyerine de selam olsun.
MVP: Jameela Jamil (Tahani Al-Jamil)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.