Yan Odadan Filmler – Pride Özel: 4. Bölüm (Final)

Yan Odadan Filmler – Pride Özel: 4. Bölüm (Final)

I’m back, ladies! Halleloo! HALLELOO!!! Sıfır pürüz barındıran Haziran ayımı durmaksızın tembellik yaparak geçirmem sebebiyle Yan Odadan Filmler’in Pride ayına özel cümbüşünde o gullümü bir türlü sağamadım klavyeyle ön sevişme hâlindeki parmaklarımdan. Bugün de farklı bir durum olduğu söylenemez aslında. Ama ufak da olsa Yan Odadan Filmler tarihinin taçsızları arasında en çok yarışmışlardan, 10. yıl serisinde de yer almış yarışmacılarımdan oluşan final dörtlüm hakkında ufaktan bir sohbet etmezsek olmaz.

Yarışma tarihinin en başarılı ama bir o kadar da şanssız yarışmacısı Mesut, ilk turda seçtiği rakiplerini çiğ çiğ çiğneyip uzadı finale. İkinci bölümde bu sezona özel bir ilk yaşadık ve hem Youssef El Twink, hem de vakti zamanında Online Film Festivali’nin birinci sezonunda ipi göğüslemiş Refik Eren birlikte tur atladılar. Üçüncü ve son yarı finalimizde ise film önerme konusunda kaşarlanmasına karşın bir türlü final yüzü göremeyen Oğuz nokta vuruşu yapıp büyük finale yükseldi. Ve bugün, dünyanın dört bir yanından gelip (Türkiye’nin iki şehri) Yan Odadan Filmler sahnesine çıkmış finalistler son bir kez kozlarını paylaşacak.

Görevimiz sezon boyunca olduğu gibi yine aynı başlığı ilgilendirmekte: Kuir filmler. Benim fazlasıyla erittiğim bir havuzda zorlanmış olabileceklerini lütfen göz önünde bulundurun. Nitekim Rainer Werner Fassbinder önerme tembelliğinden, Un Rubio gibi bunu yapmak istediğine emin misin dedirten intihar niteliğinde önerilere kadar bir takım hadiseler yaşandı. Ama olsun, bu kurak topraklarda bir şekilde altın dildolardan oluşan tacı hak eden birini bulabildik. O zaman kimin hangi filmi önerdiğini bilmeden karar aldığım son için perdeler açılsın ve nihai kritiklerimizi yapalım bakalım…

Un Rubio

Wedding Banquet

Wild Reeds’ten Archipelago’ya, Maurice’ten All That Heaven Allows’a beni hep mutlu eden seçimlerle karşıma çıkmış Mesut Lynn Hytes, finalde Un Rubio önermiş. Minik kalbini kırmadan kendimi doğru kelimelerle nasıl ifade edebilirim bilmiyorum ama uzunca bir süredir bu kadar kötü bir kuir anlatı izlememiştim galiba. Ayağının politik bağlamda bir yerlere takıldığı sanılmasın. Film kimliğiyle barışamamış toksik erkek birey ile umursamadığımız olayların arka plana yerleştirildiği bir evde daha dışarıda olan diğer erkek bireyle dene yanıl usulü, cinsel tansiyonu pek küflü etkileşimini konu alıyor. Dümdüz bayat ve gide gele yolları eskitilmiş bir keşif hâli. Gri eşofmanın arşa değen kısımlarının okşanması haricinde yeni bir şey bulabilene aşk olsun.

Viva’yı acaba bu sezona mı saklasaydı dedirten Oğuzaja (En düzgün takma ad bu olacak sanıyorum) ise Wedding Banquet ile denemiş şansını. İyi de etmiş! Kiralık yönetmen Ang Lee’nin herhangi bir karakteristik özelliği olmayan sinemasında bu tür ana akıma yüzünü dönmüş hikâyeler her şekilde iyi sonuçlarla çıkıyor karşımıza. Bağlı olduğu toplumun tutucu, gelenekçi tarafıyla da oynaşarak adım adım ilerleyen öyküyü keyifle takip ettim ben. Belki çekildiği zaman aralığından sebep biraz heteronormatif ve dolayısıyla klasik romantik komedi formüllerine fazlasıyla dokunuyor; ama buradan vurmayacağım merak edilmesin. Stüdyodan çok bize ve anlattığı klana ait olduğunu hissetmeyi fazlasıyla isterdim gerçi.

A Date for Mad Mary

Fox and His Friends

Her iki görevde de kahrolsun erkekler diyerek kadın merkezli filmlerden giden Refik Eren Heart, Desert Hearts üstüne yine ıskalamamış ve mini mini, tam keşif sayılabilecek bir İrlanda filmi önermiş: A Date for Mad Mary. Gençliği gördükleri zorbalıklar ve kendi içerisindeki fırtınalar sebebiyle ellerinden kaçıp giden kuir bireyler olarak geç olgunlaşmak üzerine kitap yazdık, bir de üstüne sinemayı da bu tür filmlerle doldurduk, farkındayım. Ancak aynı savaşımları satır satır takip ediyor olsa da çok içten bir dili var A Date for Mad Mary’nin. İster ana karaktere can veren Seána Kerslake’in oyununa, ister İrlanda cazibesine bağlayın üzerimde bıraktığı etkiyi. Ben büyümek ama başka insanlara dönüşmek, bunu yaparken de kendi devinimlerinin güncesini tutmayı pek tanıdık buldum sadece.

Dördüncü ve son filmimiz de Youssef Vanjie El Twinko‘dan. Klasiklerin peşini bırakmayan biricik Miss Vanjiemiz, finale de Rainer Werner Fassbinder filmi Fox and His Friends‘i uygun görmüş. Bazı sinemacıların diliyle ne yaparsanız yapın iletişim kuramazsınız ya (sana bakıyorum Ruben Östlund), işte Fassbinder da onlardan biri benim için. Sınıf farkı ve kapitalizmle birlikte bir tutam da eşcinselliği filmine sığdıran, fazla planlanmış sahnelerin ustası burada da 15 dakikada bitirebileceği bir konuyu iki saate yayıyor ki iyice yok olalım koltuklarımızda, “gerçek” sinemadan gözümüz iyice korksun. Ben istemiyorum Bay Fasbinder. Boğazımdan aşağı rızasız sokmaya çalıştığınız her şey için müteşekkirim ancak bu tür egzersizleri başka durumlarda yapmayı tercih ediyorum.

Mesut

Oğuz

Refik Eren

Yusuf

Karar anı için movie buff mükemmeliyetiyle parıl parıl parlayan Mesut, milyon dolarlık takılarını parçalayıp rakiplerinin ayaklarına takılsın diye atmaya hazırlanan Oğuz, yarışta hakkın her türlü sahibini bulacağına inanan Refik Eren ve çekim bittiği anda homofobisi sebebiyle Chromatica hapisanelerinde çürümeye bırakılacak Yusuf’u sahneye alalım.

Evet, gender neutral beybiler… Çekim süresi boyunca gösterdiğiniz profesyonellik, nudelar (?) ve ev adresime yolladığınız rüşvetler için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ancak her sezonda olduğu gibi (All Stars 4 yokmuş gibi davranıyorum şu an) yine sadece tek bir birincimiz olacak. Ve o da… Pride Özel ayının galibi… Altın dildolardan oluşan tacın sahibi… Sıradaki süper star… The next All Star to be inducted into the Movies from Another Room Hall of Fame is….

REFİK EREN UYSAL!!!!!!!!!!!

Şampiyonlar kulübüne nihayet hoşgeldin, you whore! Başarıların daim olsun. Oscar Boy sayfalarında gerçekleşen realite şovlardan bir başkasını kazanacağın günlere! Now prance my queen…

Mesut Gül
UN RUBIO
2019 | Marco Berger
4
Oğuz Kayır
WEDDING BANQUET
1993 | Ang Lee
6
Refik Eren Uysal
A DATE FOR MAD MARY
2016 | Darren Thornton
7
Yusuf Bayraktar
FOX AND HIS FRIENDS
1975 | Rainer Werner Fassbinder
5

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da macerasına devam ediyor. Varı yoğu ödül sezonu. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara. And he is... you know...

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.