Yan Odadan Filmler S10E04: Böyle Film Yapamayan da Kendine Kadınım Demesin

Yan Odadan Filmler S10E04: Böyle Film Yapamayan da Kendine Kadınım Demesin

♪♫ Can you make that dick rain on me? ♪♫

Blogun Drag Race ve televizyon dünyasıyla birlikte ayakta kalmasının yegâne sebebi Yan Odadan Filmler tüm yurtta “Ay bu hâlâ kutlanıyor mu?” naraları attıran bayramın arife gününde yeni bölümüyle huzurlarınızda… Geçen hafta yaşadığımız şok şok şok, flaş flaş flaş bölümün ardından herkes nefeslerini tuttu ve acaba yeni bir drama yaşanacak mı diye merakla bekliyor biliyorum ama pek tümsek barındırmayan bir bölümden sesleniyorum bugün sizlere. Sinekoliler içerisinden en iyi olanın görev birinciliğiyle kutsandığı, en zayıf halkanın da sepeti koluna takıp gittiği klasik bir düzende ilerleyeceğiz bu sefer. Kemerler bağlandı, filmler izlendi, kararlar verildi. Hazırız!

Onuncu sezonun dört numaralı bölümünde görev kadın senaristi ya da yönetmeni bulunan filmler yollamaktı. Herkes eksiksiz verilen tanıma uygun filmini seçti ve ortaya da oldukça zengin bir seçki çıktı yine. Âdet olduğu üzere önce Interior Illusions Lounge‘a safe çukurundan kurtulamayanları göndermek istiyorum öncelikle. Bu ortalama hâllerin de son olmasını dileyerek… Berkay, Burak ve Oğuzhan, you’re all safe. You may leave the stage. Now it’s time for “The Judge”s critiques…

Hep risk almasına karşın bir türlü aradığını bulamayan Deniz bana eski yarışmacılarımızdan Çatianna’yı hatırlatıyor. Bu sefer Nico, 1988 ile şansını denedi ve ne yazık ki yine duvara tosladı. Fellini’nin, Warhol’un yörüngesinden bir şekilde geçmeyi başarmış Alman pop yıldızı Nico’nun hayatıyla ilgili bir yeniden yorumlama karşımızdaki. Dolayısıyla biyografik sayılsa da içine fazlaca kurgu sosu katılmış. Gerçi eserin anlattığı kişiyi yakından tanımadığımız için bu ayrımı yapamıyoruz. Sıkıntı şu ki İtalya – Belçika ortak yapımı, bire birlik ekranda VHS gerçekliğini yeniden yaşatan filmin Nico’ya aşina olmayan birine vaat ettiği hiçbir şey yok. Biçimsel olarak türünün örneklerine benzemiyor oluşu elindeki tek koz ve onu bile kullanabilmeyi başaramıyor. Trine Dyrholm’un kupkuru performansı da var olan tempo sorununu ikiye katlamış.

Duru‘nun seçtiği Losing Ground ileri bir tarihe ötelediğim Black Lives Matter seçkimin parçasıydı. Arka arkaya filmler tükettiğim bu zaman aralığında iyi bir şeyler izlemeye aç olduğumu söylemeyeceğim elbette. Ancak Losing Ground, cinsiyet ve ırk politikaları hakkında herkesin bilirkişi gibi konuştuğu bir dönemde neredeyse 40 sene öncesinden bir pencere açıp öyle bir yere çekiyor ki seyircisini, gördüklerimizle ehlileşiyoruz. Burada ana karakterin akademisyen kimliğini de devreye sokunca, sanatçı olmasıyla övünen erkek partnerinin dünyasıyla orta noktada buluşmak için benliğini kaybetmenin kıyısından dönen bir kadının öyküsü var gibi düşünülüyorsa üzücü. Çünkü caza çalan ritminin keyfi kaybın değil kazancın doğduğu yerde çıkıyor. Yirmilerden bu yana Amerikalı siyah bir kadının yönettiği ilk film olduğu da not düşülsün. Marifetleri kadar bir de tarihi var.

Geliyorum Hazal‘ın seçimi Skate Kitchen‘a. Dizi uzantısı Betty’i de tek bölümde terk ettiğim için açıkçası başıma geleceklere tahmin ederek, ama yine de iyi temennilerle oturdum başına. Sonuç epeyce büyük bir hüsran. Arka planına yerleştirdiği New York ve tabii tüm bu paten zımbırtısı haricinde sanatın üreten, anlatan ayağında ne tür bir hizmette bulunduğunu inanın bilmiyorum Skate Kitchen’ın. Aynı büyüme öyküsünün bütün renklerini, hem de oldukça usta formlarda defalarca izledik. Dolayısıyla senaryodaki tembelliğini kurduğu görsel disiplinle dengelemesini istedim; fakat böyle bir yetisi de yok. Yalnızca blog sayfalarında iyi gözükecek hareketli resimler için bir takım anlaşılmaz bağlar kurup, batan güneşi karakterlerinin üzerine düşürerek hiçbir şey anlatmamayı tercih ediyor Crystal Moselle. Bu da sinema tabii ki ama bizim yüz verdiğimiz sinema değil kesinlikle.

Kült favorilerden vazgeçmeyen Özge, içerisinde bir adet John Cassavetes barındıran Mikey and Nicky ile denemiş şansını. İyi ki de denemiş! Broadway efsanesi Elaine May’in ellerinden çıkma yapım iki dostun yarım gününde toksik maskülinitenin en derin yerlerinde gezinip dibine dibine vuruyor baltasını. Buradaki kaçış kimi zaman karakterlerin mafyayla olan bağı üzerinden bir canını kurtarma koşuşturmacasına bağlansa da aslında aynadaki yansımalarından da kaçıyorlar bir taraftan. Birbirlerinin gözlerinde en savunmasız hâllerini görebilen arkadaşlar olarak hayal kırıklığınının kırıntısını dahi hediye etmeye dayanamayan iki adam, bildiklerini yüksek sesle söylemeden bir hamster tekerleğinin içerisinde koştukça koşuyor işte. Yalnız May, Cassavetes ile oyuncu olarak çalışmanın yanı sıra sinemasının da karakteristik özelliklerinden ilham almış belli ki. Filmografisine kondursak ayıramam.

Ve kritiklerin kapanışını da Uygar‘ın yolladığı Awakenings ile yapıyoruz. Engellilere karşı ayrımcılık üzerine bu kadar çene yorduğumuz günlere nihayet erişebilmişken bu Hollywood çöpünü izlemek zorunda kalmak canımı sıkmadı dersem yalan olur. Robin Williams ve Robert De Niro’yu buluşturan yapım o kadar külüstür bir yerden bakıyor ki dünyaya, Oliver Sacks’in aynı adlı anı kitabından uyarlanırken belli ki ne güzel para kazanırız bu işten diye bütün ezber edilmiş formüllerle yazılmış senaryo. De Niro’nun akıllara zarar bir saldırganlıkla can verdiği karakter filmin düğüm noktası iken 30 sene sonra geriye dönüp bakınca tam olarak dağıldığı yeri temsil ediyor. Ödül almak için çekildiği her hâlinden belli işin heteronormatif aile düzenini güzelleyen o vıcık vıcık doksanlar havası da pek açmadı beni tabii. Özetle… Hayır.

Herkes duyacağını duyduysa kararlarımı açıklayayım ben birer birer. Görev birincimiz… Durucondragulations! You’re the winner of this week’s challenge. You’ve won a $3.000 gift card from TravelGay.com. Özge, you’re safe. Bu hafta düşük verdiğim üçlü arasında gerçekten asabımı bozacak nitelikte iki yapım vardı ve bunları da fikirlerimi açıklarken gayet net belli ettiğimi düşünüyorum. Hazal ve UygarI’m sorry my dears but you’re up for elimination. Denizthat means you’re safe. But you have to step your pussy up!

Two queens stand before me. Ladies, this is your last chance to impress me and save yourself from elimination. The time has come to lip sync for you life! Good luck and don’t fuck it up!

– Önerilen kısalar: Hazal’dan Whale Valley (2013), Uygar’dan Naysayer (2019) –

Uygar, shantay you stay. You may join the other girls.
Hazal, now sashay away.


Berkay Benet Tüysüzoğlu
OPEN HEARTS
2002 | Susanne Bier
6
Burak Ar
ANTONIA’S LINE
1995 | Marleen Gorris
8
Deniz Genç
NICO, 1988
2017 | Susanna Nicchiarelli
5
Duru Ezgi
LOSING GROUND
1982 | Kathleen Collins
9
Hazal Açma
SKATE KITCHEN
2018 | Crystal Moselle
4
Oğuzhan Kürşat Güler
THE MAN WHO SURPRISED EVERYONE
2018 | Aleksey Chupov & Natalya Merkulova
6
Özge Tipieser
MIKEY AND NICKY
1976 | Elaine May
8
Uygar Ege Baran
AWAKENINGS
1990 | Penny Marshall
4

Yarışmacı Yaş Şehir 1 2 3 4 5 6 7 8
Berkay Benet Tüysüzoğlu 21 Ankara SAFE BTM2 WIN SAFE        
Burak Ar 20 Sivas WIN HIGH SAFE SAFE        
Deniz Genç 23 İstanbul SAFE LOW BTM2 LOW        
Duru Ezgi 27 İstanbul LOW HIGH HIGH WIN        
Oğuzhan Kürşat Güler 28 İstanbul LOW WIN SAFE SAFE        
Özge Tipieser 23 İstanbul SAFE HIGH SAFE HIGH        
Uygar Ege Baran 25 İstanbul HIGH SAFE LOW BTM2        
Hazal Açma 21 Eskişehir LOW SAFE HIGH ELIM        
Murat Uzunkaya 26 İstanbul HIGH SAFE ELIM          
Mehmet Sarı 28 Kütahya SAFE ELIM            
WIN: Kazanan, HIGH: Yüksek not, SAFE: Güvende
LOW: Düşük not, BTM2: En düşük notu alan iki yarışmacı, ELIM: Elenen

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da macerasına devam ediyor. Varı yoğu ödül sezonu. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara. And he is... you know...

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.