Yan Odadan Filmler S02E02: Anaerkil Skandal

Yan Odadan Filmler S02E02: Anaerkil Skandal

episode 2

Yan Odadan Filmler’de çok enteresan bir hafta geçirdik. Yarışmacı arkadaşlarımdan bu görevde kadın karakterin hikayenin merkezinde olduğu bir uyarlama önermelerini istemiştim. Lâkin Fellini, Buñuel ve Godard gibi ağır toplarla bu görevi en kötü ihtimalle “Safe” olarak sonlandıracağını düşünen herkes dibi boyladı. Peki neden? Sanıyorum burada yarışmanın kilit noktası öne çıkıyor: Sizin beğeneceğiniz değil, benim beğeneceğim türde filmler önermek. Bigelowgate, Amour skandalı, Sorrentino antipatim düşünüldüğünde yüzünü mainstream sinemaya dönmüş bir izleyici için zor durumlar, ki bence o mainstream olduğum iddiası da koca bir balondan ibaret. Belki de sadece yapmacıklığa ve iyi yaşlanmamış filmlere katlanamıyorumdur. Twitter’daki dramayı da kaçırdıysanız reality şovumuzun ufak bir parçasını gözler önüne sereyim:

https://twitter.com/alithekavas/status/739423311764033536

Neyse efendim, biz şimdi bu haftanın dramasını nasıl sonlandırdım ona bir bakalım.

Görev Birincisi: The Girl Who Leapt Through Time (Ergin Kaytan)

Bu haftanın filmlerinin tamamını izleyen birisi muhtemelen birinci olanı görünce direkt duh tepkisi verecektir. The Girl Who Leapt Through Time hiç aklıma gelmezdi ama beni duygu selinde boğup, alüvyonlarımla birlikte denize sürükledi. Finaldeki o an, marifetini (gimmick) yok yere kullanıp tekrara düşmemesi, ana karakteri yazan kişinin gerçekten de o yaş aralığındaki gençlerin motivasyonlarını kavrayabilmiş olması… Düşündükçe daha çok seveceklerimden. Teşekkürler Ergin!

Yüksek Not Alanlar: Secretary (Murat Karakuş)

Bu skandallı haftada yeteri kadar iyi film izlemediğimi düşündüğümden sadece bir kişiye yüksek not verdim. O da Secretary’i gönderen Murat Karakuş. Film resmen Fifty Shades of Grey’in ilham kaynağı. Hatta bir hikaye nasıl yazılır dersi veriyor S&M takıntılı mormon yazarlara. Maggie Gyllenhaal’un filmi tek başına sırtında taşıdığını ekleyeyim. Tek sıkıntım son çeyrekte provokasyonun dozunun artırılması. Elindeki materyal bu kadar kuvvetliyken dikkat dağıtmanın anlamı var mıydı?

Orta Sıralar: The Solitude of Prime Numbers (Ali Kavas)

İtalyan sinemasının hayatı çözdümcülük oynamasına isyan bayrağı kaldırdığım haftada bu Saverio Costanzo filminin üçüncülüğü elde etmesi şaşırtıcı. Ama Ali risk almayı seven yarışmacılarımızdan da tabii umuyorum bu da bir süre sonra kabak tadı vermez (ipucu!). Hayatlarında ters giden her şeyi çocukluklarındaki travmalara bağlayanların buluşma noktası olan bu filmde kronolojiye uymamak adına yapılanlar biraz acemice dursa da orada bir yerlerde iyi bir öykü var ve keşfedilmeyi bekliyor.

Düşük Not Alanlar: Belle de Jour (John Doe) ve Vivre Sa Vie (Su Yılmaz)

Buñuel ve Godard… Sinema tarihçilerinin kabul ettiği, her efsanevi yönetmenler listesinde kendine yer bulan ustalara laf söylemek buna düşmez. Ama iki filmin de benim beğenilerime hitap ettiğini söyleyip numara yapmak istemiyorum. Belle de Jour kasıtsız sürrealistliği ve elden düşme erotizmiyle kurulu düzeni reddeden aşırı özgürlükçü yeni neslin seveceği türden bir lakırdı. Vivre Sa Vie ise “Sanat ve güzellik, yaşamdır!” gibi basit cümlelerle başını arşa değdirmeye çalışan bir sanat filmi. Mesafeli, soğuk, neredeyse frijit. Drag Race’den alıntı yapacak olursak: Let me tell you a story about Belle de Jour and Vivre Sa Vie… NO. 

Elenen/Elenenler: Nights of Cabiria (Faruk Songur) ve Ladies in Lavender (Tarık Kılıç)

Sürpriz! Bu hafta bir değil, iki elenenimiz var. Ve bunlardan birisi geçtiğimiz hafta görev birincisi olan Tarık. Önce onun filminden başlayalım. Ladies in Lavender ikinci sınıf bir belediye tiyatrosu oyunu. Judi Dench ve Maggie Smith gibi iki divanın bu filmde yer almayı kabul etmiş olması beni dehşete düşürüyor. Kesinlikle böyle bir yarışmada yeri olmayan bir film. The Tribe’la gelen başarı sonrası Tarık’dan böylesine zayıf bir film beklemezdim. Bu yüzden bu televizyon filmini final yolunda ilk birinciliği elde eden yarışmacımızla birlikte eve yolladım. Fellini’nin Nights of Cabiria’sını öneren Faruk ise “Umur’un izlemediği klasikler” kontenjanından ilerleyecekken duvara tosladı. Gürültücü, ağdalı, teatral, stilin senaryoyu ezmeye çalıştığı bir başka boy gösterisi. Ben anlamıyorum, kabul ediyorum. Ama bu da benim yarışmam. O yüzden Faruk’a da elveda diyorum.

Cha-ching! Sürprizler bu kadarla sınırlı değil. Altı görevli yarışmamızdan bir anda iki kişi gitmesi sonrası dengeler bozuldu. Bu sebeple sayıyı tamamlamak üzere bir yarışmacıyı geri çağırdım. Michelle, may I borrow your phone? … Hi, It’s Umur. Listen, I had to eliminate two contestants today. HOW SOON CAN YOU GET HERE? (Cevap ikinci sezon sayfasında!)

Yarışmacı Film Yıl Ülke Not
John Doe Belle de Jour 1967 Fransa & İtalya C+
Ali Kavas The Solitude of Prime Numbers 2010 İtalya, Almanya & Fransa B-
Ergin Kaytan The Girl Who Leapt Through Time 2006 Japonya A
Faruk Songur Nights of Cabiria 1957 İtalya & Fransa C
Murat Karakuş Secretary 2002 ABD B+
Su Yılmaz Vivre Sa Vie 1962 Fransa C+
Tarık Kılıç Ladies in Lavender 2004 Birleşik Krallık C

Yan Odadan Filmler – 2. Sezon sayfasını ziyaret ettiniz mi?

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

Bir Cevap Yazın