Yan Odadan Filmler S02E06: Büyük Final

Yan Odadan Filmler S02E06: Büyük Final

Top3

Yan Odadan Filmler’de bitmek bilmeyen ikinci sezonun artık sonuna geldik! İlk sezon tanımadığım 8 kişiyi buluşturup rahat rahat eleme yaparak finale skandalsız uzanmayı başarmıştım. Ama bu sefer nikah şahitliğini yaptığım yakın arkadaşımdan tutun Film Twitter Türkiye’nin ilgi manyağı garibeleri arasında parlayan başarılı kalemlere kadar pek çok isim vardı. O yüzden beklentiler de karar verirken beni epey etkiledi diyebilirim. Beklenmeyen çifte eleme sonrası dengeler bozulunca ilk haftanın veda eden ismini geri çağırmamdan tutun, “Hayır, bu hafta herkes çok iyi. Kimseyi elemeyeceğim!” şımarıklığıma kadar pek çok şeye şahit oldunuz. Öyle ki yarışmaya gelen başvurular da bu sezon sayesinde epey arttı. Hatta attığım her adımı takip eden kirleme blögger eskileri beni film otoritesi gibi davranmakla suçlayıp Twitter’da alaşağı etmeye de çalışmış. Neyse ki bu ikinci sınıf sosyal medya sinefillerinin tek bir yaratıcı fikirleri olmadığı için “eleştiri” kisvesi altında filmleri büyükten küçüğe sıralamaktan başka bir işe yaramayan herkese çamur atmasına alışığız zaten. Onlar günlerinin 22 saatini Criticker’a bakıp burunlarını karıştırarak geçirirken ben yoluma ve Oscar Boy’da eğlenceli platformlar yaratmaya devam ediyorum. Yawn. Oh honey the shade, the shade, the shade… 

latriceshadeofitŞimdi gelelim final üçlüsüne. Yarışma boyunca hep başarılı seçimler yapmış, benim beğenilerimi kendi beğenilerinin önüne koyup film önermeye çalışmış bir üçlü var karşımızda. Bunu yeni başvuracak herkese de tekrar hatırlatmak istiyorum yeri gelmişken. Yan Odadan Filmler, sinema tarihinin en iyi filmlerini buluşturan bir uygulama değil. Aksine verilen görevler karşısında hem akla hemen gelmeyecek, hem de benim ortaya karışık zevkime hitap edecek bir filmi yakalamanızı istiyorum. Bir nevi “Umur’u ne kadar tanıdık?” yarışması galiba, şu an tanımlarken fark ettim. O yüzden yapmacık yönetmenlerin takdir görmüş başyapıtları, arthouse sinemanın yüzünü bienale çevirmiş uzun videoları ve tabii olay keşfedilmemiş diyarlarda seyir almaktan ibaret olduğu için aşırı popüler yapımları benden yüz bulamıyor. İkinci sezonun final üçlüsü (Ergin, Murat ve Su) artık dinamikleri çözdüğünden tamamen serbest bırakıldıkları haftada da öğrendiklerini son önerilerine enjekte etmeyi unutmamışlar.

Final üçlüsüne gelmeden önce şu Mansiyon Ödülü’nü de bir hatırlatalım isterseniz. Efendim, zaten Yan Odadan Filmler benim RuPaul’s Drag Race ve Project Runway sapıklığımdan türediği için bir All Stars sezonu yapmasam olmazdı. Şimdiden duyurayım, bu All Stars konseptini üçüncü sezondan sonra taşıyacağım Oscar Boy sayfalarına. Ve Mansiyon Ödülü’de her sezondan bir kişiyi kesin olarak All Stars kadrosuna taşıyor. Bu sezonun talihlisi… Ali Kavas! Riskli seçimleriyle bir şekilde diğer yarışmacıların arasından sıyrılmayı başaran ve beşinci göreve kadar tutunan Ali, All Stars’da da – eğer kabul ederse – bizlerle olacak. Tebrikler. Şimdi Faruk düşünsün 🙂

İkinci sezonun ilkinden bir diğer önemli farkı da final öncesi hakikaten kimi birinci yapacağıma dair en ufak bir fikrim olmamasıydı. Hatırlarsanız ilk sezonda Tolga Karakayalı, üç hafta üst üste görev birincisi olup yarışın favorisine dönüşmüştü. Burada ise Ergin haricinden birden fazla birincilik eden tek bir yarışmacım dahi yok. Hatta öyle ki ilk haftanın birincisini ikinci hafta gönderip ufak çaplı bir şok da yarattım. O yüzden finalde gönderilen filmlerin önemi büyüktü. Son önerilerini de tek başına bir görev olarak ele alacağımı yarışmacılarıma da söylemiştim. Üçüncüden başlayıp birinciye doğru uzanalım isterseniz. Buyursunlar:

Yarışmanın üçüncüsü… Su Yılmaz. 17 yaşında olduğu için acaba erken havlu atar mı diye korktuğum Su, öyle güzel bir film listesiyle buluşturdu ki beni ondan daha kart olduğu için yarıştaki diğer yıllanmış rokforları birer birer evine gönderdi. Yeni sezonda yaş ortalaması 18 olan bir grup yarışmacıyı ağırlayacağım ve emin olun hepsinde de yeni bir Su Yılmaz arayacağım. Hatta ufak bir itirafta da bulunayım, eğer bu görevde hedefi onikiden tutturup diğer filmlerin önüne geçmeyi başarsaydı ödülü hiç düşünmeden Antalya’ya yollayacaktım. Yalnız Rosetta, light bir Dardenneler yapımı. Soyadlarını taşımak için ömrümü feda etmeye hazır olduğum Jean-Pierre ve Luc Dardenne o realist yaklaşımlarıyla sinemalarında alışkın olduğumuz temaları bir bir geziyor. Bana göre filmin sıkıntısı tek bir yere odaklanmaktansa her çiçekten bal almaya çalışması.

Geldik ikinciye. Finale bir reality draması sonrası adım atan ve iyi ki de son görevle buluşmuş da bana Buffalo 66’i önermiş dediğim Murat Karakuş ikinci sezonun zirveye en çok yaklaşan ismi oldu. Yine itiraf seansına gireceksek, Murat yarışmaya başladığımdan beri favoriler arasında gördüğüm bir isimdi, ama Jim Jarmusch önerisine kadar bir türlü Murat’dan beklediğim harika filmler gelmedi. Fakat finalde bu arayı kapattığına şüpheniz olmasın. Muhtemelen görevlerle sınırlandırmamış olsam her hafta birinci gelebilecek kadar malzemesi vardı elinde. Buffalo ’66 bir Yan Odadan Filmler imzası oldu bence. İlk sezondan Children of Heaven’ı nasıl unutamıyorsam, Buffalo 66’i de asla unutmayacağım. Vincent Gallo ile tanıştığım için mi mutlu olayım, bu tarifi mümkünsüz aksilikler komedyasının depresif tarafındaki absürtlüklerin doğruluğuyla mı büyüleneyim bilemedim. Her sahnesi düşünülmüş, muhtemelen birkaç prova ile cilalanmış bir başyapıt. Düşündükçe güzelleşecek, zihnimde çok daha yüksek tepelere temel atacak orası kesin.

Ve birincimiz Ergin Kaytan! Yarışmanın black dark horse‘u. Şöyle bir dönüp baktığımda her görevde beklenileni verdiğini görüyorum Ergin’in. Düşük notlar arasında kaldığı haftada bile The Rocky Horror Picture Show’u önermiş, ki orada da sırf mecburiyetten onu alt sıralarda tutmuştum. American Psycho’dan The Bothersome Man’e, The Girl Who Leapt Through Time’dan Capturing the Friedmans’a. Ve şimdi de ona altınca görevin birinciliğini getiren (bu Ergin’i Tolga ile birlikte Yan Odadan Filmler tarihinde üç birincilik elde eden tek yarışmacı yapıyor) Don’t Look Now. Değme korku filmlerinden daha gerilimli, izlerken “Sinema bu!” çığlıkları attıran, estetik düşkünlüğüne rağmen boğmayan, başrol oyuncularının kusursuz performanslarıyla başı arşa değen bir yapım. İyi ki Ergin’i bu yarışmaya almışım, iyi ki onu finale taşımışım da Don’t Look Now izlemek için sebebim olmuş. Başvurusunda ödül olarak Orange County’den ev isteyen Ergin’e yarın bir Mortgage uzmanıyla görüşeceğimin müjdesini vereyim. BEN YARIŞMACILARIMIN YÜZÜNÜ KARA ÇIKARMAM. Tebrikler Ego.

Son olarak sekiz yarışmacıma da bu süreçte bana eşlik ettikleri için teşekkür ediyorum. Oldukça keyifli ve dramaları sebebiyle gerçek reality show hissi veren bir sezon oldu. Şimdi üçüncü sezon için hazırlık vakti. Yeni bir başlangıçta görüşmek üzere.

Yan Odadan Filmler yarışmasına başvurmak için tıklayınız>>>

Yarışmacı Film Yıl Ülke Not
Ergin Kaytan Don’t Look Now 1973 Birleşik Krallık & İtalya A+
Murat Karakuş Buffalo ’66 1998 ABD & Kanada A+
Su Yılmaz Rosetta 1999 Fransa & Belçika B+

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

Bir Cevap Yazın