Kısa Eleştiri
Üç Kuir Film Birden | Leviticus, Maddie’s Secret ve Girls Like Girls
Türkiye’de gösterime girmeyeceği ya da bir festivale uğramayacağı neredeyse kesin olan, ama ulaşılabildiğini bilen tüm kuirdaşlarımın izleme listesinde üst sıraları zorlayan yapımlarla, Üç Film Birden kuşağında karşınızdayım bugün. Fragmanını gördüğüm günden beri yollarını gözlediğim Leviticus, yılın en iyi performansını barındıran Maddie’s Secret ve safizmin yeni kalesi Girls Like Girls‘ü analım bakalım. Buyursunlar…
Yönetmen & Senaryo: Adrian Chiarella | Oyuncular: Joe Bird, Stacy Clausen, Mia Wasikowska, Jeremy Blewitt, Ewen Leslie, David McKenzie, Nicholas Hope, Zahra Newman | Avustralya | 88′ | Korku, Gerilim, Romantik
LEVITICUS | Şeytan Diyor Ki Yanaş Şuna
Korku türüne katkıları giderek artan Avustralya’nın tüm dünyaya yeni hediyesi Leviticus, dönüşüm terapisi adı altındaki maskaralığı hedef alıyor kendine. Hristiyan toplumlarda, bilhassa da belli bir bağnazlığa sahip tarikatımsı uzantılarında hâlâ varlığını sürdüren bu mantık dışı uygulamayı insanüstü bir yere taşıyarak şeytan silüetine büründürüyor hatta. İşin güzel tarafı, başta o önlenemez arzuların, benliğin parçası olmuş hislerin bir tezahürü olarak işlev gören şeytanın aslında muhafazakâr kafa yapısına sahip olanların yaşadığı zindanın kapısını tutan bir muhafız olduğunu anlamamızın da uzun sürmemesi. Yalnız kaldığınızda en çok arzuladığınız insanın şeklini alarak size musallat olması da bastıramadığınız ve değiştiremediğiniz duygulara yön vermeye çalışanlarla ilgili çok şey söylüyor esasında. Basitçe, tüm bu umutsuz saldırganlığın yalnızlıktan geldiğini savunuyor Leviticus. Kabul ediyorum, konseptini olgunlaştırma hususunda çok kafa yormamış yönetmen/senarist Adrian Chiarella. Ancak eşcinsellerin cinsel hayatlarıyla ilgili devrim niteliğindeki ana akım işlerin yanına konabilecek bir netliği ve filtresiz bir hâli var. İki başrol büyüleyici, film bir hayli ürkütücü ve cehenneminin yaratıcılarına da öfkeli. Daha ne olsun?
Yönetmen & Senaryo: John Early | Oyuncular: John Early, Kate Berland, Eric Rahill, Kristen Johnston, Claudia O’Doherty, Conner O’Malley, Vanessa Bayer, Chris Bauer | ABD | 100′ | Komedi, Drama
MADDIE’S SECRET | Kalktım, Sana Travmalı Kek Yaptım
Komedi sahnesinin Cole Escola’yla birlikte yeni nesildeki en değerli seslerinden John Early, suç ortağı Kate Berlant’ı da yanına alarak, sosyal medyanın gerçek hayattaki işlevlerimize dair karar verici bir mekanizmaya dönüştüğü günümüzden bir hikâye anlatıyor. Gastronomi alanındaki influencerların iş yaptığı küçük bir yapım şirketinde bulaşıkçı olarak çalışırken, eşinin de desteğiyle bir anda leziz tariflerini halkın beğenisine sunuyor ve buradan yıldızlığa uzanıyor Maddie. Ancak bu sırada, annesi tarafından daha küçük yaşta tohumları ekilmiş yeme bozuklukları gün yüzüne çıkıyor ve hayatı altüst oluyor. Tüm bu abartısız komediyi mantıklı travmalara bağlayan senaryosu, ışık kullanımında değme büyük bütçeli yapımlara taş çıkartan görüntü yönetimi ve bir de üstüne hem cinsiyet performansıyla ilgili iddiası hem de geleneksel güzellik anlayışına başkaldıran bedenleri buluşturarak ironisini bir devrime dönüştüren bir deha var karşımızda. Birbirini hortumlarla ıslatan iş arkadaşlarından çılgın dans egzersizlerine, oradan da ansızın karanlık itiraflara geçip aralarında denge kurmakla kalmıyor; hepsinin arasına olağanüstü bir performans de sığdırıyor üstelik John Early. Precious‘a çakılan selamı da kaçırdım sanılmasın! Film biraz daha ritimli olup sarkmasa, neler olurmuş kim bilir.
Yönetmen & Senaryo: Hayley Kiyoko | Oyuncular: Maya da Costa, Myra Molloy, Levon Hawke, Zach Braff, Alozie LaRose, Sierra Sidwell | ABD | 95′ | Drama, Romantik
GIRLS LIKE GIRLS | Hadi Kız Kıza Gezelim Bu Gece
Ben yalnızca RuPaul’s Secret Celebrity Drag Race ile tanıyor olsam da hatırı sayılır bir müzik ve oyunculuk kariyeri olan Hayley Kiyoko, şimdi de soluğu kamera arkasında aldı. Sinemadaki safik anlatı eksikliğine ilaç gibi gelen Girls Like Girls, 2023’te yayımlanan kendi kitabının sinema uyarlaması. Genç yetişkinlere çaktırmadan umut aşılayan hikâye, ilk aşka ve hemen ardından gelen ilk kalp kırıklığına dair. Ancak kuir deneyim perspektifinden anlatıldığı için bütün nüanslarını, kendi olmaktan korkan ve korkmayan bir ikili üzerinden kuruyor. Kiyoko, başrole de kendisini andıran bir oyuncuyu yerleştirerek evrensel bir yerden tuttuğu açılma meselesine kişisel bir bağlam da eklemiş elbette. Çok incelikli olmasa da her bir zerresi içten bir his üzerinden inşa edilmiş Girls Like Girls, besbelli. Bu aralar sanki 2000’lerin başındaymışız gibi her yerde karşımıza çıkan Zach Braff’e emanet ettiği baba karakteri pek çalakalem dursa da işaret ettiği zaman aralığının dönemsel kimliklerinin hepsini kullanmış. Sürekli açık kalan mesajlaşma uygulamasından telefonların olmadığı o yaz aylarında arkadaşlarınla dışarı çıkıp saati unutmaya kadar her şey var. Bir gencin açılmasına yardımcı olacak, hissettiklerine anlam kazandıracak bir film olacağı kesin. Benim Alex Strangelove‘um ya da Call Me by Your Name‘im her neyse, Girls Like Girls de rengini bulmaya çalışan bir kız çocuğu için o köşeye yerleşecek.