Kadın Oyuncu
Yardımcı Erkek OyuncuYardımcı Kadın OyuncuÖzgün & Uyarlama Senaryo
Teknik KategorilerUluslararası FilmAnimasyonBelgesel

Oscar’la buluştuğu günden beri aday edilmeyen Julianne Moore için Oscar çanları çalıyor. Onu devirebilecek tek bir rakibi de çıkmadı. Çok rahat bir şekilde sezon boyunca verilen tüm ödülleri alacak.

İkna olmak için Prestige Junkie dinlemem gerekti. Navarrette, Akademi gösterimlerinde Jennifer Lawrence tarzı reaksiyonlar alıyormuş. Tanışan herkes çok etkileniyormuş kendisinden. Yeni starletimiz mi yani?

Kadrodaki çok daha yetenekli oyuncuları gölgede bırakan bir performans çıkarıyor Wilde. Julianne Moore kampanyasından zaman kalırsa A24 buradan bir “geri dönüş” anlatısı sağar. Filmi yönetmiş olması da cabası.

Rose’un festival performansı beklenenin çok üzerinde geçti. Seyirciye kolay ulaşabilecek bir film olmasa da Sandra Hüller’in harika oynadığı konusunda herkes hemfikir. Bu güzel yılı adaylıkla taçlandırmalı.

Possible Love’ın oyuncularına gelen güzel yorumlar Netflix’e de sürpriz oldu. Burada tamamen Léa Seydoux’ya kanalize olmayı bekliyorlardı ama Jeon Do-yeon tüm planlarını bozdu. Başladılar rota değiştirmeye.

Filmin Toronto prömiyeri Ruth Madeley’yi yarışa sokacak kadar iyi geçti. Engelli hakları aktivistini engelli bir aktrisin canlandırması önemli bir anlatı zaten. Ama film kendi ülkesinde boş salonlara oynuyormuş.

Yabancı oyuncu bolluğu yaşadığımız kategoride Virginie Efira da ilk beşe sızmaya çok yakın. Sadece biraz daha aktif bir şekilde görmemiz lazım kampanya turnesinde. Çünkü AMPAS’ın aşina olduğu biri değil.

Tüm güz festivallerini gezen Tender Loving Care’de Mike Leigh’nin partneri Marion Bailey de oynuyor. Kate O’Flynn ile karşılıklı döktürüyorlarmış. Filmin genel performansına bağlı olarak şaşırtabilir bence.

Netflix’in güz festivallerine bodoslama daldığı Gentle Monster da Seydoux’ya ilk Oscar adaylığını getirebilir. Ancak umdukları kadar büyük bir destek görmüyor film. Neredeyse hiç konuşulmadı.

Sentimental Value sayesinde ilk Oscar adaylığını alan Renate Reinsve bir seri yapamayacak maalesef. Çünkü Akademi’nin pek de yüz vermediği, ekonomik ve gösterişsiz bir performans koyuyor ortaya.

Muhtemelen Critics Choice ve SAG’de göreceğimiz bir performans. O yüzden radardaymış gibi davranmaya devam edebiliriz bence. Gerçi Oppenheimer’dan çok daha iyi bir oyun çıkarıyor burada Blunt.

Bu sene aşırı beyaz bir aday listesiyle karşılaşma ihtimalimiz var. Dolayısıyla refleks olarak başka yönlere bakabilir sektör. Misty Green de çok beğenilmemesine karşın başrol Rosalind Eleazar’ı övenler mevcut.

Zendaya’yı baş tacı etmek için doğru zamanı bekliyor. Henüz o fırsat ellerine geçmedi. Ama The Drama, yavaş yavaş inşa ettiği filmografisinde geriye bakıp iyi hatırlanacak bir performans olacak..

Fatherland genel olarak ortalama tepkilerle karşılaştığı gibi Sandra Hüller de harika bir yıl geçirmesine karşın buradaki oyunu kimseler tarafından övgülere boğulmuyor. O yüzden şansını Rose ile deneyecek.

2022’den beri her sene tahminlerime aldığım filmle Jessica Lange nihayet seyircinin huzuruna çıktı. Ama Quiver küçük ve deneyimsiz bir şirket olduğu için vizyondayken bile eleştiri çıkmadı hakkında.
Metin C
16 Ekim 2026 at 17:49
Çok sıkıcı değil mi listeler? Çatışmalı, herkesin döktürdüğü, heyecan verici oyunculuk listeleri geride kaldı sanki. Şu olası adaylar (en iyi film, yönetmen, oyunculuk adayları) hiç de parlamıyor gibi. Ayıp olmasın diye Edward Norton aday olsun istiyorum mesela ama heyecanla desteklemiyorum. Oscarlar neden izlenmiyor sorusunun cevabı bu olsa gerek; heyecan verici film yok, heyecan verici aday ve ödül yok.