Altın Rapor
Altın Rapor: Ödül Sezonunda İlk Perde (26 Ekim – 1 Kasım)
Her hafta benzer açılışlar yapmamdan eminim siz de sıkıldınız; ama bu defa ödül sezonunun ayak seslerini net olarak duyuyoruz sanki. İlk aday listemiz Gotham’dan geldi. Pek çok yapım şirketi ve dağıtımcı kampanyalarıyla ilgili önemli hamlelerini de paylaşmaya başladı. Üstüne ben Javier Bardem ve Mike Leigh’yle tanıştım. Daha ne olsun? Buyrun Türkiye’nin yegâne ödül sezonu bülteni Altın Rapor’un yeni sayısına..
The Invite
Gotham sezonu açtı
Haftanın en önemli haberi tabii ki Gotham’dan geldi. 2025’te sırf One Battle After Another‘a ödül verebilmek içinmiş gibi duran bir hamleyle bağımsız kimliğini bir kenara bırakmıştı Gotham. Artık başvuru usulüyle ilerleyen bir değerlendirme süreçleri var. Ancak her dalda adayların beş kişilik mini jüriler tarafından belirlendiğini not düşmek gerek. Dolayısıyla aday listesinin tamamında uyumlu bir manzara çıkmıyor ortaya. Bu sene buna çare olmak üzere bir de Seyirci Ödülü eklemişler. Project Hail Mary, Obsession ve Backrooms gibi ana akıma daha yakın filmleri de burada anıyorlar artık.
Bu senenin tablosuna bakacak olursak… All of a Sudden, Clarissa, La Gradiva, The Invite ve Tender Loving Care epey beğenilmişe benziyor. 30 Kasım’da sahipleriyle buluşacak ödüllerde Paper Tiger ve Your Mother Your Mother Your Mother gibi geri planda kalmış duran yapımları aday göstermeyi de ihmal etmemişler. You Can See Everything‘in kurallar gereği film kategorisinde anılmamasına diyecek söz yok. Ancak Amanda Seyfried’in 10 kişilik yardımcı oyuncu performansı kategorisinde gözükmemesi dikkat çekici. Yine de Tom Courtenay’den (Queen at Sea) Skyler Gisondo’ya (Primetime) uzanan o kadar ilham verici tercihler var ki pek itiraz edemiyoruz. Bilhassa çıkış yapan oyuncu beşlisi muazzam olmuş. Aday filmlerin hepsini erkenden izlemiş olmanın keyfini yaşattı bana. Bir de John Early’yi (Maddie’s Secret) anmazsam olmaz. Umuyorum sezonun kalan kısmında da sıklıkla duyarız adını.
Bir önemli detay daha var… Sandra Hüller’in Fatherland’deki çalışmasıyla yardımcı oyuncu dalında aday edilmesi. Belli ki genel bir duyuru yapılmadan Hüller’in adaylık şansını artırmak amacıyla harekete geçmiş MUBI. Bu durumda Hüller, yalnızca Rose‘la başrol kategorisinde, Project Hail Mary ve Fatherland‘le de yardımcı oyuncu kategorisinde yarışacak. Bence kartlarını doğru oynarlarsa adaylık alması mümkün.
Dune: Part Three
Dune kampanyasından beklenmeyen hamle
Geçtiğimiz haftanın Altın Rapor’una dahil etmeyi atladığım bir haberim var. 18 Aralık’ta vizyona girecek Dune: Part Three öncesinde, çok kötü bir yıl geçiren Warner Bros’dan haber geldi. Zendaya bu filmle yardımcı oyuncu değil, başrol oyuncusu olarak yarışacakmış. Açıkçası ilk iki filme bakacak olursak Dune serisinden bir performans adaylığı çıkacağına inanmak güç. Ancak stüdyo, bunu Altın Küre gibi tür ayrımı yapan gruplarda oturacak çok fazla boş koltuk olmasından faydalanmak için yapmış olabilir. Bir diğer seçenek de filmin yardımcı oyuncu kadrosundaki kadınlardan Florence Pugh, Rebecca Ferguson ya da Anya Taylor-Joy’un olası adaylığı için önlerini açmak istemeleri. Bekleyip göreceğiz bakalım. Şu an ortalıkta bir test gösterimine dair bilgi dahi yok. Filmi sezonun sonuna kadar ellerinde tutmaları momentum yaratmaya yetecek mi, yoksa ezbere adaylıklarla geçiştirilecek mi, hep beraber göreceğiz.
Coyote vs Acme
Coyote vs Acme şansını deniyor
Güz festivallerinin ardından sessizliğe büründüğümüz kasım ayında bu tip kampanya hamleleriyle ilgileneceğiz sürekli. May December‘ın Oscar adayı senaristi Samy Burch’ün kaleme aldığı, bazı hukuki sebeplerden ötürü uzun süre rafta bekleyen ama geçtiğimiz yaz hatırı sayılır bir gişe rakamına ulaşarak şaşırtan Coyote vs Acme‘den haber var. Klasik Looney Tunes karakterlerinin yer aldığı yapım, En İyi Animasyon dalına başvurmuş. Normalde filmin %75’inin animasyondan oluşması gibi bir şartı var Oscar’da bu kategori için. Ama nasıl olduysa Akademi kabul etmiş başvuruyu. Daha önce 2021’de Marcel the Shell with Shoes On‘u da ağırlayan Akademi’nin tarihinde aday gösterdiği ikinci live-action/animasyon melezi yapım olacak Coyote vs Acme, eğer ilk beşe girmeyi başarırsa.
Artificial
Artificial komedi/müzikal yarışında
Altın Küre’de de yarışın rengi artık yavaştan belli oluyor. Kategorizasyon konusunda bir önemli gelişme daha yaşandı. Luca Guadagnino’nun OpenAI kurucuları Ilya Sutskever ve Sam Altman’ı konu alan filmi Artificial’ın komedi/müzikal kanadında yarışacağı kesinleşti. Bu durumda film Wild Horse Nine, The Invite, The Debut, Obsession ve Project Hail Mary gibi yapımlarla çarpışacak. Filmin en büyük umudu Andrew Garfield’a Oscar adaylığı kazandırmak olduğu için bu hamlenin önemli bir etkisi olacağını sanmıyorum. Ancak adaylık sayısını artırmak amacıyla başroldeki Yura Borisov’u dramadaki çetin yarıştan uzaklaştırmak istemiş olabilirler.
Club Kid
Santa Barbara’nın Virtüöz Ödülleri
40 yıldır California’nın kıyı şehrinde düzenlenen Santa Barbara Uluslararası Film Festivali, özellikle son dönemlerde ödül sezonunun uğrak noktalarından biri hâline geldi. Batı yakasının kampanya durakları arasındaki festival, her sene belli oyunculara Virtüöz adı altında ödüller de dağıtıyor. Ancak bu ödüllerin jüri tarafından verilmiş bir seçim olduğu düşünülmesin. Ajansların ve menajerlerin uğraşlarının ya da festivalin sohbetin içerisinde kalma arzusunun bir sonucu hepsi. Hatta kampanya yapmak için hazır olanların bir listesi olarak da yaklaşabilirsiniz. Peki bu sene kimler Virtüöz oluyor? Carrie Coon (The Liberation), Mariana di Girolamo (Wild Horse Nine), Rosalind Eleazar (Misty Green), Jordan Firstman (Club Kid), Anthony Ippolito (I Play Rocky), Jaafar Jackson (Michael), Inde Navarrette (Obsession) ve Kate O’Flynn (Tender Loving Care), 7 Şubat’ta alacaklar ödüllerini. Ayrıca Artificial‘ın yıldızı Andrew Garfield’a Maltin Modern Master Ödülü, Wild Horse Nine ile yarışa giren John Malkovich’e Yılın Oyuncusu Ödülü, Disclosure Day‘in yıldızı Emily Blunt’a ise Kirk Douglas Özel Ödülü takdim edilecek.
Janelle James: How Romantic
Critics Choice’dan sunucu değişikliği
Bu sene adaylarını 4 Aralık’ta öğreneceğimiz, ödüllerini ise 3 Ocak’ta dağıtacak Critics Choice yeni sunucusunu duyurdu. Son dört senedir Chelsea Handler’la çalışan eleştirmenler, bu defa gecenin ev sahipliğini Abbott Elementary‘nin yıldızı Janelle James’e emanet etmiş. 10 Kasım’da Netflix’te stand-up gösterisi yayınlanacak James, geçtiğimiz yıl Critics Choice’dan ödül de almıştı. Diğer törenlerin aksine dijital platformlardan herhangi biriyle anlaşması olmayan gecede sahnede göreceğiz bu defa kendisini.
You Can See Everything
IDA’dan kısa listeler
IDA (Uluslararası Belgesel Birliği), En İyi Belgesel ve En İyi Kısa Belgesel kategorileri için kısa listelerini duyurdu. Adaylarını 17 Kasım’da kesinleştirecek, ödüllerini ise 4 Aralık’ta dağıtacak kurumun ödül verdiği son 10 belgeselden sekizi sonrasında Oscar’a da aday olmuştu. Dolayısıyla dikkat kesilmekte yarar var. Önce kısa listedeki uzun metrajlıları sayalım: A Fox Under a Pink Moon, A Life Illuminated, Birds of War, Concrete Land, Do You Love Me, Filthy, My Undesirable Friends: Part II – Exile, Nuestra Tierra (Our Land), Nuisance Bear, One in a Million, Rehearsals for a Revolution, Silver, The Eyes of Ghana, The Fabulous Time Machine, To Hold a Mountain ve tabii ki You Can See Everything. Kısalar ise şöyle: A Wolf in the Suburbs, Free Joan Little, Fruits of Despair, How to Catch a Butterfly, Lost Songs of Sundari, Maybe Tomorrow, Sanyi Kakas (Sanyi the Rooster), Sawyer Avenue Sunday Afternoon, Son, Stalin Boys, The Hotline ve They’re Here.
Javier Bardem röportajım O2’de
Kendi köşemde filmler ve diziler hakkında bıdırdamak yetmiyormuş gibi, Oksijen’in açtığı kapılar sayesinde Altın Küre üyeliği de gelince sinema yazarlığıyla ilişkim bambaşka bir haz seviyesine ulaştı. Bu şahane yılda Andrew Haigh, Park Chan-wook, Na Hong-jin, Akinola Davies Jr., Carrie Coon, Steve Carell ve Noah Wyle gibi pek çok isimle sohbet edebilme imkânı yakaladım. Ama bu hafta yeni bir zirveye ulaştık. Cape Fear hatırına, tam da The Beloved‘ın gösterime girdiği hafta Javier Bardem’le tanıştım! Gazetede kısa, internet sitesinde de uzun versiyonu yayımlandı bu şahane söyleşinin. Bu arada Apple TV’nin yeni dizisi Nocturne ve HBO Max’in nihayet geri dönen hit projesi The Gilded Age‘i de kaleme aldım. Asıl bomba ilerleyen haftalarda gelecek ama. Tüm zamanlardaki favori yönetmenim Mike Leigh ile röportaj yaptım. İnanabiliyor musunuz? Ben hâlâ inanamıyorum!
O Podcast’te bu hafta
Türkiye’nin en çalışkan podcast kanalında salı günü Biricik Emmycik, perşembe günü de O Podcast’le sizi sinemaya ve televizyona doyurmaya devam ediyoruz. Ben solo çalışmamda Nobody Wants This, Yaga, Cupertino ve Tuzlu Kahve‘yi konuştum. Seda’yla buluşmamızda ise En İyi Film ve En İyi Yönetmen yarışını masaya yatırdık. Ayrıca La bola negra, Coward, Being Heumann, bir de üstüne Phony, The Gilded Age, Nocturne ve bir kez daha East of Eden‘ı andık.